İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1991 GÜNDEMDE

Çocuk haklarının korunmasında yaşanan sorunların tüm yönleriyle incelenerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Turhan Çömez Balıkesir · İYİ Parti ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ülkemizde her geçen gün organize suç faaliyetleri artmaktadır. Organize suç çetelerinin ülkemizdeki adalet sisteminin açıklarından yararlanarak; toplumumuzu bir ağ gibi sarmaya başlaması, Türk Milleti'nin adalete olan inancında derin yaralar açmaktadır. Son günlerde Kamuoyuna yansıyan ve "Yenidoğan Çetesi" olarak bilinen olay bunun en güncel göstergesidir. Suç ve suçlulukla mücadele etme konusunda maalesef ki yetersiz kalınmıştır. Son yaşadığımız bebeklerin katledilmesi olayında da bu organize suç çetelerinin etkili oldukları görülmektedir. Devlet yetkililerini dahi tehdit etmeye cüret edebilen organize suç çetelerinin etkili oldukları bu yozlaşmış düzen, çocuklarımızın geleceğiyle ilgili halihazırda var olan endişeleri daha da arttırmaktadır. Ulusal gündemimizi sarsan özel hastanelerde yeni doğan bebeklerle ilgili yaşanan insanlık dışı olay; bebeklerin bilimsel normlara aykırı olarak kuvözlere yerleştirilmeleri ve ihmaller nedeniyle yaşamlarını yitirmeleri, bu yozlaşmış düzene çocukların ve bebeklerin dahi feda edildiğini acı bir şekilde göstermektedir. Son yıllarda Türkiye'de çocukların korunmasındaki yetersizlikler ve devletin bu konuda gösterdiği ihmaller toplumda büyük yaralar açmıştır. Bu hadiseler toplumun devlete olan güvenini zedelemiştir. Bu yozlaşmış düzende çocuk işçiliği, eğitimden mahrum kalma, açlık, istismar ve şiddet olaylarında artış gözlenmektedir. Resmi verilere göre, sadece 2023 yılı içinde 760 bin çocuk işçi olduğu tahmin edilmekte, çocuklarımız. eğitim almaları gerekirken ağır iş koşullarında çalıştırılmakta ve ne yazık ki iş kazalarında hayatlarını kaybetmektedirler. Ayrıca eğitim sistemindeki aksaklıklar ve yoksulluk nedeniyle milyonlarca çocuğumuz okuldan uzak kalmakta ya da kayıt yaptıramamaktadır. Bu çocukların büyük bir kısmı çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Bu durum çocuklarımızın geleceğini tehdit etmekte ve toplumsal yapımızda derin yaralar açmaktadır. Devlete emanet edilen çocuklarımızın korunması ve onlara sağlıklı, güvenli bir gelecek sunulması devletin en temel sorumluluğudur. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi için gerekli önlemlerin alınması, ihmallerin ve ihmallere sebep olan kişilerin açığa çıkarılması ve gelecekte benzer olayların yaşanmasını engellemek adına detaylı bir çalışmanın yapılması gerekmektedir.

Türkiye'de çocuk haklarının korunmasında yaşanan sorunların tespit edilmesi, beslenme, barınma, istismar, eğitim, çocuk işçiliğin önlenmesi gibi konuların iyileştirilmesi ve bütün bunlarla birlikte ilk ve öncelikli olarak yaşam haklarının tanınması için alınması gereken tedbirlerin araştırılması ve bu konuda devletin sorumluluklarını yerine getirmesini sağlayacak önerilerin geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98. maddesi ve TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

Türkiye, maalesef hiçbir şeyin yeterince korunamadığı ve güvende olmadığı bir ülke haline gelmiştir. Çocuklar, kadınlar, hayvanlar, doğa, sınırlar ve hatta kişisel veriler dahi güven altında değildir. Bunun temel sebebi, bu değerleri korumak için yeterli bir iradenin, niyetin ve kabiliyetin olmamasıdır. Bir ülkenin geleceği olan çocuklar, yalnızca ailelere değil, millete ve devlete de kutsal bir emanet olarak bırakılmıştır. Ancak bu kutsal emanete, 22 yıllık AK Parti iktidarı boyunca ne yazık ki ihanet edilmiştir.

Çocuk işçiliği gibi, insanlık onuruna yakışmayan sorunlar hala varlığını sürdürmektedir. 2024 yılı itibarıyla Türkiye'de yaklaşık 760 bin çocuk işçi olduğu tahmin edilmektedir. 2024 yılının ilk 6 ayında 33 çocuk işçinin iş kazalarında hayatını kaybetmesi çocukların yaşadığı durumu daha vahim hale getirmektedir. Bu çocuklar okullarında eğitim alıp, geleceğe hazırlanacakları yerde, iş yerlerinde maalesef hayatlarını kaybetmektedirler. Bununla birlikte, çocukların eğitime erişim hakkı da büyük ölçüde ihlal edilmektedir. Okula gitmeyen veya gidemeyen çocuk sayısı milyonları bulmuş, resmi verilere göre Milli Eğitim Bakanı'nın ifadesiyle 500 bin çocuk okuldan kaydını sildirmiştir. Okula hiç kayıt yaptırmayan çocukların sayısı ise bilinmemektedir. Bunun yanı sıra, OECD'nin raporlarına göre, Türkiye'de her 4 çocuktan biri yatağa aç girmektedir. Bu çocuklar artık büyüme ve gelişme süreçlerinde gerileme göstermekte, bedensel olarak daha küçük ve zayıf kalmaktadırlar. Yine bu yılın ilk 6 ayında maalesef 33 çocuk intihar ederek hayatlarına son vermiştir. Dolayısıyla AKP iktidarının yetersiz politikaları ve kaynakların yanlış kullanımı, çocukların eğitimden uzaklaşmalarına ve sağlıksız koşullarda yaşamalarına neden olmaktadır. Eğitim sistemindeki bozukluklar, taşımalı eğitimin yetersizliği ve temizlik gibi en temel hizmetlerin bile sağlanamaması, çocukların yaşama küsmelerine yol açmaktadır. Bu durumun sebebi ise ülkenin genel yönetim anlayışındaki aksaklıklardır.

Bir diğer vahim tablo ise çocukların suçla tanışma yaşı ve oranlarındaki büyük artıştır. 2023 yılı içinde 540 bin çocuğumuz güvenlik ve yargı makamlarıyla muhatap olmuş, 263 bin çocuk suça sürüklenmiş ve haklarında hukuki süreç başlatılmıştır. Ayrıca 143 bin çocuğumuz yaralanmış, 26 bin çocuk cinsel istismara uğramıştır. Türkiye'de her gün 71 çocuğun cinsel istismara maruz kalması, çocukların devlet tarafından korunamadığını açıkça göstermektedir.

Devlete emanet edilen çocuklar dahi bu acımasız düzen içinde ihmal edilmekte, hatta bazen şiddet ve istismar mağduru olmaktadır. Devlet himayesindeki çocuk yuvalarında yaşanan olaylar, Balıkesir, Zonguldak, Mersin, Niğde gibi illerde ortaya çıkan istismar ve ihmal vakaları, bu trajedinin boyutunu gözler önüne sermektedir. Ayrıca çocuk ölümleri de endişe verici düzeydedir. 2022 yılında her bin çocuktan 11.2'si hayatını kaybetmişken, bu oran 2023 yılında 14.5'e yükselmiştir. Bebek ölümleri ise artış göstermekte, 2023 yılı itibarıyla her 1000 bebekten 10'u hayatını kaybetmektedir. Bu korkunç artışın sebepleri yeterince araştırılmamış ve çocuk ölümlerine yol açan temel faktörler üzerine hiçbir ciddi adım atılmamıştır.

Ülkemizde, maalesef çeteler her geçen gün etkinliğini artırmaktadır. Organize bir şekilde faaliyet gösteren bu yapılar, artık yeni doğan bebeklerimiz için bile büyük bir tehdit haline gelmiştir. Özel hastanelerde yeni doğan bebeklerin bilimsel verilere aykırı şekilde kuvözlere alınarak ihmaller sonucu hayatlarını kaybetmeleri, bebeklerin bile bu çirkin düzen içerisinde gözden çıkarıldığını göstermektedir.

Yukarıda sıralanan tüm bu vahim tabloya rağmen, yetkililerden hiçbir ciddi adım atılmamakta, ilgili bakanlıklar sessiz kalmaktadır. Bu ihmaller ve sistematik sorunların araştırılması, çocuklarımızın geleceği için acil bir gerekliliktir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu konularda kapsamlı bir araştırma yapmalı ve çözüm yolları geliştirilmelidir. Bu sebeplerle, yukarıda belirtilen olayların araştırılması ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla, bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA
İYİ Parti 1

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.