İmar planlarındaki bina yüksekliklerinin takibi ve kontrollerinin yapılmaması nedeniyle ortaya çıkabilecek risklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İstanbul gibi deprem bölgesi olan bir alanda yapı güvenliği hayati öneme sahip olduğundan, Sayıştay raporlarının bulgularında yer alan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın "imar planlarındaki bina yüksekliklerinin takibi ve kontrolünün yapılmaması" büyük bir endişe yaratıyor. Özellikle İstanbul gibi birinci derece deprem bölgesi olan şehirlerde bu durum, şehirleşme politikalarının ve yapılaşma güvenliğinin gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir.
İstanbul ilinin deprem kuşağında bulunması ve yapı güvenliğinin büyük bir tehdit altında olması sebebiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın, bina yüksekliklerini belirlemekte ve takip etmekteki yetersizliklerinin, özellikle imar planı değişiklikleri yoluyla bina yüksekliklerinin belirlenmemesi sorunlarının araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ederim. 1/9/2024
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
İstanbul, Türkiye'nin en yoğun nüfusa sahip ve aynı zamanda en yüksek deprem riskine sahip illerinden biridir. 1999 Marmara Depremi'nin ardından yapılan çalışmalar ve alınan önlemler, yapı güvenliği açısından bazı ilerlemeler sağlasa da günümüzde halen imar planlamasında ve binaların denetlenmesinde ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Bu durum, olası büyük bir depremde can ve mal kayıplarının çok ciddi boyutlara ulaşabileceğine işaret etmektedir.
Sayıştay raporlarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın imar planlarındaki bina yüksekliklerinin ilgili idareler tarafından belirlenip belirlenmediğinin takibini yapmadığı ve bu yüksekliklerin imar planı değişikliği yoluyla belirlenmediği tespit edilmiştir. Bu durum, özellikle İstanbul gibi yüksek deprem riski taşıyan şehirlerde can ve mal güvenliği açısından büyük bir tehlike oluşturmaktadır.
Deprem riski altındaki bölgelerde yapı yüksekliklerinin belirlenmesi, binaların dayanıklılığını ve güvenliğini doğrudan etkileyen önemli bir unsurdur. Ancak, raporlarda belirtildiği üzere, Bakanlık tarafından gerekli denetimlerin ve planlamaların yapılmadığı ortaya çıkmıştır. İstanbul'da 1999 depremi sonrası alınan tedbirlerin yetersiz kaldığı göz önünde bulundurulduğunda, binaların yüksekliği ve yapı standartlarının denetlenmesi aciliyet arz etmektedir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın bina yüksekliklerini belirleme ve takibi konusundaki eksikliklerinin detaylı bir şekilde araştırılması, olası felaketlerin önlenmesi adına büyük bir öneme sahiptir. "Depreme dayanıklı yapılaşmanın sağlanması ve gerekli tedbirlerin bir an önce alınması amacıyla, Türkiye'de yapı güvenliği açısından gerekli önlemlerin bir an önce alınması elzemdir. İstanbul başta olmak üzere tüm deprem bölgelerinde bu konunun detaylı bir şekilde ele alınması gerekmektedir." İstanbul gibi yüksek deprem riski taşıyan iller başta olmak üzere tüm illerde kapsamlı bir şekilde araştırılması büyük önem arz etmektedir.
İstanbul ilinin yüksek deprem riski taşıyan bir bölgede yer alması ve yapı güvenliği konusundaki sorunların giderek artması nedeniyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın imar planlarındaki bina yüksekliklerini kontrol ve takip edememesi, imar planı değişiklikleriyle yüksekliklerin belirlenmemesi ve ilgili yerel idarelerin bu konuda denetlenmemesi gibi tespit edilen ciddi sorunların araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.