Mersin'de inşaatı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santralinde yaşanan işçi ölümlerinin ve işçilerin yaşadıkları mağduriyetlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye'nin yapımı devam eden ilk nükleer enerji santrali olup süregiden çalışmalar boyunca işçilerin olumsuz çalışma koşulları, meydana gelen iş cinayetleri kamuoyuna yansımaktadır. Ancak santraldeki kapalı devre çalışma yöntemi, söz konusu olumsuzlukların daha az yansımasına, dolayısıyla da işçilere yönelik hak ihlalleri karşısında önlem alınmamasına sebep olmaktadır. Bu bahisle Akkuyu Nükleer Güç Santrali kapsamında yürütülen çalışmalarda meydana gelen iş cinayetlerinin ortaya çıkarılması, işçilerin maruz kaldıkları haksızlıkların tespiti ile yaşananlara dair yürütülmesi beklenen çalışma yöntemlerinin belirlenmesi amacı ile Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereği, Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederim.26.02.2025
GEREKÇE
Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye'nin yapımı devam eden ilk nükleer enerji santralidir. İdari olarak Mersin ilinin Gülnar ilçesine bağlı, en yakın yerleşim merkezi Büyükeceli beldesi olan sahada inşa edilmektedir. 27 Nisan 2023'te yakıt çubukları getirilmiş ve yapı nükleer tesis olarak anılmaya başlanmıştır. İlk reaktördeki elektriğin 2025 dolaylarında üretilmesi beklenmektedir.
Evveliyatında ise, Akkuyu gibi bir merkezde oluşacak olumsuz çevre etkileri nedeniyle yapılmaması yönünde çokça girişim olmuş ancak tüm bu karşı tutumlara rağmen santralin yapım süreci başlatılmıştır. Türkiye-Rusya arasında imzalanmış milletlerarası anlaşmaya dayalı olan Akkuyu Nükleer Güç Santralinin kurulması için gerekli ÇED raporunun uygun olmadığına dair çokça veri ortaya sunulmuş, bilirkişi raporları hazırlanmıştı. Yine Rusya ile yapılan anlaşma gereği Türkiye Akkuyu'nun 1 ve 2. ünitelerinde üretilecek elektriğin, yüzde 70'ini; 3 ve 4. ünitelerdekinin de yüzde 30'unu satın alacak olup yap-sahip ol-devret modeline göre tamamlanacak olan projede Türkiye'nin Rosatom'a 15 yıl süreyle, kw/saat başına 12.35 cent ortalama elektik ücreti ödeyeceği ifade edilmişti. Ayrıca Akkuyu NGS'yi kurma planı yapan Rosatom şirketinin de hiç bir nükleer santralinde Fukuşima'daki gibi ciddi bir kaza olması durumuna karşı altyapısal anlamda hazırlıklı olmadığı, gerekli olan acil soğutma suyu sistemi, yedek dizel jenaratörlerin iflası durumunda alınması gereken en son müdahale önlemlerine ilişkin olarak da bilgi sahibi olmadığı yönünde iddialar söz konusuydu. Tüm bu olumsuz hususlara dair bir açıklama yapılmadığı gibi olası olumsuzluklara dair ne gibi önlemler alınacağı hususu da müphem kalmıştır.
Halihazırda ise santralin yapım süreci, sahada meydana gelen iş kazaları, iş cinayetleri ve işçilerin maruz kaldığı olumsuzluklarla gündeme gelmektedir. NGS'de İçtaş şirketi bünyesinde çalışan işçiler, Ocak ayından bu yana maaşlarını alamadıklarını, üstelik her gün ortalama 500 işçinin hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını aktarmaktadır. Örneğin yaşanılan iş kazalarında kaç işçinin yaşamını yitirdiği, kaç işçinin yaralandığı, iş göremez hale geldiği, yasal haklarını alıp almadıkları bilinmemektedir. Netice itibariyle Rusya ile ortak anlaşma çerçevesinde bir çalışma süreci söz konusu olup, mevcut iş mevzuatının burada uygulanmaması da kaygıları artırmaktadır. Yine, işçilerin santral alanında barınma, beslenme gibi en temel haklarının sorunlu olduğu, yaşam koşullarının son derece kötü olduğu da ifade edilenler ve kamuoyuna yansıyanlar arasındadır. Örneğin işçilerin kaldıkları odaların asgari hijyen ve yaşam koşullarına sahip olmadığı, yemeklerin ise son derece sağlıksız ve kötü olduğu ifade edilmektedir. Şantiyede çalışan işçiler tarafından paylaşılan yemek fotoğraflarında yer aldığı üzere yemeklerden saç, böcek ve sair maddelerin çıkmış olması izahtan varestedir.
NGS şantiyesinde çalışan işçilerin çalışma koşullarına dair itirazları karşısında işten çıkarma eğiliminde olan ana firma ve taşeronlar, daha düşük ücretle, yasaların uygulanmayacağını öngördükleri yabancı işçi çalıştırma eğiliminde olduklarını da göstermekte beis görmemekte, yeni işe alımları diğer ülkelerden yapmaktadırlar. Şantiyenin kapalı devre çalışma usulünü benimsemiş olması, orada çalışmakta olan binlerce işçinin durumunun da yansımamasına neden olduğu açıktır. Bu bahisle parlamentoda bir komisyon kurulması ve şantiyedeki hukuksuzlukların ortaya çıkarılması elzemdir. Ülke sınırları içerisinde farklı bir hukuka tabi çalışma sisteminin yarattığı etkilerin araştırılması ve işçilerin yaşadığı hak ihlallerinin giderilmesi adına da bir komisyon kurulması gerekliliği mevcuttur.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.