İzmir ve Ege Denizi'ndeki sismik ve tektonik hareketlilik ile son bir asırda meydana gelen depremlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İzmir'de son bir asırda meydana gelen 6 ve üzeri şiddetindeki depremlerin yanı sıra gerek Ege Denizi'nde gerekse bölgede devam eden sismik ve tektonik hareketliliğin ve oluşacak depremlerin etkilerinin araştırılması, risk haritasının çıkarılarak bir an önce kentsel dönüşüme başlanması ve gereken önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98, TBMM İçtüzüğünün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (11 paragraf daha)Metni kısalt
Ülkemiz bir deprem ülkesi olup, topraklarının yüzde 92'si deprem riski taşımaktadır. Nüfusumuzun yüzde 95'i bu bölgelerde yaşamakta ve yine ülke ekonomisinin can damarı olan büyük sanayi kuruluşlarının yüzde 98'i de bu bölgelerde bulunmaktadır.
İzmir ise deprem riski açısından en kırılgan illerin başında gelmektedir. Bilim insanlarının yaptığı çalışmalara göre İzmir ve çevresi dünyanın tektonik yönden en aktif bölgelerinden biridir. Bu nedenle İzmir, büyük depremlere gebe, birbirine paralel dört fay hattının yanı sıra genç ve yaşlı birçok kırığı içinde barındıran ve yer kabuğu ince olduğu için yıkıcı riskler taşıyan bir bölgedir. Bölgenin depremselliği hareketli olduğu için zaman zaman stres boşalmaları olmakta, bu depremler artçılarla birlikte bir dizi şeklinde devam etmektedir. İzmir ve çevresindeki faylar kadar, şehirle bütünleşmiş olan Ege Denizi ve körfezde meydana gelen deprem ve sarsıntılar da yıkıcı etkiler yaratmaktadır. 2020'de Ege Denizi'nde meydana gelen 6,6 şiddetindeki deprem, İzmir'in Bornova ve Bayraklı ilçeleri başta olmak üzere onlarca binanın yıkımına neden olmuş, 117 kişi yaşamını yitirmiştir. Aynı depremle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan alınan verilere göre ağır 178, orta 176 ve kısmen 1143 binada hasar oluşmuştur.
Geçmişte de İzmir ve çevresinde buna benzer 6 ve üzeri şiddetinde depremler meydana gelmiş, can ve mal kayıpları yaşanmıştır. Nitekim;
31 Mart 1928 tarihinde İzmir Torbalı'da meydana gelen 6,5 büyüklüğündeki depremde 50 kişi ölmüş, 2500 binada hasar olmuştur.
22 Eylül 1939'da Dikili'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde 60 kişi yaşamını yitirmiş, 1235 binada hasar oluşmuştur.
23 Temmuz 1949'da Karaburun'da meydana gelen 6,6 şiddetindeki depremde 7 kişi ölmüş, 865 binada hasar meydana gelmiştir.
6 Kasım 1992'de Doğanbey'de yaşanan 6 büyüklüğündeki depremde can ve mal kaybı yaşanmasa da büyük korku ve paniğe neden olmuştur.
12 Haziran 2017'de Karaburun açıklarında meydana gelen 6,2 şiddetindeki depremde de can kaybı yaşanmasa da evlerde hasar olmuştur.
Bütün bunlar göstermektedir ki, İzmir ve çevresi deprem açısından son derece kırılgan ve aktif bir yapıdadır. Bu bağlamda hemen her 2-3 yılda bir büyüklükleri 6'ya ulaşan depremler yaşanmaktadır. Meydana gelen depremlerin ise büyük çoğunluğunun genelde yerkabuğunun ilk 7 kilometresinde kümelendiği tespit edilmiştir. Bu tür depremler yıkıcılık açısından fazla korkutucu olmamasına karşın, genç ve yaşlı kırıkların bir arada kesişmesiyle meydana gelen depremler çok daha büyük hasarlara ve kayıplara yol açmaktadır.
Öte yandan yapılan araştırmalara ve yapı stoklarına göre İzmir, dünyada depreme karşı en hassas, korunmasız, zayıf ve kolayca yaralanır şehirler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Bunun en somut gerçeği ise son bir haftadır yaşananlardır. Yunanistan'ın Santorini adası merkezli sismik hareketlilik sonucu 4 ile 5,5 şiddeti arasında yaşanan deprem fırtınası kilometrelerce uzakta olan İzmir'de de şiddetli bir şekilde hissedilmekte, korku ve panıgs yo. açmaktadır. Bu gerçekler ışığında geçmişte de büyük depremler yaşayan İzmir'in,olası yikicu bir depreme karşı hazırlıklı olması gerekmekte, şehrin ana fay hattı üzerindeki yerleşin yerlerinin yeniden planlama çerçevesinde dönüşüme uğraması ya da güçlendirme çalışmalarıya büyük önem verilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçeler bağlamında son bir asırda meydana gelen 6 ve üzeri şiddetindeki depremlerin yanı sıra gerek Ege Denizi'nde gerekse bölgede devam eden sismik ve tektonik hareketliliğin ve oluşacak depremlerin etkilerinin araştırılması, risk haritasının çıkarılarak bir an önce kentsel dönüşüme başlanması ve gereken önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98, TBMM İçtüzüğünün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.