Akarsulardaki kirliliğin nedenlerinin araştırılarak doğal su kaynaklarının korunması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Akarsularımızın kirlilik nedenlerinin araştırılması, doğal su kaynaklarımızın korunmasında önemli bir faktör olan arıtma tesislerinin gerektiği gibi çalıştırılıp çalıştırılmadığının tespiti, kirli sularla yapılan tarımın toplum sağlığına etkilerinin ortaya çıkarılması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM İç Tüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince
Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt
Gelişmekte olan ülkelerin neredeyse hepsinin ortak özelliklerinden birisi sanayileşmeye çalışırken çevre duyarlılığını göz ardı edip, doğal kaynaklarının kullanılmasında gösterdiği özensizliktir. Bu özensizlik başta tarım alanları olmak üzere su kaynakları üzerinde de olumsuz etkiler yaratmaktadır. Sanayi ve evsel atıkların arıtmasız bir şekilde şehirlerin içinden geçen derelere, çaylara, nehirlere bırakılması nedeniyle önemli zenginliklerimiz arasında yer alan kaynaklarımızın kâbusumuza dönüşmesine neden olmuştur.
Bu durum sadece akarsularımızı değil aynı zamanda denizlerimizi de tehdit etmektedir. Marmara Denizi'nde yaşanan müsilaj sorunu bu durumun en somut örneği olarak bugün önümüzde durmaktadır. Türkiye'nin önemli akarsularının neredeyse hepsinin ana sorunu kirliliktir. Bu yönüyle dikkat çeken akarsularımız arasında yer alan Nilüfer Çayı, 103 kilometrelik bir yolculuk sonucu doğduğu şehir Bursa'nın Karacabey ilçesi sınırlarında Marmara Denizi'ne dökülürken 3 milyonluk bir kentin bütün kirliliğini de denize dökmektedir. Maalesef bugüne kadar kirli akması önlenememiştir. Nilüfer Çayı ile ciddi anlamda sulama da yapıldığı düşünülürse geçtiği bölgelerde yaydığı koku kadar sofralarımıza gelen yeşilliklerin sağlığımız açısından yarattığı tehlike hepimiz açısından görülür duruma gelmelidir.
Ülkemiz, üç tarafının denizlerle çevrili olmasına paralel iç deniz özelliğine sahip gölleri ve akarsularıyla da esasında büyük bir zenginliğe sahiptir. Ancak, çevre duyarlılığının oluşturulamamış olması nedeniyle sahip olduğu bu zenginlikler maalesef büyük bir soruna dönüşmüştür. Devletin bu konuda acil önlemler alması, okullardan başlayarak toplumda çevre bilincinin oluşturulmasına katkı konulabilmesi ve tabii devlet erki içinde yer alanların gerçekçi denetimler yapabilmesinin önemi ortadır.
Akarsularımız şehirlerimizin atıklarına taşıyan sular olarak değil, kentlerimize yaşam veren kaynaklar olarak görülmelidir. Şehirlerimizin birçoğunda hatta ilçelerimizde arıtma tesislerinin kurulduğu bilinmektedir fakat ne ölçüde çalıştırıldıkları konusunda ciddi şüpheler söz konusudur.
Doğal su kaynaklarımızın korunmasında önemli bir faktör olan tesislerinin kurulması ya da kurulduktan sonra çalıştırılmaması sonucu denizlerimiz ve iç sularımızın ne kadar olumsuz etkilendiği artık daha iyi bilinmektedir.
Sağlıklı bir çevrede yaşamak herkesin hakkıdır. Bu durum Anayasamızın 56. maddesinde Çevre Hakkı adı altında da düzenlenmiştir.
Bu bağlamda;
Akarsularımızın kirlilik nedenlerinin araştırılması, doğal su kaynaklarımızın korunmasında önemli bir faktör olan arıtma tesislerinin gerektiği gibi çalıştırılıp çalıştırılmadığının tespiti, kirli sularla yapılan tarımın toplum sağlığına etkilerinin ortaya çıkarılması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM İç Tüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince
Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. AM EZ
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.