2013 yılında Paris'te üç kadının öldürülmesi olayının tüm yönleriyle incelenerek olayın aydınlatılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de "faili meçhul" olgusu, geçmişten bugüne toplumsal hafızanın ayrılmaz bir parçası olagelmiştir. Özellikle 90'lı yıllarda kamuoyunun yakından takip ettiği birçok olayın bugün de aydınlatıl(a)madığı bilinmektedir. Çünkü bazı sembol davalar zaman aşımından düşürülürken birçok cinayet ise faili meçhul olarak kalmıştır. 9 Ocak 2013'te Fransa'nın başkenti Paris'te Kürt kadın siyasetçilerden Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e yönelik suikast da aydınlatılmayı beklemektedir. Söz konusu siyasi suikastın faili belli olmasına, failin birçok bağlantısının deşifre edilmesine rağmen gerekli adımlar atılmamıştır. Bu sebeple 9 Ocak Paris suikastının üzerine gidilerek tamamen aydınlatılması ve benzer vakaların önüne geçilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.
GEREKÇE
Toplumsal yüzleşmeye yönelik adımlar atılmadıkça faili meçhul bırakılan birçok olayla karşı karşıya kalınmıştır. Özellikle 90'lı yıllarda faili meçhul olarak kayda geçirilen birçok sistematik cinayetler silsilesi söz konusudur. Öyle ki geçmişten günümüze Kürt siyasetçi ve özgür basın emekçilerine yönelik uygulamalar, toplumsal hafızadaki canlılığını korumaktadır. Buna rağmen ne dün ne de bugün işlenen cinayet ve/ya katliamların akıbetleri sorgulanmamış, fail/faillerin bulunması hiçbir zaman istenmemiştir. Buna bağlı olarak Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi cinayetinde cezasızlık rejimi uygulanırken Roboski katliamı failleri tespit dahi edilmemiştir. Benzer şekilde 90'lı yıllarda yaşanan Musa Anter cinayeti ile sivillerin katledildiği Vartinis davası da zaman aşımı gerekçesiyle düşürülmüştür.
Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt
Siyasi bir kimlik taşıyan kişilere yönelik saldırılar dün olduğu gibi, bugün de toplumsal barışı tehdit etmektedir. Buna karşı siyasi erklerin ve yargının harekete geçmemesi de riskleri arttıran bir faktördür. Yakın zaman içinde Kürdistan Federe Bölgesinde birçok Kürt siyasetçinin hedef alınarak katledilmesi de bunun bir parçasıdır. Özellikle son yıllarda Mehmet Zeki Çelebi ile Nagihan Akarsel gibi Kürt siyasetçiler ile Hâro Bahadin ve Gülistan Tara, Kuzeydoğu Suriye'de Cihan Bilgin ve Nazım Taştan gibi gazeteciler hedef alınmışlardır. Aynı şekilde Fransa'nın başkenti Paris'te de 23 Arlık 2022 tarihinde Kürt sanatçı Mehmet Şirin Aydın ile Emine Kara ve Abdurrahman Kızıl katledilmişlerdir. Yakın bir zaman diliminde yaşanan bu cinayet ve saldırıların 9 Ocak 2013 tarihinden sonra artış göstermesi dikkat çekmektedir.
On iki yıl önce 9 Ocak'ta Kürt siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in siyasi bir suikast ile katledilmesi bugün de toplumsal hafızadaki canlılığını korumaktadır. Çünkü Paris'in ortasında planlı bir eylemle yapılan suikastın politik perde arkası aralanmamıştır. Paris Cumhuriyet Savcılığınca başlatılan soruşturma sonucunda gözaltılar olmuş, akabinde katil zanlısı olarak Ömer Güney adlı şahıs tutuklanmıştır. Zanlıyla ilgili yapılan tahkikatla birlikte Türkiye'ye geliş-gidiş yoğunluğu, temasta bulunduğu kişiler ve kaldığı lüks hotellerle ilgili birçok dikkat çekici bilgi ortaya çıkmıştır. Öyle ki zanlının bazı MİT üyeleriyle bağlantıda olduğuna yönelik de ciddi bulgu ve iddialar gündeme gelmiştir.
Buna rağmen Kürt kadın siyasetçilere yönelik cinayet soruşturması yıllarca Fransa ve Türkiye makamları tarafından sürüncemede bırakılmıştır. Her ne kadar suikastın aydınlatılması noktasında Mayıs 2015'te hazırlanan iddianame önem arz etse de duruşmadan bir ay önce zanlı Ömer Güney'in beynindeki tümör nedeniyle 17 Aralık 2016'da öldüğü kamuoyuna duyurulmuştur. Olayın failinin şüpheli ve ani bir şekilde ölmesiyle geride birçok sorunun cevabı bulunamamış, dava dosyası da düşürülmüştür. Buna rağmen yıllardır kadın mücadelesi yürütenler başta olmak üzere toplumun geniş bir kesimi sır perdesinin aralanması çağrısında bulunmaktadır. Çünkü 9 Ocak suikastının yapıldığı dönem, Türkiye'de önemli bir sürecin de başladığı günlere denk gelmiştir.
Kürt siyasi mücadelesi ile kadın hareketinin öncülerine yönelik eylemlerin rastgele olmadığı aşikardır. 9 Ocak suikastıyla birlikte barış arayışının, toplumsal bütünleşmenin hedef alındığı kanısı bugün de hakimdir. Buna rağmen siyasi saldırı ve suikastların üzerine gidilmedikçe ve şeffaf bir süreç işletilerek aydınlatılmadıkça toplumsal vicdan da rahatlamamaktadır. Bugün kolektif bir hafızayı oluşturan cinayetlerin faili meçhul bırakılarak değersizleştirilmesi çözüme hizmet etmemektedir. Bu sebeple Kürt siyasi şahsiyetlere yönelik bir silsile halinde vuku bulan cinayetlerin de aydınlatılması açısından 9 Ocak 2013 yılında Paris*te yaşanan siyasi suikastın perde arkasının deşifre edilerek bir yüzleşmenin sağlanması için adım atılması gerekmektedir. ni, ıı N pat İ | TU ( ale 17 air 20 RA ANN
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.