İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/105 GÜNDEMDE

Tarımda sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve yanlış tarım uygulamalarının önlenmesi için politikaların belirlenmesi ve çiftçilere eğitim ve mali destek verilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Murat Bakan İzmir · CHP ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Bilinçsiz tarım ve sulama politikalarının, kuraklık ve iklim krizinin olağanüstü etkisiyle birleşmesinin sonucunda tarım alanlarındaki daralmanın, ürün desenindeki değişikliklerin ve iklim acil durumunun ciddiyetini kavrayarak; tarımsal ürün arzının sürdürülebilirliği için vahşi sulama ve pestisit gibi tarım zehirleri kullanımındaki ısrardan vazgeçip ekosistemi ve biyolojik çeşitliği gözeten, toprağı koruyan ve su tasarrufu sağlayan tarım politikalarının belirlenmesi, buna uygun ürün deseninin yeniden şekillenmesi için gerekli hazırlıkların yapılarak acil eylem planının hayata geçirilmesi ve çiftçilerimizin iklim krizine uyum için yeni tarım uygulamalarıyla ilgili eğitim ve mali destek ihtiyaçlarının tespit edilerek gerekli planlamanın yapılması amacıyla Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini saygılatımızla arz ederiz. olıc) Mbk >

GEREKÇE

Son yıllarda dünyanın gündemindeki en önemli konular iklim krizi ve yıkıcı sonuçlarıdır. Tarımsal üretimde sürdürülebilirlik ve gıda güvenliğinin sağlanması çok önemli bir konu haline gelmiş, birçok ülke tarımı stratejik sektör olarak ön plana almıştır. Bölgeler itibariyle farklı etkilenmeler olmakla birlikte Türkiye'nin ürün deseni, üretim miktarı, ürün kalitesi ve hasat zamanı iklim krizine bağlı olarak değişmektedir.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

Ülkemizin tutarlı bir tarım politikasının olmayışı nedeniyle adım adım felakete doğru gittiğimiz bir gerçektir. Vahşi sulama ve pestisit gibi tarım zehirleri başta olmak üzere yanlış tarım uygulamalarındaki ısrar, toprağı ve gıda üretimini hızla tahrip etmektedir. Kaçak kuyuların sayısı her geçen gün artarken, dev bir havuzdan su alındığı unutularak, yoğun ve bilinçsiz kullanım nedeniyle su seviyesi her geçen gün azalmaktadır. Bunun yanında Türkiye'nin en düşük yağış alan bölgelerinde dahi sadece alternatif ürün mantığıyla bol su isteyen ürünler yetiştirilmektedir. Bu durum zaten kısıtlı olan su kaynaklarının ziyan edilmesine neden olmaktadır. İklimin değiştiği ve su kıtlığı gerçeği göz önüne alınarak ürün deseninin değişmesi zorunluluğu kaçınılmazdır.

Su sıkıntısı çeken havzaların su talebini karşılamak amacıyla hayata geçirilen havzalar arası su transferleri beraberinde ekolojik yıkımı getirmektedir. Havzalar arası su transferleri artan su talebini karşılamak için çözüm gibi görülse de çok önemli ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlara yol açmaktadır. Her havzanın su sorununun kendi içinde çözülmesi gerekmektedir.

Tarımsal üretimdeki plansızlık, yüksek girdi, düşük ürün fiyatları, tarıma gereken önemin ve desteğin verilmeyişi, istikrarsız politikalar ülkemizi tarım alanında da dışa bağımlı hale getirmiştir. Örneğin; İsrail, Tel Aviv yakınlarında bulunan atık su artıma tesislerinde 140 milyon metre küp su üretilmekte ve bu su tarımda kullanılmaktadır. Sulamada kullanılan suyun yüzde 40'ı atık sudan sağlanmaktadır. Tarımsal ürün arzının sürdürülebilirliği için, ekosistemi ve biyolojik çeşitliği gözeten, toprağı koruyan ve su tasarrufu sağlayan tarım politikaları hayata geçirmek zorundayız.

Çiftçilerimizin iklim krizine uyum için yeni tarım uygulamalarına, bunun için de eğitime ve mali desteğe ihtiyaçları olduğu açıktır. TÜSİAD'ın Mart 2020 tarihli "İklim Değişikliği Etkisi Altında Tarımsal Ürün Arzının Sürdürülebilirliği" başlıklı raporuna göre; "Türkiye genelinde 700 çiftçiyle yapılan anket çalışmasında görüşülen çiftçilerin %97'si yaşadıkları iklim olaylarından dolayı hasat ve verimde düşüklük yaşadıklarını belirtmiştir. Bu çiftçilerin yaklaşık 9090'ı olumsuz iklim etkilerini azaltmaya yönelik herhangi bir mali destek ya da tematik eğitim almadıklarını bildirmişlerdir. Çiftçilerin 4487'sinin iklim değişikliği etkilerine uyum yönünde kendi çabalarıyla önemli adımlar attığı ortaya çıkmıştır."

Bilinçsiz tarım ve sulama politikalarının, kuraklık ve iklim krizinin olağanüstü etkisiyle birleşmesi tarımsal üretimi, insan ve doğal yaşamı doğrudan etkilemektedir. Su kısıtı olan havzalarda su tahsisi planlarıyla uyumlu, az su tüketimine sahip olan ürün deseni kapsamına alınması gerekmektedir. Yani, iklim yıkımını ciddiye alarak, yeni koşullara uygun üretim deseninin planlanması hayati öneme sahiptir.

Tarım alanlarındaki daralmanın, ürün desenindeki değişikliklerin ve iklim acil durumunun ciddiyetini kavrayarak; tarımsal ürün arzının sürdürülebilirliği için vahşi sulama ve pestisit gibi tarım zehirleri kullanımındaki ısrardan vazgeçip ekosistemi ve biyolojik çeşitliği gözeten, toprağı koruyan ve su tasarrufu sağlayan tarım politikalarının belirlenmesi, buna uygun ürün deseninin yeniden şekillenmesi için gerekli hazırlıkların yapılarak acil eylem planının hayata geçirilmesi ve çiftçilerimizin iklim krizi

Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini saygılarımızla arz ederiz.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
CHP 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.