İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2364 GÜNDEMDE

Çocuklara yönelik işlenen suçların nedenlerinin ve kayıp çocukların akıbeti ile şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Zeynel Emre İstanbul · CHP ve 21 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Diyarbakır'da 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolduktan sonra 8 Eylül 2024 tarihinde cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti, ülkemizin kanayan bir yarasını tekrardan gündeme taşıdı. Arama çalışmaları ile Narin Güran'ın cansız bedeninin bulunmasının ardından yürütülen soruşturma evresinin üzerinden bir ay fazla süre geçmesine karşın, cinayetin nedeni ile tutuklananlar haricinde cinayete karışan başka kişilerin olup olmadığına ilişkin hala net bilgilere ulaşılamamıştır. Şu ana kadar net tek gelişme ise, Narin Güran'ın cesedinin bulunduğu Taşvantepe köyünde, başta akrabaları olmak üzere çok sayıda kişinin cinayetle isminin anılması ve arama çalışmaları sırasında güvenlik güçlerinin köylüler tarafından organize şekilde yanıltılmaya çalışıldığıdır. Bu durum; farklı vakalarla kamuoyunun gündemine gelen Türkiye'deki kayıp çocuk ve şüpheli çocuk ölümleri bağlamında toplumsal ölçekteki sorunlara işaret etmekte ve çocuklara yönelik işlenen suçların üstünün ne yazık ki elbirliğiyle örtülmek istendiğini göstermektedir. Bu olgu, çocuklara yönelik işlenen suçlar kadar tehlikeli bir ' başka sorun olduğunu belirginleştirmekte ve gecikmesizin üzerine gidilmesini zorunlu kılmaktadır.

Kayıp çocuklar sorunu başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümleri konusunda birbirine etki eden sorunlu yaklaşım ve kamu otoritesinin sorunu ele alış düzeylerinde ciddi eksikler gözlemlenmektedir. Kayıp çocuklar ile şüpheli çocuk ölümleri, sadece sansasyonel vakalar olduğunda kamuoyunun gündemine gelmekte; katilin kim veya kimler olduğu ya da çocuğun canlı veya ölü bulunmasının ardından dosyanın kapandığı, toplumun gündeminden çıktığı yaşanan birçok olay sonrası tekerrür etmektedir. Çocuklara yönelik suçların toplumsal algıdaki hassaslığının yazılı ve görsel basının yanı sıra sosyal medya açısından da ilgi çekici olması vakanın yansımalarını ilk günlerde çığ gibi büyütmekte; toplumsal baskının oluşması ve bu bağlamda emniyet ve yargı organlarının olayın üzerine ciddiyetle gitmesine katkı vermektedir. Buna karşın yayın ve paylaşımlar belli bir süre sonra sorunun popülerleşmesi ve belli açılardan sıradanlaştırılmasına sebep olmaktadır. Dolayısıyla da her kayıp çocuk ya da şüpheli çocuk ölümü, toplumsal kökenleri ve nedenlerinden soyutlanarak polisiye bir hal almaktadır.

Kayıp çocuklar ve şüpheli çocuk ölümlerine ilişkin basın ve sosyal medya alanındaki bu yaklaşım sorunu, sorumluluk taşıyan kamu kurumlarında da farklı şekilde tezahür etmektedir. Olay yaşandıktan sonra emniyet tedbirleri ile yargısal gereklilikleri yerine getirmekle konumlanan kamu otoritesinin, asıl sorumluluğu olan yeni olayların yaşanmasını engelleme amaçlı tedbirleri ise yeterince almadığı anlaşılmaktadır. Bazı vakalar sonrası, o da geçici olarak üzerinde durulan çocuklara yönelik suçlarla ilgili resmi | rakamları değerlendirdiğimizde, buzdağının görünen yüzüyle karşı karşıya olduğumuzu ifade edebiliriz. Sadece geçen yıl güvenlik birimlerine gelen çocuk sayısı 537 bin civarında ve bu çocukların neredeyse yarısı suçun mağdurudur. Yüzde 61'i yaralama, yüzde 12'si cinsel suç mağduruyken, azımsanmayacak sayıdaki çocuk da tehdit ve aile içi şiddete maruz kalmıştır.

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) son olarak 2016 yılında kayıp çocuklara ilişkin kamuoyuyla paylaştığı veride, 2008-2016 arasında Türkiye'de toplam 104 bin 531 çocuğun kaybolduğu kaydedilmektedir. Güne vurduğumuzda 26, şyıla vurduğumuzda 13 bin çocuğun kaybolduğu ya da kaçırıldığı görülmektedir İ£ oklufnsan düzeyde farkındalık yaratma, çocuklara yönelik işlenen suçlara ilişkin gerekl"ledbi &ki alınıp alınmadığını sorgulanma açısından önem içeren söz konusu" vehilEriN ayhi li gerekçeye dayanmaksızın son 8 yıldır açıklanmaması, vurguladIğırpı di Yaklaş İ sorunuyla birlikte kamu otoritesinin çocuklara yönelik suçlarının üstünü örtmeye dolaylı şekilde hizmet ettiği kuşkusuna da yol açmaktadır.

Bu bağlamda çocuklara yönelik suçlar, kayıp çocukların akıbeti ve şüpheli çocuk ölümlerinin yasama organı düzeyinde ele alınması; çocuklara karşı işlenen suçların sosyo kültürel, sosyo demografik, hukuksal ve ekonomik nedenlerinin araştırılması ile gerekli tedbirlerin belirlenmesi için Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105 nci maddeferi kap$amıhda bir Meclis araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.

Up o) Ve 2 > — Mine Tri Bah Kİ 4,

| Efe © mens

BEN

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

22 İMZA
CHP 22

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.