Hakkari Derecik'te orman alanlarının tahrip edilmesinin ekolojik ve sosyal etkilerinin tespit edilerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Hakkâri'nin Derecik ilçesinde meydana gelen orman kıyımları, yalnızca bölge ekosistemine değil, yurttaşların geçim kaynaklarına, demografik yapıya ve iklim krizine karşı savunmasızlığa ciddi zararlar vermektedir. Bu kıyımların, askeri faaliyetler ve ticari amaçlarla gerçekleştirildiği iddiaları, çevresel tahribatın ekonomik ve güvenlik politikalarıyla araçsallaştırıldığını göstermektedir. Bölgedeki ormanların yok edilmesi, biyolojik çeşitliliği tehdit ederken karbon yutaklarının azalmasına, hava kalitesinin düşmesine ve zorunlu göçlere yol açmaktadır. Bu bağlamda, Derecik"te yaşanan orman kıyımının ekolojik, ekonomik ve sosyal etkilerinin incelenmesi, nedenlerinin araştırılması ve yaşanan tahribatın tespit edilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104*üncü ve 10Yinci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim. erene
GEREKÇE
Küresel Karbon Projesi'nin 2024 raporuna göre, fosil yakıtlardan kaynaklanan karbon emisyonları 2023 yılına kıyasla %0,8 artarak 37,4 milyar tona ulaşacak. Bu artış, 1,59C sınırı için kalan karbon bütçesinin altı yıl içinde tükenebileceğini göstermektedir. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin verileri ise küresel karbon salınımının en az "%5,5'inin askeri yatırımlar ve operasyonlardan kaynaklandığını ortaya koymaktadır.
Metnin tamamını göster (10 paragraf daha)Metni kısalt
Hakkâri, zengin doğal ekosistemlerine rağmen, iklim değişikliği ve insan kaynaklı tahribat nedeniyle ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Cilo-Sat Dağları'ndaki buzulların hızla erimesi, bölgenin iklim krizine karşı savunmasızlığını gözler önüne sermektedir. Bilimsel verilere göre, bu buzulların kalınlığı son yıllarda 100-200 metreden 50 metreye kadar gerilemiştir.
Geçtiğimiz günlerde Derecik ilçesine bağlı Navberojan bölgesinde gerçekleştirilen orman kesimleri, ekolojik yıkımı daha da derinleştirmiştir. Asker ve korucular tarafından yapıldığı belirtilen bu kesimlerin bir kısmının karakol ve üs bölgelerinde yakacak olarak kullanıldığı, diğer kısmının ise ticari amaçlarla satıldığı iddia edilmektedir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2024 yılında yayımladığı verilere göre: " Toplam 12.057 ÇED duyurusu yapılmış, " 3.623 projeye "ÇED gerekli değil", " 621 projeye "ÇED olumlu", " 405 projeye "iptal/iade", " İl projeye ise "ÇED olumsuz" karışı verilmiştir.
Enerji sektörüne ilişkin 3.902 ÇED duyurusunun 624'ü "ÇED gerekli değil" kararıyla sonuçlanmıştır. Bu veriler, çevresel değerlendirme süreçlerinin genellikle ekonomik çıkarlar lehine şekillendiğini göstermektedir.
Derecik ilçesinde yaşanan orman kıyımı, yalnızca ekosistem üzerinde değil, bölgenin demografik yapısında da derin izler bırakmaktadır. Ormanların yok edilmesi, bölgede yaşayan yurttaşların geçim kaynaklarını kaybetmesine neden olmakta ve bu durum, zorunlu göçlerle bölgenin insansızlaşmasını hızlandırmaktadır. Tarım ve hayvancılıkla geçinen aileler, ormansızlaşma nedeniyle hem ekonomik kayıplarla hem de yaşam alanlarının yok olmasıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Ormanlar, biyolojik çeşitliliğin korunmasında hayati bir rol oynamaktadır. Ancak Derecik"teki kesimler, yaban hayatının yaşam alanlarını yok ederek bölge ekosistemine büyük zarar vermektedir. Bu tahribat, bitki ve hayvan türlerinin neslinin tükenme riskiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Ekolojik dengeye verilen zarar, su kaynaklarının azalması ve toprak erozyonu gibi yan etkileri de beraberinde getirmektedir.
Ormanlar, karbon yutakları olarak atmosferdeki karbon dioksit seviyesini dengede tutmaya yardımcı olur. Ancak Derecik'teki orman kıyımları, bu dengenin bozulmasına yol açarak karbon emisyonlarını artırmaktadır. Bu durum, iklim krizini derinleştirerek daha genç kuşakların geleceğini tehdit etmektedir.
Temiz Hava Hakkı Platformu?nun Kara Rapor 2024 verilerine göre, Türkiye nüfusunun 9492'si, Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre kirli hava solumaktadır. Hakkâri, bu listede en kirli hava kalitesine sahip il olarak öne çıkmaktadır. Ormanların yok edilmesi, zaten kötü durumda olan hava kalitesini daha da düşürerek bölge halkının sağlığını tehdit etmektedir.
Ülkenin çevre politikaları, kalkınma ve güvenlik gerekçeleriyle şekillenmekte, ekolojik ilkeleri göz ardı etmektedir. Hakkâri Derecik"te yaşanan orman kıyımı, bu politikaların askeri alandaki bir uzantısıdır. Bu uygulamalar, Birleşmiş Milletler'in kalkınma ilkeleriyle çelişmekte, doğanın araçsallaştırılmasını ortaya koymaktadır. Derecik'teki ağaç kıyımına son verilerek gerekli önlemler alınmalı ve doğaya verilen zarar durdurulmalıdır.
Derecik*te yaşanan orman kıyımının ekolojik, ekonomik ve sosyal etkilerinin incelenmesi, nedenlerinin araştırılması ve yaşanan tahribatın tespit edilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim. 4 Pap / hil 11
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.