Atanamayan öğretmenlerin sorunlarının tespit edilerek öğretmen ihtiyacının belirlenmesi ve ileriki yıllarda yaşanacak problemlerin önüne geçilebilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Bir toplumun geleceğini, bireylerine verdiği eğitimin niteliği belirler. Eğitimin en temel amacı ise her türlü kalıplaşmış düşünceden uzak, özgür, hukuka saygılı ve bilimsel açıdan düşünebilen insancıl yurttaşları yetiştirmektir.
Ulusal eğitim politikası, bireyin hakkı ile içinde yaşayacağı ve özgürleşeceği toplumun gereksinimleri, evrensel değerleri de dikkate alarak düzenlemeli ve uygulamalıdır.
Anayasanın 42. Maddesi ilk fıkrasında "kimse, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz" hükmü yer almaktadır. Anayasadaki bu hükme rağmen eğitim sistemimiz çok önemli sorunlarla karşı karşıya bırakılmıştır. Bu sorunların en başında sürekli değiştirilen, adeta istikrarsız bir hale dönüşen eğitim sistemimiz ve eğitim sistemi emektarları olan öğretmenlerimizin sayısal olarak yetersizliği gelmektedir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Devletin en temel anayasal görevinin yerine getirilmesinde ki aksamalar; 2002 yılında yaygınlaştırılan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının öğretmen özlük haklarında gerilemesinde önemli bir katkısı olmuştur. Bu sorunlara bir de eklenen, yer değiştirme ve görevde yükselme işlemlerindeki siyasi müdahalelerle beraber Öğretmenlerin örgütlü bulunduğu kurumlara baskılar artmıştır. Bütün bu yaşanan sorunlara rağmen mevcut iktidar, öğrenci, okul, derslik ve araç gereçlerinde görülen artışı eğitimin başarı ölçüsü olarak sunmaktadır. Oysa günümüz eğitimdeki başarı göstergeleri, ülkenin nereden nereye geldiğine bakılarak değil, uluslararası performans kıyaslamalarına göre değerlendirilmektedir. Yani, öğrenci, okul, derslik ve öğretmen sayısındaki artış, eğitimdeki başarının ölçüsü olamaz.
AKP hükümetleri döneminde öğretmenlerin, sosyal ve özlük sorunları sürekli artmıştır. İl içi ve il dışı atamaları başta olmak üzere özür gurubu atamalarında, norm kadro sorunlarında ve alan değişikliklerinde öğretmenler düzenli ve sürekli mağdur edilmişlerdir.
Öğretmenlerin karşı karşıya bırakıldıkları ekonomik ve sosyal olumsuzlukların yanı sıra, yeni mezun olan öğretmen adaylarının da ülke genelinde önemli sayıda öğretmen ihtiyacı bulunmasına karşın, kadrolarına atanamamaları, hak ettikleri mesleklerine kavuşamamaları yasal bir sorun olduğu kadar aynı zamanda sosyal bir sorun olarak da öne çıkmaktadır. Eğitim hizmetlerinin nitelikli ve kolay ulaşılabilir olarak sunulması, eğitim sisteminin ihtiyaç duyduğu sayıda nitelikli öğretmenlerin görevlerine atanması ile mümkün olur. Temel amaç eğitim eliyle bireyi; eşitlikçi, nitelikli ve çağdaş seviyelere konumlandırmak olmalıdır.
Durmaksızın açılan eğitim fakülteleri, atanamayan öğretmen ordusunu her geçen gün çoğaltmaktadır. Bu sorun sadece öğretmen olmak ve bu hizmeti vermek isteyen fakat plansızlık yüzünden görevlerini yapamayan gençlerimizin sorunu değildir. Çocuğuna nitelikli eğitim talep eden her bireyin sorunudur.
Yukarıda bahse konu atanamayan öğretmenlerimizin bu sorunları başta olmak üzere, aksayan bu hakları yüzünden içinde bulundukları sosyal, ekonomik ve psikolojik koşulların düzeltilmesi; ayrıca öğretmen ihtiyacının belirlenerek bu mağduriyetin ileriki yıllara yayılmasının önüne geçilmesi ve gereken yasal önlemlerin acilen karşılanması için Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddelerine göre Meclis ii raçılm arz ve teklif ederiz. /
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.