İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2369 GÜNDEMDE

6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen kişilerin karşılaştıkları sorunların tespit edilerek bu sorunların çözümüne yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Semra Çağlar Gökalp Bitlis · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

TEM ..

HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞUNA

Metnin tamamını göster (12 paragraf daha)Metni kısalt

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen gerek deprem bölgelerinde yaşayan gerekse göç etmek zorunda kalan depremzedeler, çeşitli zorluklarla karşılaşmaya devam etmektedir. Geçen 2 yıl süresince depremzedelerin karşı karşıya bırakıldığı sorunların tespit edilmesi, sorunların çözümünde ihmali veya kusuru bulunan idari mekanizmaların belirlenmesi ve gereken önlemlerin hızlı bir şekilde alınması hususunda parlamento tarafından inisiyatif alınması amacıyla Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104*üncü ve 115 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması gereğini arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE ÖZETİ

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler, 11 ili kapsayan geniş bir coğrafyada yıkıma yol açmış ve on-binlerce insanın hayatına mal olmuştur. Aradan iki yıl geçmesine rağmen, AKP iktidarının yönetimindeki afet politikalarının eksiklikleri nedeniyle depremzedeler barınma, ekonomik güvence, eğitim ve sağlık gibi temel haklardan mahrum kalmaktadır.

Resmi açıklamalara göre, deprem bölgesinde 36.932 bina deprem anında yıkılmıştır. Bu kapsamda, kalıcı konutların inşası için planlamalar yapılmış ve TOKİ aracılığıyla kentlerde 200 bin, kırsal alanlarda ise 70 bin konutun inşa edilmesi hedeflenmiştir. Ancak, yeniden yapılaşma sürecinde karşılaşılan bürokratik engeller, finansman sorunları ve altyapı eksiklikleri, sürecin yavaş ilerlemesine neden olmaktadır. Ayrıca, yeni yapıların deprem yönetmeliklerine uygunluğu ve denetim süreçlerinin etkinliği konusunda da endişeler bulunmaktadır Deprem sonrasında çadırkent ve konteyner kentler geçici çözümler olarak sunulmuş olsa da bu alanlarda yaşayan insan sayısı halen on binlerle ifade edilmektedir. AKP iktidarı, 2024 yılı itibariyle tamamlanması gereken kalıcı konutların ancak %40'ını teslim edebilmiş, büyük bir kısmı halen inşaat aşamasında kalmıştır. Depremzedeler, evlerini kaybetmelerine rağmen uzun vadeli barınma garantisi bulamamaktadır. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar için yeniden inşa süreci neredeyse yok denecek kadar yavaş ilerlemektedir.

Bunların yanısıra, depremzedeler rezerv alan politikalarıyla da mağdur edilmektedir. Afet sonrası bölgelerde rezerv alan ilan edilen yerlerde yaşayanlar, yerlerinden edilmekte ve ranta dayalı projelerin önü açılmaktadır. Depremzedeler için yapılması gereken sosyal konut projeleri, müteahhitlerin çıkarlarını gözeten politikalarla geri plana atılmaktadır. Bu durum, halkın barınma hakkının sermaye lehine göz ardı edilmesine neden olmaktadır. GEREKÇE

Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde aradan geçen 2 yıla rağmen çoklu krizler ve sorunlar devam etmektedir. Barınma en temel sorun olmakla beraber işsizlik, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar, yoksulluk gibi çok sayıda sorun çözüm beklemektedir.

Deprem bölgesinde fabrikalar, iş yerleri ve tarımsal alanların yıkılmasıyla binlerce insan işsiz kalmış, söz verilen ekonomik destekler ise ya yetersiz kalmış ya da yalnızca belli gruplara ulaşmıştır. Depremzedeler için ayrılan yardım fonlarının da yetersiz ve düzensiz dağıtıldığı görülmektedir. İktidar, bölgedeki ekonomik faaliyeti canlandırmak için yeterli yatırım yapmadığı gibi, yeniden yapılandırma projelerinde de şeffaflık sorunları göze çarpmaktadır.

MEB verilerine göre deprem bölgesinde okulların çoğu ya tamamen yıkılmış ya da ağır hasar görmüştür. Birçok çocuk, okul eksikliği ve ailelerinin göç etmesi nedeniyle eğitim hayatından kopmuştur. 6 Şubat depremlerinin ikinci yılında, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası(Eğitim-Sen) deprem bölgesi olan Adıyaman, Hatay, Malatya, Osmaniye ve İskenderun'da öğrenci ve eğitim emekçilerinin durumuna ilişkin hazırladığı raporunda oldukça önemli tespitlerde bulunmuştur. Aradan iki yıl geçmesine rağmen halen okulların yeniden inşasının yapılmadığı ve deprem bölgesinde okullaşma oranının hızla düştüğü, barınma, altyapı ve hijyen sorunlarının devam ettiği ifade edilen rapora göre depremden etkilenen öğrenciler ve öğretmenler, yaşadıkları travmalar nedeniyle psikososyal desteğe ihtiyaç duymakta, ancak bu desteklerin yetersizliği, öğrencilerin öğrenme süreçlerine katılımını zorlaştırmakta ve okul terklerini artırmaktadır.

Deprem sonrası birçok kişi, güvenli bölgelere göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göç hareketi hem göç edenler hem de göç edilen bölgeler için çeşitli sorunları beraberinde getirmiştir. Göç eden depremzedeler, yeni çevrelerine uyum sağlama, iş bulma ve sosyal destek ağları oluşturma konusunda zorluklar yaşamaktadır.

Deprem bölgelerinde hastanelerin birçoğu zarar görmüş ve sağlık hizmetlerine erişim kısıtlanmıştır. Sağlık altyapısının yeniden ayağa kaldırılmasında yeterince hızlı harekete geçilmemiş ve bölgedeki doktor, hemşire ve ilaç eksikliği devam etmektedir. Ruh sağlığı hizmetlerine erişim neredeyse yok denecek kadar azdır ve psikolojik destek almak isteyen depremzedeler yeterli yardım alamamaktadır. Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği (TARDE) ve UNICEF iş birliğiyle yapılan bir araştırma, depremden etkilenen bireylerin yüzde 68'inin depresyon yaşadığı ve psikolojik destek ihtiyacının devam ettiğini ortaya koymuştur. Bu durum, özellikle çocuklar ve yaşlılar gibi hassas gruplar için daha belirgin olup, uzun vadeli psikososyal destek programlarına olan ihtiyacı göstermektedir.

6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan binaların enkazı, asbest gibi tehlikeli maddelerin havaya karışmasına neden olma riski taşıyordu. Özellikle eski binalarda bulunan asbestli malzemelerin kırılması ve toz haline gelmesi, solunum yoluyla vücuda girdiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği gerçeği göardı edilmiş, denetim ve koruyucu tedbirlerin eksikliği kamuoyunda endişe yaratmıştır. Uzun vadede akciğer hastalıklarına ve kansere yolma, yeraltı suyu ve toprağı kirletme gibi vahim sorunlara yol açabilen asbest ve diğer tehlikelei maddelere maruziyet riski halen devam etmektedir. Bu durum, afet sonrası çevresel ve halk sağlığı önlemlerinin önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

İmar planlarının bilimsel ve teknik temellere dayanması gerekirken, bölgede yine denetimsiz ve rant odaklı yapılaşma öne çıkmaktadır. Depremzedelerin konut ve altyapı taleplerinden çok, yüksek maliyetli prestij projelerine odaklanılması, iktidarın önceliklerini bir kez daha ortaya koymaktadır. Deprem bölgelerindeki konut inşaları planlandığı gibi ilerlememekte ve inşa edilen yapıların bazılarının denetimsiz şekilde yüklenici firmalara teslim edilmesi, halkın gelecekte yeni felaketlerle karşı karşıya kalma ihtimalini artırmaktadır. 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen, depremzedelerin karşılaştığı sorunlar devam etmektedir. Barınma, ekonomik, psikolojik, eğitim, sağlık ve sosyal destek alanlarındaki eksikliklerden dolayı depremzedeler halen yoksulluk, umutsuzluk .ve belirsizlik içinde yaşam mücadelesi vermektedir. İktidar 6 Şubat depremlerinin ardından etkili bir kriz yönetimi sergileyememiş ve depremzedelerin temel yaşam haklarını koruyamamıştır. Bu bakımdan parlamentonun yeniden yapılaşma sürecinin hızlandırılması ve deprem yönetmeliklerine uygun, güvenli yapıların inşa edilmesi başta olmak üzere depremzedelerin tüm sorunlarının çözümü için uzun vadeli ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi, toplumsal dayanışmanın artırılması ve ilgili kurumların koordineli çalışması gibi konularda çözüm mercii olarak inisiyatif alması hayati bir önem taşımaktadır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.