İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1726 GÜNDEMDE

Mevcut vergi politikalarındaki sorunların tespit edilerek gerekli değişiklerin yapılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Rahmi Aşkın Türeli İzmir · CHP ve 21 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Gerekçesi ekte sunulan, AKP döneminde uygulanan vergi politikalarının gelir dağılımını bozan, refahı baskılayan ve ekonomide kaynak talisisini olumsuz etkileyen perspektiflerinin tespiti ve bu çerçevede vergi politikalarının ödeme gücü prensibi ve sosyal amaçları gözeten anayasal ilkeler doğrultusunda dönüştürülmesi için Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE:

AKP iktidarları döneminde hükümet programlarında vergi politikalarının temel amacı; ekonomide kayıtdışılığın azaltılması, daha basit, adil ve geniş tabanlı bir vergi sistemi oluşturulması şeklinde belirlenmiştir.

Metnin tamamını göster (10 paragraf daha)Metni kısalt

Bununla birlikte, AKP iktidarları döneminde uygulanan politikalar bu amaçlara ulaşmaktan çok uzaktır. Vergi oranlarında zaman zaman bazı indirimler yapılmasına rağmen istisna ve muafiyetler esastan ele alınamamış; vergi sistemi basit ve anlaşılır hale getirilememiş; vergilemede adaleti sağlamaya, kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almaya ve vergiyi tabana yaymaya yönelik bir mesafe kat edilememiş; vergi denetimde koordinasyon ve tarafsızlık temin edilememiş ve denetim kapasitesi niceliksel ve niteliksel olarak geliştirilememiştir. İ

Diğer taraftan, AKP hükümetleri vergi affı uygulamasını gerektirmeyecek bir ekonomik ortam oluşturulmasını ve af beklentilerinin ortadan kaldırılmasını sağlayacak düzenlemeler yapamamıştır. Aksine vergi affı kapsamında matrâh artırımı ve varlık barışı niteliğinde birçok düzenleme yapmıştır.

Vergi sistemi içinde dolaylı ve dolaysız vergiler arasında makul bir denge kurulması gereği vergilendirmede adaletin sağlanması bakımından oldukça önemlidir. Bununla birlikte, dolaylı vergilere dayalı vergi yapısı dönüştürülmemiş, ödeme gücü ilkesine dayalı gelir ve kurumlar vergileri yerine KDV ve özel tüketim vergisine doğru kayma alt ve orta gelir düzeyindeki hane halkları üzerinde vergi baskısının artmasına ve bunun sonucunda vergi adaletinin ve meşruiyetinin zedelenmesine yol açmıştır. Ücret, maaş ve küçük üretici gelirleri ile geçinen kesimlerin reel gelirlerinde artış olmazken harcamaları üzerindeki vergi yüklerinin en az büyüme oranları kadar arttığı ve sürekli güncellendiği görülmektedir. Bunun sonucunda alt-orta gelir gruplarının üst gelir grupları karşısında nispi bölüşüm konumları sürekli olarak bozulmaktadır.

Bu durum toplumun refahını baskılayan ve gelir dağılımını da bozan etkilere yol açtığı gibi ekonominin kırılganlığının artmasına ve kaynak tahsisinde etkinlik kaybına yol açmıştır. Diğer bir ifadeyle, AKP Hükümetleri tarafından vergilerin bir iktisat politikası aracı olarak kullanılmasından ziyade, gelir-hasılat boyutuna odaklanan dar bir perspektif benimsenmiş, ithalden alınan KDV ve ÖTV hasılatlarının olağan dışı artışı AKP Hükümetleri tarafından bütçenin olumlu performansı olarak değerlendirilirmiştir. '

Öte yandan, kayıt dışı ekonomiyle mücadele politikası Hükümetin öncelikleri arasında yer almasına rağmen, bu politika ile tutarlı alt politika setlerinin bulunmadığı görülmektedir. Bu çerçevede, dar bir vergi tabanının üzerine yüklenilirken, vergi kaçırma veya vergiden kaçınma faaliyetlerinin üzerine gerektiği gibi gidilememiştir. Aksine hükümet siyasi kararlılığını kayıtdışı mücadelede görev alacak Hazine ve Maliye Bakanlığı denetim bürokrasisinin motivasyonunun kırılması veya zayıflatılmasında göstermiştir.

Diğer bir önemli sorun da vergi mevzuatının parçalı, dağınık ve karmaşık yapısı nedeniyle uygulamayı mükelleflerin anlayamaması ve kamuoyu denetiminin gerektiği gibi yapılamamasıdır. Gelir ve Kurumlar vergilerinde uygulanan çok sayıda muafiyet ve istisna, vergi kanunlarında ve ikincil mevzuatta yapılan sürekli değişiklikler ve sadelikten uzak hükümler karşısında mükellef hakları ihlal edilmektedir. Bunun sonucunda vergi bilinci, vergilendirme ve demokrasi alanındaki karşılıklı bağlar zayıflamaktadır.

Vergi harcamaları, etkinlikleri açısından gözden geçirilmemiş, bütçe açıklarını aşan bir seviyeye ulaşmıştır. Nitekim 2023 yılında vergi harcaması yani istisna, muafiyet ve indirimler nedeniyle vazgeçilen vergi tutarı 2023 yılı bütçe açığı olan | trilyon 375 milyar TL seviyesinin üzerinde gerçekleşmiştir.

1961 tarihli olan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun yürürlükten kaldırılarak mükellef odaklı şeffaf ve hesap verme sorumluluğu ilkelerini yaşama geçirecek yeni kanuni düzenlemeler yapılması ihtiyacına karşın, AKP iktidarı 22 yıl boyunca bu ihtiyacın gereklerine uygun kanun tasarılarını Türkiye 'Büyük Millet Meclisine sunmamıştır.

TBMM'de son dönemde görüşülerek yasalaşan Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" da son derece yetersiz, vergi adaletinin sağlanması konusunda beklentilere cevap vermeyen bir kanundur.

Bu çerçevede, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bütçe hakkının bir gereği olarak kamu kaynağının elde edilmesinin en temel yolu olan vergi politikası alanında gerekli değişikliklerin yapılmasına ve kapsamlı politikaların geliştirilerek gerekli önlemlerin alınmasına acilen ihtiyaç duyulmaktadır. i

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

22 İMZA
CHP 22

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.