İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1965 GÜNDEMDE

Kadına yönelik şiddetin artmasının yapısal nedenlerinin tespit edilerek gerekli politikaların oluşturulabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Nevroz Uysal Aslan Şırnak · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye?de kadına yönelik şiddet giderek artarken her gün işlenen kadın cinayetleri ülkenin çözülmesi gereken temel sorunu haline gelmiştir. 2024 yılının ilk 9 ayında, 295 kadın erkek şiddeti sonucu; 184'ü ise şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Son 12 yılda ise enaz 5 bin 113 kadın, erkek şiddeti sonucu katledilmiştir. Bu veriler; kadına yönelik şiddetle mücadelede yetersizliği gözler önüne sererken, acil ve etkin çözüm ihtiyacını da açığa çıkarmaktadır. Bu nedenle, kadına yönelik şiddetin yapısal nedenlerini, yargı sistemindeki cezasızlık politikalarını ve önleyici mekanizmaların eksikliklerini araştırmak, eksikliklerden hareketle etkin uygulamaları belirlemek amacıyla Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.

GEREKÇE

İktidar ve ilgili bakanlıkların, kadına yönelik şiddetle mücadele bağlamında yaptıkları açıklamalar kadın cinayetleri gerçeğini gölgelemekte ve maalesef artarak devam eden kadına yönelik şiddeti engellememektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 Ekim 2024 tarihinde, "Kültür, Sanat ve Medyanın Dönüştürücü Gücüyle Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Toplantısı"nda kadına yönelik şiddete ilişkin açıklama yaparken İstanbul Sözleşmesine değinmemiş, izlenen politikaların eksikliğinden bahsetmediği gibi şiddetin sadece medya aracılığıyla yayıldığını belirtmiştir. Ayrıca; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Ülkemizde kadına yönelik şiddetle mücadelede en büyük devrimi 2012 yılında çıkardığımız 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu ile yaptık" açıklaması dikkate alındığında 2012 yılından bu yana kadına yönelik şiddetin azalması bir yana cins kırım boyutuna ulaştığı görülmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

10/1965 sözü edilen 6284 Sayılı Kanun'u pratikte uygulanmamasıdır. Öyle ki; 2012'de 210, 2013'te 237, 2014'te 294, 2015'te 303, 2016'da 328, 2017'de 409, 2018'de 440, 2019"da 474, 2020'de 300, 2021?de 497, 2022'de 579, 2023'te ise 563 kadın katledilmiştir.

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesinden geri çekilmesi, 6284 sayılı kanunun uygulanmaması, medya aracılığıyla kadınlara yönelik yapılan cinsiyetçi açıklamalar, kadın örgütleri ve Sivil Toplum Örgütlerinin kadına yönelik şiddeti önlemede yaptıkları talep ve önerilerin dikkate alınmaması, cezasızlık politikaları, ALO şiddet hattı, KADES gibi kadına yönelik şiddeti önleyebilecek uygulamaların hayata geçirilmemesi kadın cinayetlerini artıran hususlar olarak görülmektedir.

6284 sayılı Kanun'un fiilen uygulanmaması, yasa gereği koruma kararlarındaki sürelerin azaltılması ya da kadınların koruma taleplerinin reddedilmesi şiddete maruz kalan kadınları tehlikeye atmaktadır. Bu durum, failleri önleyen mekanizmaları ortadan kaldırdığı için kadınların çevresindeki erkekler tarafından katledilmeleriyle sonuçlanmaktadır. Şiddet faili erkeklere yönelik yargı sistemindeki cezai yaptırımların yetersizliği, kravat taktı ya da takım elbise giydiği için iyi hal ve haksız tahrik indirimlerinin sıkça uygulanması failleri caydırmaktan ziyade faillerin cesaretlenmelerine yol açmaktadır. Hilal Kar'ı katleden Mehmet Demirhan, "Pişman değilim" diyerek, Hilal Kar'ı tasarlayarak öldürmediğini savunması ve tutuksuz yargılanmayı talep etmesi cezasızlık algısının ne kadar yaygın olduğunun en pervasız örneklerinden biridir. Aynı şekilde; İstanbul'da 4 Ekim 2024 tarihinde İstanbul'un Semih Çelik'in İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil'i beden bütünlüğünü bozacak şekilde katletmesi, vahşetin ne boyutlara geldiğinin göstergesidir. 18 gün süren arama kurtarma çalışmalarının ardından cenazesi Van Gölü sahilinde bulunan Rojbin Kabaiş cinayetinde de görüldüğü gibi ülkede artık kadınlar faili meçhul bir şekilde yaşamlarını yitirmektedir. Tüm bunlar kadına yönelik şiddetle mücadelede alınan önlem ve politikaların yetersizliğiyle birlikte artan erkek şiddetinin tüm kadınların can güvenliğini tehdit eder boyutlara geldiğinin açık örnekleridir.

Bu kapsamda son günlerde kadınların vahşet boyutunda katledilmesi ve faillerin rahat tavırları Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadelede acil ve etkin çözümlere ihtiyaç duyulduğunun işaretidir. Bu bağlamda, kadına yönelik şiddetin bu denli yaygın ve vahşet boyutlarına ulaşmasındaki yapısal sorunların açığa çıkarılması, yargı sistemindeki cezasızlık politikalarının ve eksikliklerin belirlenmesi; önleyici ve koruyucu mekanizmaların işler hale getirilmesi için

Meclis Araştırması açılması elzemdir. u Düz 17 raf,

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.