Bazı özel hastanelerde yaşanan bebek ölümlerinde ihmali bulunanların tespit edilerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Kamuoyunda "yenidoğan çetesi" ismi ile adı geçen ve yenidoğan bebekleri çeşitli gerekçelerle özel hastanelere sevk ederek SGK"den pay almayı amaçlayan ve bu amaç uğruna bebeklerin ölümlerine neden olanların yol açtığı zararların ortaya çıkarılması, toplumda sağlık birimlerine olan güvenin sarsılmasının yarattığı tahribatın tespiti, bu tür çetelerin hangi yasal açıklardan yararlanarak bu tür girişimlerde bulunduğunun araştırılması, çete üyelerinin İstanbul dışında başka hangi çeperlerde örgütlendiklerinin belirlenmesi tüm ülkenin ortak beklentisidir. Ortaya çıkan hadise başta bebekler olmak üzere tüm yurttaşların can güvenliklerini tehdit eder boyutta olup yurttaşların sağlığa erişim hakları ve güvenliklerinin sağlanmasının zarureti bağlamında alınacak tedbirlerin belirlenerek çok boyutlu çalışmaların yürütülmesinin sağlanması amacı ile Anayasa'nın 98 inci ve İçtüzüğün 104*üncü ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.21.10.2024
GEREKÇE ÖZETİ
Türkiye'de sağlık sistemi; gereken önemin asla verilmemesi ve yeterli kaynak aktarılmaması gibi nedenlerden ötürü ülkenin önemli sorun alanlarının başındadır. Temel mesele, sosyal devlet ilkesinin yeterince özümsenmemesinden başlamakta, sağlığa yeterli bütçe ayrılmamasıyla insan yaşamını tehdit eder boyutlara varmaktadır.
Metnin tamamını göster (16 paragraf daha)Metni kısalt
Nitekim kamuoyuna yansıyan yenidoğan çetesi adlı suç örgütünün maddi kazanç elde etmek uğruna insan yaşamını yok sayan yaklaşımları bu kaygıları gün yüzüne çıkarmış olup toplumda sağlık sistemine olan güven sarsılmıştır.
Bu bahisle sağlık sisteminin çürümüşlüğü ve özel hastanelerin varlığı başta olmak üzere çok boyutlu bir araştırmanın yapılması parlamentonun sorumluluğundadır.
GEREKÇE
Türkiye'de sağlık sistemi; gereken önemin asla verilmemesi ve yeterli kaynak aktarılmaması gibi nedenlerden ötürü ülkenin önemli sorun alanlarının başındadır. Temel mesele, sosyal devlet ilkesinin yeterince özümsenmemesinden başlamakta, sağlığa yeterli bütçe ayrılmamasıyla insan yaşamını tehdit eder boyutlara varmaktadır.
Nitekim kamuoyuna yansıyan yenidoğan çetesi adlı suç örgütünün maddi kazanç elde etmek uğruna insan yaşamını yok sayan yaklaşımları bu kaygıları gün yüzüne çıkarmış olup toplumda sağlık sistemine olan güven sarsılmıştır.
Mevcut iktidarın ilk yıllarında kamu hastanelerine ayrılan ödenekten fazlası özel hastanelere aktarılarak, sağlık sisteminin temelinden çökmesinin yolları örülmüştür. Diğer yandan sermayedarlara arazi sağlanması ve sair kaynakların gene sermayedarlara aktarımı ile oluşturulan şehir hastaneleri, sağlık alanındaki çözümsüzlüğü daha da katmerlendirmiştir. İktidar, şehir hastaneleri inşaatlarını yapan şirketlere büyük miktarlarda kira bedeli ödeyerek bütçenin önemli bir kısmını sağlığa değil, sermayeye aktarırken, diğer kamu hastanelerinin kapatılmasıyla krizi daha da büyütmüştür.
Yine, 15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından ilan edilen OHAL KHK'leriyle çok sayıda sağlık emekçisinin görevlerinden ihraç edilmiş olması, çözüme ulaşmayı güçleştirmiştir. Bununla yetinmeyen iktidar, yaptığı yasal düzenlemelerle tıp fakültesi mezunlarının güvenlik gerekçesiyle atanmalarının da önüne geçmiştir. Alanda emek veren hekimler ile sağlık emekçilerinin de gerekli ekipman, yeterli test, uygun çalışma ve mesai koşulları gibi temel talepleri yanıtsız bırakılmış; çalışma koşulları günden güne kötüleşmiştir.
İzah etmiş olduğumuz sağlık sisteminde oluşturulan tahribat, kamuoyunda adı "yenidoğan çetesi" olarak lanse edilen ve toplumun kötülüğün en net haline tanıklık etmesine neden olan hadiseyi beraberinde getirmiştir. Toplumun en savunmasız kesimi olan yeni doğan bebeklerin yaşam haklarını hedef alan bu oluşum, ülkedeki çürümüşlüğün geldiği seviyeyi göstermesi bakımından da son derece çarpıcıdır.
Sağlıkta özelleştirme, kamu hekimlerinin gerekli güvencelerden yoksun bırakılması ve özel hastanelere kamudan daha fazla kaynak ayrılmış olması; sağlıkta ticarileşme kavramının dahi basit kaçacağı organizasyonlara neden olmuştur.
İstanbul'da 112 Acil Çağrı Merkezi'nde çalışan kişilerle ortak hareket ederek, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk eden çetenin son derece profesyonel bir portre çiziyor oluşu, meselenin yasal açıklarından organize bir biçimde faydalanıldığını da göstermektedir. Böylesi bir organizasyonun; kamu erklerinin, çeşitli idari birimlerin haberi olmaksızın gerçekleşmesinin mümkün olmadığı da açıktır. Çete, yoğun bakım ihtiyacı olan ve hatta olmayan bebekleri, anlaşmalı hastanelere yönlendirerek, gereğinden fazla yoğun bakımda tutuyordu. Böylelikle her bebek için günlük 7 veya 8 bin lira ücret alıyordu. Yine usule aykırı bir şekilde hastanedeki ilaçların satılması da, çetenin diğer maddi hedeflerindendi. Nitekim sistemin, SGK ve aileleri dolandırmak üzere kurulmuş olduğu açıktır.
Skandalın ortaya çıkmasının ardından, çeteyle ilgili soruşturmanın İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün (Ooihbar Oüzerine (Büyükçekmece (Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda 21 Mayıs 2023 tarihinde başlatıldığı öğrenilmiştir. Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada da CİMER başvurusu üzerine çeteye dair soruşturma sürecinin başlatıldığı bilgisi kamuoyu ile paylaşılmıştır. 20 Haziran 2023 tarihi itibarıyla iki ayrı operasyonla şüpheliler gözaltına alınırken, 30 Ağustos 2024'te tutuklu şüphelilerin avukatının, soruşturmayı yürüten savcıyı tehdit ettiği görüntüler basına yansımıştır.
Yirmi ikisi tutuklu olan 47 şüpheli hakkındaki iddianame 16 Ekim'de hazırlanmış; NN Bakırköy Savcılığı tarafından hazırlanan 400 sayfalık iddianame detaylarının basına yansımasının ardından olaya karıştığı iddia edilen 10 hastanenin ruhsatları iptal edilmiştir; Ruhsatı iptal edilen hastaneler; Özel Avcılar Hospital Hastanesi, Özel TRG Hospitalist Hastanesi, Özel Birinci Hastanesi, Özel Güney Hastanesi, Özel Bağcılar Medilife Hastanesi; Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi, Özel Reyap İstanbul Hastanesi, Özel Şafak Hastanesi Bağcılar, Özel Silivri Kolan Hospital Hastanesi ve Çorlu Reyap Hastanesi olup ilgili t bakan açıklamasında artık bu işletmelerin hastane olmadıkları duyurulmuştur.
İddianamede adı geçen Özel Avcılar Hospital'ın önceki dönem sağlık bakanlarından Mehmet Müezzinoğlu'na ait oluşu da bir diğer soru işareti olup bu çetenin çeperinin nerelere kadar uzandığının tespiti elzemdir. Üstelik bu skandala rağmen önceki bakan ve hastane yönetiminin, adı geçen hastanenin "suçlu" olmadığı yönündeki vurguları da izaha muhtaçtır;
Sağlık sistemini çökerten bir diğer husus da, özel hastanelerdeki birimlerin, çeşitli işletmelere verilmesidir. Yani, özel bir hastanenin dahiliye kliniği bir işletmeye ait iken örneğin tetkikleri gerçekleştirecek olan radyoloji birimi ile ekipmanların başka bir işletmeye ait olması, sağlıkta bütüncül yaklaşımı da bozan bir sistemdir. İnsan sağlığı için sağlıkta bütüncül yaklaşımdari kopulmasının tedavi süreçlerini aksattığı izahtan varestedir. Ayrıca bu sistem, daha fazla sömürüyü beraberinde getirmekte, işletmeler SGKden daha fazla pay alma uğruna hastalara gerekli olmayan tetkikleri de dayatmaktadır. Şüphesiz bu sistemin yarattığı tahribatın geldiği en son nokta yenidoğan bebeklere biçilen ölüm olmuştur:
İzah etmiş olduğum hususlar, anayasa ve evrensel hukuk bağlamında insan yaşamının tehdit edildiği evreleri ve boyutları göstermektedir. Başta sağlıkta özelleştirmenin kaldırılması ve sistemin kamu eliyle yürütülmesinin sağlanması olmak üzere, sağlık sisteminde meydana gelen tahribatın ortaya çıkarılması, yenidoğan çetesinin tüm organizasyon şemasının tespit edilmesi, bu çetenin devletin hangi birimlerinden destek aldığının topluma izah edilmesi şu an parlamentonun acil gündemlerindendir. Bu bahisle bir meclis araştırması açılması ve meselenin bir komisyon eliyle yürütülmesi gerekmektedir.
YAT 4 YER N Yen
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.