İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1378 GÜNDEMDE

Doğurganlık hızında yaşanan düşüşün nedenlerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin ve yeni politikaların belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Bülent Kaya İstanbul · Saadet Partisi ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2023 yılı doğum istatistikleri, Türkiye'deki doğurganlık hızının son derece endişe verici bir düşüş yaşadığını ortaya koymaktadır. Bu veriler ışığında, 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı 2023 yılında 1,51'e gerileyerek kaydedilen en düşük seviyeye ulaşmıştır. Bu düşüş, bir kadının yaşamı boyunca doğurduğu ortalama çocuk sayısının belirgin bir azalmasını göstermektedir. Bu durum, Türkiye'nin demografik yapısını, sosyoekonomik dengelerini ve politika yapım süreçlerini derinden etkileyebilecek önemli bir gelişmedir. Bu bağlamda Türkiye'de düşen doğurganlık hızının sebeplerinin araştırılması amacıyla Anayasamızın 98"inci TBMM İçtüzüğünün 104 ve 10'inci maddelerine dayanarak

Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. 22.05.2024

GEREKÇE:

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2023 yılı doğum istatistikleri, Türkiye'de toplam doğurganlık hızının kayıtlara geçen en düşük seviyeye gerilediğini ortaya koymaktadır. 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı, yani bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısı, 2023 yılında 1,51'e düşmüştür. Bu durum, nüfusun azalma eğilimine girme eşiği olan 2,1'in altında kalarak endişe verici bir tabloya işaret etmektedir.

Doğurganlık hızında Avrupa'da uzun yıllar zirvede olan Türkiye, 2020 yılı itibariyle bu konumunu kaybetmiştir. 2020 yılı verilerine göre Romanya'nın da gerisine düşerek üçüncü sıraya gerilemiştir. Türkiye bu haliyle doğurganlık oranında en hızlı düşüş yaşayan ülkelerin başında gelmektedir. Daha açık ifadeyle söylemek gerekirse, ülkemiz artık genç nüfuslu bir ülke olmaktan uzaklaşmaktadır.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 2000'li yılların başında sık sık aileleri en az üç. çocuk yapmaya teşvik eden açıklamalarına rağmen, doğurganlık hızındaki düşüş bu politikanın toplumda karşılık görmediğini göstermektedir.

Şüphesiz ki doğurganlık hızındaki düşüş, Türkiye'nin geleceği açısından çeşitli olumsuz etkilere yol açma potansiyeline sahiptir. Azalan doğum oranları, nüfusun yaşlanmasına ve genç nüfusun azalmasına neden olacaktır. Bu durum, işgücü piyasasında eksikliklere yol açacak ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyecektir. Bununla birlikte yaşlanan nüfus, sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde artan bir baskı yaratarak sosyal harcamalarda artışa neden olacaktır. Azalan nüfus, gelecekteki nesillerin yetenekleri ve becerileri açısından da olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Nüfus içerisinde daha az bir kesimi oluşturan genç nüfus, teknolojik ve ekonomik gelişmeler için gerekli olan yenilikçilik ve yaratıcılık potansiyelinin azalması anlamına gelecektir. Ayrıca azalan nüfus, sosyal hizmetlerin finansmanında ve toplumsal refahın sürdürülmesinde zorluklara neden olacaktır.

Türkiye'nin doğurganlık hızındaki düşüş, yol açacağı bu olumsuzluklar örneğinde görüldüğü gibi çeşitli sosyo-ekonomik ve demografik sorunlara işaret etmektedir. Bu sorunların anlaşılması ve çözümü için kapsamlı bir araştırma ve politika geliştirme çabaları gerekmektedir. Bu araştırma, doğurganlık tercihlerini etkileyen faktörleri ve doğum oranlarının düşüşünün geleceğe yönelik olası etkilerini anlamak için önemli bir adım olacaktır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA
Saadet Partisi 1

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.