Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşullarına ilişkin iddiaların araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İmralı'da Sayın Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecridin yerinde incelenerek siyasi, kültürel, ekonomik, hukuki boyutlarıyla araştırılması ve Türkiye'deki etkilerinin ortaya çıkarılması amacıyla Anayasa'nın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Türkiye'deki en köklü sorun hiç kuşkusuz Kürt sorunudur. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar neredeyse kesintisiz bir şekilde inkâr ve imhaya dayanan güvenlikçi politikalar temelinde bu sorun çözülmeye çalışılmıştır. Ancak tarihsel, toplumsal gelişim yasalarına aykırı yaklaşımlardaki ısrar, toplumun başta sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel ve bilimsel olmak üzere her alanda geri kalmasına neden olmuştur.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Kürt Sorunu ülkenin hukuk düzeninden ekonomisine, doğasından sanatına kadar her alanını etkilemektedir. Bu nedenle Kürt Sorunu çözülmeden Türkiye'deki demokrasi, hukuk ve yoksulluk sorunları başta olmak üzere hiçbir temel sorun çözülemez.
Bu gerçeklik temelinde sorunu ele alan Sayın Abdullah Öcalan, Kürt Sorunu'nun diyaloğa dayalı çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesini hedefleyen bir çaba içinde olmuştur. Bu çabalar Türkiye halklarının kahır ekseriyetinin desteğini de almayı başarmış olup, adına "Çözüm Süreci" denilen döneme girilmiştir. Bir tarafta devlet ve hükümetin diğer tarafta ise
Sayın Öcalan'ın baş müzakereci olarak bulunduğu çözüm süreci 2013 yılında başlamış ancak 2015 yılına kadar sürebilmiştir. Sayın Öcalan'ın demokratik ve diyaloğa dayalı tüm çabasına rağmen Çözüm Süreci, Nisan 2015'te hükümet tarafından sonlandırılmıştır.
Türkiye'de Kürt Sorunu'nun barışçıl yollarla çözümü, demokrasinin ve özgürlüklerin gelişmesi çabası içinde olan Öcalan, Çözüm Süreci'ndeki siyasal pozisyonunu korumaya devam etmektedir. Ancak sürecin bitirilmesi ile Öcalan üzerinde kapsamlı bir tecrit uygulaması devreye sokulmuştur. Fakat İmralı'da uygulanan tecridin çözüm sürecinin bitirilmesi ile başlamadığını özellikle belirtmek gerekir. Sayın Abdullah Öcalan, avukatlarıyla son 12 yılda, sonuncusu 7 Ağustos 2019 tarihinde olmak üzere 5 ziyaret gerçekleştirmiştir. Ailesi ile son 9 yılda sonuncusu 3 Mart 2020 tarihinde olmak üzere 5 görüşme gerçekleştirebilmiştir. Yine 24 yılı aşkın süre boyunca sadece iki kez (27 Nisan 2020 ve 25 Mart 2021) telefon ile görüşme hakkını kullanabilmiştir. Bu insanlık dışı uygulama özellikle son 28 aydır mutlak bir tecrit şeklinde sürdürülmektedir. Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), 2019 Mayıs ayındaki ziyarete ilişkin raporunda bu durumu "Incommunicado" (mutlak iletişimsizlik hali) olarak tanımlamıştır.
İnsanlık suçu olan bu uygulamaya, savaş ve olağanüstü hâl dahil hiçbir istisnai durum, gerekçe yapılamaz. Bu nedenle Öcalan'a uygulanan mutlak tecrit halinin sürdürülmesi adına ülkede hukuk ve ahlaki değerler askıya alınmıştır. Kürt Sorunu'nun çözümsüzlüğünden kaynaklı ekonomik, sosyal, siyasal problemler ve Öcalan şahsında tecrit uygulaması ülkede hukuk dışı bir yönetim rejimine yol açmıştır. Görülen odur ki iktidar İmralı"daki hukukun askıya alınma halini bir yönetim tekniği olarak tüm toplumsal alanlarda sürdürme arzusundadır.
Bu yönüyle İmralı Mutlak Tecridi, salt hukuksuzluğun bireye dayatılması değil topluma dönük politik, ekonomik ve hukuki boyutları olan kapsamlı bir kuşatma, toplumun barış iradesine ve barış hakkına saldırıdır. Bu nedenle demokratik geleceğe dair toplumsal umudun büyümesi ve insan haklarının gelişmesi için tecrite bir an önce son verilmelidir.
Bu bağlamda, toplumun temel çıkarlarına ters, ulusal ve uluslararası hukuk değerlerine ve kararlarına da açıkça aykırı olan bu mutlak tecrit uygulaması kabul edilemez. Kürt Sorunu"'nun çözümünü adalet, eşitlik ve özgürlük temelinde ele almak ve Türkiye'nin demokrasisinin önünün açmak elbette Meclis'in birincil görevidir. Buradan hareketle, Sayın Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecridin yerinde incelenmesi; siyasi, kültürel, ekonomik, hukuki boyutlarıyla araştırılması ve Türkiye'deki etkilerinin ortaya çıkarılması amacıyla TBMM çatısı altında kapsamlı bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.