Muş ilinde artan intihar vakalarının nedenlerinin tespit edilerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Muş ilinde son yıllarda intihar vakalarının ciddi şekilde arttığı tespit edilmiştir. TÜİK verilerine göre, 2000-2023 yılları arasında intihar oranı 1,3 kat artmıştır. Bu doğrultuda, intihar vakalarının nedenlerinin ve bu trajedilere yol açan toplumsal, ekonomik ve psikolojik faktörlerin incelenmesi, çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Anayasamızın 98. maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Muş ilinde son yıllarda intihar vakalarında ciddi bir artış gözlemlenmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2000-2023 yılları arasındaki verilerine göre, intihar oranı bu dönemde 1,3 kat artmıştır. Kaba intihar hızı ise 2001 yılında yüz binde 3,96 iken 2023 yılında yüz binde 6,76'ya yükselmiş ve özellikle 2019 yılında yüz binde 7,59 ile en yüksek seviyesine ulaşmıştır. 2020-2023 yılları arasında toplamda 90 intihar vakası kaydedilmiştir. Bu veriler, Muş ilindeki intihar vakalarının önlenmesi adına acil müdahalelere ihtiyaç duyulduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt
İntihar vakalarının yaş gruplarına göre dağılımı, bu sorunun en çok genç nüfusu etkilediğini göstermektedir. İntiharların en yoğun görüldüğü yaş grubu 15-19 yaş aralığıdır ve bu yaş grubunda 143 vaka tespit edilmiştir. Ayrıca, 15 yaş ve altı çocuklar arasında da 65 vaka kaydedilmiştir. Bu durum, çocuk ve gençlerin ruh sağlığı hizmetlerine erişimde ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ortaya koymakta ve bu yaş gruplarına yönelik önleyici çalışmaların eksikliğini gözler önüne sermektedir.
İntihar nedenleri incelendiğinde, "bilinmeyen" kategorisinin 306 vaka ile en yüksek oranı oluşturduğu görülmektedir. Bu durum, intiharların altında yatan nedenlerin yeterince araştırılmadığını ve etkili çözüm yollarının geliştirilemediğini göstermektedir. Diğer dikkat çeken nedenler arasında "aile geçimsizliği" ve "diğer" kategorileri yer almaktadır. İntihar yöntemleri açısından bakıldığında ise en sık görülen yöntemin "asarak" (244 vaka) olduğu, bunu "ateşli silah kullanarak" gerçekleştirilen intiharların (209 vaka) takip ettiği tespit edilmiştir. Bu bulgular, bireylerin kolayca erişebildikleri yöntemlerle intihara yöneldiğini göstermekte ve bu tür araçların erişimini sınırlandırıcı düzenlemelerin gerekliliğini ortaya koymaktadır.
İntihar vakalarındaki bu artış, yalnızca bireysel trajediler değil, aynı zamanda toplumsal bir krizin yansımasıdır. Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nin 6. maddesi yaşam hakkını temel bir insan hakkı olarak tanımlamakta, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'nin 12. maddesi ise bireylerin ruh sağlığını koruyacak politikaların geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesi, devletlerin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü vurgulamaktadır.
Bu bağlamda, Muş ilindeki intihar vakalarının nedenlerinin derinlemesine araştırılması, toplumsal, ekonomik ve psikolojik faktörlerin ortaya konulması ve bu sorunların çözümüne yönelik etkili politikaların belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. (Ork? — Giyme
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.