Türkiye'deki çocuk yoksulluğunun tüm boyutlarıyla araştırılması ve çocuk yoksulluğunun önlenmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)UNICEF'in "Zenginliğin Ortasında Çocuk Yoksulluğu" araştırmasına göre; Türkiye çocuk yoksulluğunda AB ve OECD ülkeleri arasında Kolombiya'dan sonra ikinci sırada yer almıştır. Raporda yer alan verilere göre; 2014-2021 yılları arasında Türkiye'deki çocuk
© yoksulluğu oranı artış göstermiştir. Bakanlığınızca açıklanan verilere göre ise; 2020 yılında 129 " bin 422 SED hizmetinden yararlanırken 2022 yılında bu sayı 157 bine 2023 yılında ise 170 bine kadar ulaşmıştır. Açıklanan bu veriler çocuk yoksulluğunun ehemmiyetini ortaya koyar niteliktedir. Çocuk yoksulluğunun tüm boyutları ile araştırılması ve önlenmesi .adına Anayasa'nın 98 inci, İç Tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederiz. 16.04.2024
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Türkiye'de yaşanan ekonomik krizden en çok çocuklar etkilenmektedir. Milyonlarca çocuk yoksulluk ve açlık ile mücadele etmektedir. Her beş çocuktan biri derin yoksulluk " sorunları ile karşı karşıya kalmakta ve yeterli — besleyici gıdaya erişimde sorun yaşamaktadır. "- Çocuk yoksulluğu yalnızca yeterli ve besleyici gıdaya erişim sorunları ile değil çok boyutlu olarak çocukların gelişimlerine de etki etmektedir. Çocuk yoksulluğunun bu çok boyutlu yansıması; çocukların işçileştirilmesinden suça sürüklenmesine, psiko-sosyal gelişiminden eğitime erişimine, sağlık hizmetlerine erişimden, aile bireylerinin yanından ayrılmak zorunda bırakılmalarına kadar vahim sonuçlar doğuracak duruma gelmiştir.
Çocuk yoksulluğunun en önemli sonuçlarından olan yeterli ve besleyici gıdaya erişim sorunları; gelişimin en hızlı ve en önemli olduğu dönemde yeterli ve dengeli beslenmenin aksaması çocukların hem büyümesi hem gelişmesini olumsuz etkilemektedir. Çocukların yeterli ve dengeli beslenememesi yalnızca bedensel açıdan geri kalmalarına değil, aynı zamanda çocuklarda ciddi ruhsal ve zihinsel gelişim sorunlarının yaşanmasına neden olmaktadır.
Çocuk yoksulluğunun bir diğer yakıcı boyutu çocukların işçileştirilmesi olarak kendini göstermektedir. Ekonomik sebepler ile her yıl binlerce çocuk işçileştirilmekte, eğitimden koparılmakta ve en vahimi ise iş cinayetlerinin kurbanı haline getirilmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2022 faaliyet raporunda, 2021 yılına göre 2022 yılında 15-17 yaş arasında çalışan çocuk sayısının 101 bin artışla 620 bine ulaştığı kaydedildi. Buna göre çalışan çocuk sayısı yıllık yaklaşık yüzde 20 artmıştır. TÜİK'e göre halen 700.000'den fazla .çocuk ekonomik faaliyetlere dahil edilmekte, kayıt dışı çalıştırılan çocuk işçi sayısının ise verileri açıklanmamaktadır.
Adalet Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre; suça sürüklenen çocuklara isnat edilen suçlar arasında "mal varlığına karşı işlenen suçlar" ikinci sırada yer alarak ekonomik sebeplerin çocukların suça sürüklenmesindeki etkisini ortaya koyar niteliktedir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın verileri ailesi yanında en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan ve ailesinin yanından alınma riski bulunan çocuk sayısındaki çarpıcı artışı da ortaya koymaktadır.
UNICEF'in "Zenginliğin Ortasında Çocuk Yoksulluğu" araştırmasına göre; Türkiye çocuk yoksulluğunda AB ve OECD ülkeleri arasında Kolombiya'dan sonra ikinci sırada yer almıştır. Raporda yer alan verilere göre; 2014-2021 yılları arasında Türkiye'deki çocuk yoksulluğu oranı artış göstermiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre; 2020 yılında 129 bin 422 SED hizmetinden yararlanırken 2022 yılında bu sayı 157 bine 2023 yılında ise 170 bine kadar ulaşmıştır. Bu durum nakdi yardımların artışına rağmen yoksullukta azalma olmadığını kanıtlayarak, yardımların çocuk yoksulluğuna çare teşkil etmeyeceğini ve çocuk yoksulluğunun önlenmesi adına kapsamlı bir çalışma yürütmek gerektiğini göstermektedir.
Açıklanan tüm bu sebepler derinleşen yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkilerinin ortaya çıkarılmasının önemini ifade etmektedir. Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesinin koşullarının devlet tarafından yaratılması, çocuk yoksulluğu ve beraberinde oluşan çocukların işçileştirilmesi, şuça sürüklenen çocuklar, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları ile etkin mücadele için gerekli politikaların ivedilikle hayata geçirilmesi amacıyla bir Meclis araştırma komisyonunun kurulmasını talep etmek gerekmiştir. inan
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.