İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/103 GÜNDEMDE

IŞİD'in kaçırarak Türkiye'ye getirdiği iddia edilen Ezidi kadın ve kız çocuklarının durumlarının araştırılarak kurtarılması ve korunması için yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Dilan Kunt Ayan Şanlıurfa · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Sınır şehirleri ve Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde IŞİD"liler tarafından kaçırılarak alıkonulan Ezidi kadın ve kız çocuklarının fidye karşılığı ailelerine ve para karşılığı üçüncü kişilere satılmasının tüm ayrıntılarıyla araştırılması ve yaşanan birçok örnekte örgüt üyelerinin işlediği suçlar bakımından ulusal ve uluslar arası hukukla bağlantılı bir biçimde insanlığa karşı suç ve soykırım suçu kapsamında cezalandırma politikasının işlemesi için yasama organı olarak tedbirler alınması amacıyla Anayasa'nın 98'inci TBMM İç Tüzüğü'nün 10'üncü ve 10'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim. 05.07.2023

GEREKÇE

Tarih boyunca yaşanan hemen hemen bütün savaşlarda kadınlar "ganimet" olarak görülmüştür.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Savaşların kadınlara bu yönlü yansıması, 21. yüzyılda da değişmemiştir. Savaşlardaki vahşet geleneğini 21. yüzyılda IŞİD devralmıştır ve özellikle kadın ve kız çocuklarına bu zulmü yaşatmaya devam etmektedir. IŞİD mensupları 3 Ağustos 2014'te, Ezidilerin yaşadığı Musul'un Şengal ilçesi ve çevresine saldırdığında da en yoğun biçimde kadınlara yönelmişlerdir. Burada binlerce Ezidi'yi katleden IŞİD, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere en az 6 bin 410 kişiyi ise kaçırmış, esir ve köle haline getirmiştir. Bir kadın kırımı olan tüm bu yaşananlar ve sonuçları hala devam etmektedir. Binlerce kadın ve çocuk halen IŞİD'in elinde rehin tutulurken, kendi imkanlarıyla bu vahşetten çok azı kurtulabilmiştir. Defalarca kez satılan, işkence gören, tecavüze ve istismara uğrayan, hayatı gasp edilen Ezidi kadın ve çocuklar fidye karşılığında hala alınıp satılmaktadır.

Türkiye'de yaşayan ve rahat bir hayat süren IŞİD'lilerle ilgili basına sık sık haber düşmektedir. Yine Türkiye'de yaşayan IŞİD'lilerin elinde tutulan, derin internette (deep web) ailelerine oldukça yüksek fidyeler karşılığı satılan Ezidi kadın ve çocuklarla ilgili iddialar gündeme gelmiştir. 2019 yılında 28 yaşındaki Ezidi Hadiya Hussein Zandinan, IŞİD'li bir aile tarafından Türkiye'ye kaçırılan ve kaçıran ailenin sokağa bırakmasıyla devlet korumasına alınan; biri 11 diğeri 9 yaşındaki iki kardeşinin vasiliğini üstlenebilmek için hukuk mücadelesi vermesiyle gündeme gelmiştir. Hadiya tıpkı ilk örnekte olduğu gibi IŞİD tarafından kaçırılmış ve esir tutulmuş bir kadındır. IŞİD'in kaçırdığı kadınların ve çocukların fotoğraflarını derin internete koyup satışa sunması üzerine Hadiya'yı ailesi bulmuş ve o da kardeşlerini bulmaya koyulmuştur.

Yine iki yıl önce Şubat ayında IŞİD'liler tarafından 2014 yılında para karşılığı satın alınıp daha sonra Türkiye'ye getirilen Ezidi kız çocuğunun, Ankara Sincan'da IŞİD'lilere dönük polis operasyonunda tesadüfen bulunup devlet koruması altına alındığı basına yansımıştır. Çocuğun esir alındığı tarihte çok küçük olması sebebiyle, kimlik ve aile bilgilerine ulaşılamamış, şu andaki akıbetiyle ilgili güvenilir bilgiye ulaşılamamış ve operasyonun ardından açılan soruşturmada, her türlü delile rağmen çocuk kaçırma, istismar ve hürriyeti tahdit gibi suçlarla ilgili işlem yapılmamıştır.

Son olarak ise 23 yaşında Ezidi bir kadının Ankara'nın Kazan ilçesine bağlı Saray Mahallesi'nde yaklaşık üç yıldır IŞİD'li bir militanın evinde alıkonularak tutulduğu ve Kanada'da bulunan akrabalarının örgüt militanına derin internet üzerinden sekiz bin dolar ödemesiyle kurtarıldığı basında yer almıştır.

En son geçtiğimiz hafta IŞİD'in Irak Komutanı Jabbar Salman Ali Farhan Al Issawi"nin yakın korumasının 2014'te Şengal'de esir aldığı ve Türkiye'ye getirerek Antep'te sahte belge ile kimlik çıkardığı Ezidi kadının, Ankara?da kurtarıldığı basına yansımıştır. Basına yansıdığına göre; Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde Iraklı Ebu Hamza kod adlı IŞİD'linin ikamet ettiği evde esir tutulan 21 yaşında Ezidi genç kadın, yakınları ve Avrupa merkezli uluslararası bir kuruluşun girişimleri ile kurtarılmıştır. Genç kadının özgürlüğüne kavuşabilmesi için IŞİD'liye 15 bin dolar "fidye" ödenmiştir.

IŞİD'in 2014 yılında Şengal'de başlayan Ezidi soykırımı ve kadın kırımı ne yazık ki devam etmektedir. Şengal'de insanlık suçu işleyen IŞİD'liler Türkiye'de elini kolunu sağlayarak dolaşmakta, yaşadıkları mahallelerde örgütlenmeye devam etmekte, Türkiye üniversitelerinden mezun olabilmektedirler. Suriye'de işlenen pek çok suçun sorumlusu olan failler, Türkiye'yi yargılama ve cezalandırmadan kaçmak için adeta bir vaha olarak görmekte, savaş sırasında ve ardından yayınladıkları pek çok örgütsel mesajda Türkiye'yi bir cihad yeri ama aynı zamanda da "dost ülke" olarak göstermektedir. Türkiye'den IŞİD'e katılan militanların sayıları, kimlikleri, yaşadıkları yerler ve işledikleri suçların listeleri bilindiği halde haklarında açılan az sayıda soruşturma ve akıbetleri belirsiz davalar dışında bütüncül bir mücadele yürütülmediği geçen yıllarda görülmüştür. 'Ganimet' olarak ele geçirilen, örgüt üyeleri ve yöneticilerinin cinsel istismar ve cinsel tacizine uğrayan, ailelerinden ve yurtlarında koparılarak esir edilen Ezidi kadın ve çocuklar, derin internette açık artırmayla satışa çıkarılmış ve ailelerine fidye karşılığı teslim edilmişlerdir.

Sınırlı sayıda yapılan IŞİD yargılamalarında, yapılan haberlerde tespit edilen hakikatlere ve bizzat fidye karşılığı satılan kişilerin kendi suç duyurularına rağmen; kadın ve kız çocuklarının ganimet olarak kaçırılması, köle pazarlarında ve derin internette satılmaları, IŞİD'li militanlara ve onların tanıdıklarına cinsel köle olmaya zorlanmaları konularına iddianamelerde yer verilmemiştir. Sadece örgüt üyeliği kapsamında davalar açılmış; kadın bedeni ve çocukların bedenlerinin bir savaş alanı olarak görülmesi, tecavüz ve istismarın bir işgal politikası olarak yürütülmesi, farklı din ve ırka mensup kadınların ganimetleştirilmeye çalışılması ile ilgili ne hukuki ne politik bir mücadele yürütülmediği anlaşılmıştır.

Konuya dair meclis çatısı altında bir araştırma komisyonu kurulması ve Türkiye'de yaşayan insanlığa karşı suçlara bulaşmış, toplu katliam, cinayet, tecavüz suçları işlemiş, örgüt üyeliği ve yöneticiliği düzeyindeki IŞİD, Ehrar El Şergiye, El Nusra Cephesi gibi örgütlerin üyelerinin tespit edilmesi, ellerinde hala esir bulunan kadın ve çocukların kurtarılması, kadın ve çocuklara dönük bu saldırıların üzerinin kapatılmadan, bütüncül ve politik bir cinsiyet kırımı olduğunu kabulle sorumluların yargılanması ve mahkum edilmesi, yaşanılanların uluslararası hukuk normları kapsamında ele alınarak IŞİD yargılamalarında cezasızlık politikasının sonlanması adına çalışmalar yürütülmesi önem arz etmektedir. Gereğinin yapılmasını arz ederim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.