İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1990 GÜNDEMDE

Artan uyuşturucu kullanımının önlenebilmesi için gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Yasin Öztürk Denizli · İYİ Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ülkemizde her geçen gün artan uyuşturucu kullanımını ve ticaretini önlemek, alınacak . tedbirleri belirlemek amacı ile Anayasamızın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105.Maddeleri gereğini! bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulmasını;

Arz ve teklif ederiz. (16/10/2024)

Gerekçe; Uyuşturucu sorunu, Ülkemizde her geçen gün daha da derinleşen ve büyüyen bir kriz haline gelmiştir. Sokaklarımızda, caddelerimizde, köprü altlarında veya parkların kuytularında kendinden geçmiş gençlerin varlığı, sadece bireysel bir dramdan ibaret değildir; bu, toplumsal bir çöküşün sinyallerini veren çok daha derin bir meseledir. Türkiye gibi genç nüfusa sahip bir ülkede, böylesi bir sosyal sorunun bu kadar yaygın hale gelmesi hem siyasal hem de sosyolojik anlamda önemli sorular ortaya çıkarmaktadır.

Metnin tamamını göster (14 paragraf daha)Metni kısalt

Uyuşturucu kullanımının bu denli artmasının birçok sebebi bulunmaktadır. Bunlardan en belirgin olanı, ekonomik ve sosyal adaletsizliklerdir. Türkiye'de işsizlik oranları yüksek seyrederken, gençler arasında geleceğe dair umutsuzluk gittikçe yaygınlaşmaktadır. Eğitim sistemi sürekli değişen müfredatlarla, sınav sistemleriyle, plansız ve aceleci kararlarla gençleri daha da belirsiz bir geleceğe sürüklemekte, iş güvencesinin olmadığı bir dünyada gençler, kolayca uyuşturucunun kollarına itilmektedir.

Öte yandan, uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasının bir diğer önemli sebebi, Türkiye'de kolluk kuvvetlerinin ve Devlet mekanizmalarının bu konudaki yetersizliğidir. Uyuşturucuya erişim bu kadar kolayken, Devletin buna karşı yürüttüğü mücadele ne yazık ki göstermelik kalmaktadır. Bir yandan narkotik operasyonları yapıldığı haberleri medyada yer alırken, diğer yandan sokak aralarında veya mahalle köşelerinde uyuşturucu satışları adeta gözler önünde gerçekleşmektedir. Peki, Devlet bu kadar güçlü bir güvenlik aygıtına sahipken, neden bu sorun çözülemiyor?

Bir Devletin temel görevlerinden biri, halkının can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Ancak Türkiye'de son yıllarda güvenlik politikaları, daha çok muhaliflere yönelik baskıcı uygulamalarla anılır olmuştur. Ülkedeki polis ve zabıta güçleri, sokaklarda uyuşturucu tacirlerine karşı operasyonlar düzenlemek yerine, göstericileri dağıtmakla, gazetecileri gözaltına almakla meşgul görünüyor. Bir yandan Hükümet, uyuşturucuya karşı büyük bir savaş verdiğini iddia ederken, diğer yandan bu sorunun çözümüne dair somut adımlar atılmaması kafalarda soru işaretleri oluşturuyor.

Uyuşturucu kaçakçılığı ve satışı organize bir suçtur.

Türkiye'de uyuşturucu ticaretinin bu kadar yaygın ve organize olabilmesinin, Devlet içindeki bazı unsurların ya bu duruma göz yumduğunu ya da bu ağların tamamen kontrolü dışında kaldığını düşündürtmektedir. Organize suçlarla mücadele etmek, her ne kadar zor olsa da Devletin tüm gücünü bu işe adaması gerektiği bir gerçektir. Ancak görünen o ki, Hükümetin bu konuda yeterince ciddi bir irade ortaya koymadığını söylemek mümkündür.

Uyuşturucu kullanımındaki artış, sadece güvenlik meselesiyle sınırlı kalmamalıdır. Bu, aynı zamanda bir sosyal politika meselesidir. Türkiye'de sosyal yardımlar, istihdam projeleri, eğitim sistemindeki reformlar ve gençlerin yaşam koşullarını iyileştirecek adımlar atılmadıkça, uyuşturucu sorunu çözülemeyecektir. Gençler, geleceğe dair bir umut besleyemediklerinde, hayata tutunacak bir dal bulamadıklarında, en kolay kaçış yollarından biri olan uyuşturucuya yönelirler. Bu yüzden, Hükümetin sadece güvenlik tedbirleriyle değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal politikalarla da bu sorunun köküne inmeye çalışması gerekmektedir.

Ancak mevcut hükümetin politikalarına bakıldığında, gençlerin geleceğine dair bir umut vadeden bir vizyonun olmadığı açıkça görülmektedir. Eğitimde sürekli değişen sistem, gençleri belirsizlik içinde bırakırken, işsizlik oranlarının yüksekliği ve güvencesiz çalışma koşulları, gençler için bir çıkış yolu sunmamaktadır. Hükümet, her seçim döneminde gençlere dair popülist söylemler geliştirse de gerçekçi çözümler sunmamakta ve genç nüfusun sorunlarını görmezden gelmektedir.

Uyuşturucu kullanımının bu kadar yaygın hale geldiği bir toplumda, sadece güvenlik önlemleri almak yeterli değildir. Öncelikle, bu sorunun toplumsal ve ekonomik boyutları göz önünde bulundurularak kapsamlı bir strateji geliştirilmelidir. Türkiye'de gençlerin eğitim, iş ve sosyal hayatla ilgili beklentilerini karşılayacak bir sistem inşa edilmelidir. Gençlere geleceğe dair umut verecek, onları uyuşturucu bataklığından kurtaracak politikalar üretilmelidir.

Bunun yanı sıra, kolluk kuvvetlerinin uyuşturucuya karşı verdiği mücadele daha şeffaf hale getirilmelidir. Uyuşturucu ticaretini yöneten organize suç şebekeleri, sadece küçük satıcılarla değil, bu işin arkasındaki büyük oyuncularla da mücadele edilerek çökertilmelidir Ancak bu noktada, Devletin güvenlik aygıtının bu konuda ne kadar bağımsız olduğu sorusu gündeme gelmektedir.

Uyuşturucu ticareti gibi büyük bir suç örgütlenmesi, yerel güvenlik birimlerinin bilgisi dışında kalamayacak kadar geniş bir ağdır. Bu yüzden Devletin bu konuda ciddi adımlar atması, uyuşturucuya karşı gerçek bir mücadele iradesi göstermesi gerekmektedir.

Türkiye, genç nüfusuyla büyük bir potansiyele sahipken, bu potansiyeli heba eden bir ülke olmamalıdır. Uyuşturucu kullanımı, sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir çöküşün habercisidir. Bu yüzden Hükümetin, gençlerin sorunlarına gerçekçi ve kalıcı çözümler üretmesi, eğitimden istihdama kadar geniş bir yelpazede politikalar geliştirmesi gerekmektedir.

Aksi takdirde, Türkiye, sadece bir nesli kaybetmekle kalmayacak, aynı zamanda toplumsal huzurunu ve geleceğini de tehlikeye atmış olacaktır.

Kurulmasını talep ettiğimiz Meclis Araştırma Komisyonu çalışmaları ile "Gençlerimizi Koruyabileceğimizi" düşünmekteyiz.

İSİM SOYİSİM

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
İYİ Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.