Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 107. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Haziran 2022 · 618 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Züleyha Gülüm (Halkların Demokratik Partisi), 23 Haziran 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 618 kelime.
Züleyha Gülüm (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuleyha-gulum-27-2022-06-23-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=108698
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul)Evet, bir yargı paketi daha. Yine, tabii, yargının sorunlarına çözüm bulan, bu ülkede adalet sorununa ilişkin bir çözüm bulan bir yargı yasa teklifinden bahsetmiyoruz, iktidarın çıkarları için bir yasa teklifi tekrar önümüzde duruyor. Ülkede bir yargı da yok aslında. Hani bağımsızı, adili boş verdim, yargı da kalmadı, adalete olan inanç da kalmış değil; saraya, iktidara, yandaşlarına çalışan bir yargı var. Şimdi de diyorsunuz ki: “Aman şurayı da düzeltelim, burayı da düzeltelim, tümüyle bize bağımlı yargı olsun, elimizden kaçan noktalar da olmasın.”
Şimdi, bütün bunlar yetmiyor, bu yargı aynı zamanda ne için kullanılıyor? Bizim vekillerimizin, halkın seçtiği, halkın iradesi olan milletvekillerimizin dokunulmazlıklarının kaldırılıp tutuklanması, gerekirse de vekilliğinin düşürülmesi için kullanılıyor. Yıllardır arkadaşlarımızı, milletvekillerimizi, siyasetçileri siyasi rehine olarak tutuyordunuz; bu yetmemiş, şimdi de Salihe Aydeniz Vekilimizin dokunulmazlığını kaldırmak için yargıyı kullanıyorsunuz. Partimizin ve toplumsal muhalefetin, kadınların, LGBT+’ların tüm demokratik eylemlerine valilikleriniz aracılığıyla, kaymakamlık aracılığıyla keyfî, hukuksuz yasak kararları getiriyorsunuz. Hiçbir denetim mekanizması yok, zaten isteyen istediği kararı alıyor, denetleyen bir yargı da yok ortada. Yargı karar alsa da arada yargı içerisinde gerçekten hukuka uymaya çalışanlar olsa da bunların kararları da yıllar sonra verildiği için aslında o sırada hiçbir etkisi olmuyor bu arada siz de istediğinizi yapıyorsunuz.
Şimdi, ne oluyor? Aslında bu yasak kararlarıyla partimizin siyasi faaliyetlerini engelliyorsunuz ve suç işliyorsunuz ama o suça ilişkin bir soruşturma yürütecek yargı var mı? O da yok. Talimat verdiğiniz emniyet güçleri halka, vekillere insanlık dışı saldırıda bulunuyor, cinsiyetçi küfürler ediyor. Bir tanesi soruşturulmuş mu? Herhangi biri hakkında yargılama var mı? O da yok. Hatta geçtim yargılamayı, ne yapıyorsunuz? Sırtını sıvazlıyorsunuz, ödüllendiriyorsunuz, terfi ettiriyorsunuz, daha üst görevlere getiriyorsunuz. Ülkeyi polis devletine çevirdiniz. Sonra, bu hukuk dışı müdahalelerinizi gerekçe yapıp, talimatlı yargınızla soruşturma açıp “Dokunulmazlıkları kaldırıyorum.” diyorsunuz. Bir de o kadar orijinalsiniz ki yargıda hiç olmayan bir şey oluyor; dört ayrı kurum aynı günde yazışmaları yapıyor, bitiriyor, hemen komisyona havale ediliyor. Bu hızınız yargıda olsaydı, diğer sorunlar gerçekten çözülebilirdi ama sizin yargınız sadece muhalefete çalışıyor. Mesele kendiniz olduğunda, iktidar vekili olduğunda, polise hakaret etse de ayakta sıraya dizse de şiddet uygulasa da tehdit etse de asla bir soruşturma yok, zira siz iktidardasınız. O zaman, nedense, polisin onuru, polisin haysiyeti diye bir şey aklınıza gelmiyor; bütün bunların tartışması bize yönelik saldırı dalgasında aklınıza geliyor. Bu seçilen vekiller öyle sadece kendilerini temsil etmiyor; tüm baskılara rağmen, tüm yok saymalara rağmen, oy kullanmanın bile silahların gölgesi altında olduğu zeminlerde oylarını kullanan binlerce insanın iradesiyle seçiliyor. Öyle “Dokunulmazlıkları kaldırdım.” diyerek vekilliklerimizi düşürüyorsunuz ya da dokunulmazlığımızı kaldırıyorsunuz diye biz halkın vekili olmaktan düşmeyeceğiz; bizi vekillikten alabilecek tek irade halkın iradesidir, sizin göstermelik talimatlarınız, yargınız değil.
Bu ülkede bin tane suç işleniyor, kadınlar katlediliyor, ortada polis yok; mülteciler saldırıya uğrar, atık işçilerinin binaları yakılır, ortada polis yok; çeteler birbiriyle çatışır, cinayetler işlenir, ortada polis yok; uyuşturucu ticareti okul önlerine kadar taşınır, ortada polis yok; insanların mal, can güvenliği kalmamış, ortada polis göremezsiniz. Adli davalar yıllarca sürer, insanlar mahkeme kapılarında sürünür, adalet arar, bulamaz; zira ortada halkın haklarıyla can ve mal güvenliğiyle ilgilenen bir yargı da yok. Kayyumlar yolsuzluk ve talanda birbiriyle yarışır, ortada soruşturma açacak bir savcı yoktur, karar verecek bir hâkim yoktur; yargıdan ses yoktur. İktidar aleyhine binlerce, soruşturma açılması gereken, suç isnatları ortaya çıkan dosyalar vardır; yargı yine sessiz, yargı duymazlıktan gelir. Emniyet güçlerinin de yargının da tek işi, partimizi ve toplumsal muhalefeti, kadınları, LGBTİ+’ları ve hakkını arayanları susturmak olmuş. İktidara laf söylendi mi hemen harekete geçer, bir basın açıklaması yapılacaksa engellemek için hemen harekete geçer. İktidarın hukuksuzluklarını, halk düşmanı eylemlerini, sözlerini deşifre mi ettiniz? Hemen sizi susturmak için harekete geçer. Emeğin hakkı için mücadele eden, sendikalaştığı ve insanca çalışıp yaşamak istediği için direnen işçileri susturmak için harekete geçer. Halk rantsal dönüşümle evlerinden barklarından mı atılacak? Hemen emniyet güçleri harekete geçirilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
81 konuşma daha · 23 Haziran 2022