Kadın haklarının tam ve etkin korunması ile toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Kadın haklarının tam ve etkin korunması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, mevcut hukuki, idari ve sosyal mekanizmaların yetersizliklerinin detaylı bir şekilde incelenerek bu alanlarda gerekli iyileştirme ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi, yasal düzenlemelerde tespit edilen boşlukların giderilmesi ve kadın hakları konusunda daha etkin bir koruma sağlanması amacıyla, Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. ve 41. maddeleri uyarınca teminat altına alınan eşitlik ilkesi çerçevesinde, mevcut mevzuatın ceza hukuku, aile hukuku ve sosyal güvenlik düzenlemeleri dahil olmak üzere kadınlara yönelik cinsiyete dayalı ayrımcılığı yeterince önleyememesi; yargı uygulamalarındaki eksiklikler, hukuki koruma mekanizmalarında tespit edilen boşluklar ve mağduriyetlerin etkin şekilde giderilememesi, kadın haklarının tam ve etkin korunması yönündeki yasal düzenlemelerin revize edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Uluslararası hukuk normları kapsamında, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, CEDAW (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi evrensel belgeler, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılık ve şiddetin yasaklanmasını zorunlu kılmakta, taraf devletlere bu konularda tam koruma sağlama yükümlülüğü getirmekte; ancak ulusal uygulamalarda bu normların eksik hayata geçirilmesi, Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleriyle uyumunun sorgulanmasına neden olmaktadır. Sosyo-kültürel düzeyde, derinlere işlemiş ataerkil normlar, geleneksel cinsiyet rolleri, toplumsal önyargılar ve kalıplaşmış yargılar, kadınların bireysel ve toplumsal hayata tam katılımını engellemekte; bu durum, kültürel düzeyde sistematik ayrımcılık ve dezavantaj yaratmakta, kadınların sosyal, kültürel ve sanatsal üretimde yeterince temsil edilememesine yol açmakta, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yönündeki normatif çerçevenin genişletilmesi ihtiyacını doğurmaktadır.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Ekonomik alanda, kadınların iş gücüne katılımında karşılaşılan ücret eşitsizliği, kariyer ve terfi olanaklarının kısıtlanması, iş yerinde cinsiyete dayalı ayrımcılık ve gayri resmi istihdam koşulları; kadınların ekonomik bağımsızlıklarının sağlanmasında ciddi engeller teşkil etmekte, bu hususun yasal düzenlemeler ve uygulama süreçleriyle sistematik olarak ele alınması, kadınların ekonomik ve sosyal kalkınma sürecine tam entegrasyonunun sağlanması bakımından elzemdir.
Sağlık hizmetlerinde, kadınların üreme sağlığı, gebelik, doğum, doğum sonrası bakım ve psikolojik destek hizmetlerine erişimde yaşanan yetersizlikler, özellikle sosyoekonomik olarak dezavantajlı bölgelerde belirginleşmekte; bu durum, toplumsal cinsiyete dayalı sağlık eşitsizliklerinin artmasına, yaşam kalitesinde düşüşe ve uzun vadede toplum sağlığının zarar görmesine neden olmakta, mevcut sağlık politikalarının kadınların özel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalması hukuki ve idari düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesini
Yaşam kalitesi ve sosyal güvenlik bağlamında, kadınların barınma, ulaşım, kamu alanlarında güvenlik, aile içi şiddet ve cinsel taciz gibi temel yaşam haklarına yönelik ihlaller; mevcut yerel yönetim uygulamaları ve devletin koruma mekanizmalarının yetersizliği nedeniyle, kadınların yaşam standartlarının düşmesine ve toplumsal yaşamda temel insan haklarının sistematik olarak ihlal edildiğini ortaya koymakta, bu hususun yasal düzenlemelerle desteklenerek güçlendirilmesi gerekmektedir.
Eğitim ve mesleki gelişim alanında, kız çocuklarının ve kadınların nitelikli eğitime erişimde maruz kaldıkları kısıtlamalar, akademik disiplinlerde yeterince temsil edilememeleri, mesleki eğitim ve sürekli öğretim olanaklarının sınırlı kalması; kadınların bilgi, beceri ve potansiyelinin tam olarak değerlendirilmesini engellemekte, bireysel gelişim ve toplumsal kalkınma hedefleriyle uyumlu eğitim politikalarının yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Siyasal temsil ve karar alma mekanizmalarında, kadınların parlamentoda, yerel yönetimlerde ve üst düzey idari pozisyonlarda yetersiz temsili, demokratik katılım ve toplumsal cinsiyet eşitliği prensipleri ile bağdaşmamakta; bu durum, kadınların siyasi arenada seslerini duyuramamaları, kamu politikalarının onların ihtiyaçları doğrultusunda şekillenememesi ve demokratik değerlerin tam olarak hayata geçirilememesi yönündeki ciddi eksiklikleri gözler önüne sermekte, bu alanda kapsamlı yasal ve idari düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Toplumsal cinsiyetin kesişimsel boyutları kapsamında, etnik, dini, coğrafi ve sosyoekonomik farklılıkların kadınlar üzerindeki çarpan etkisi; kadınların birden fazla ayrımcılığa maruz kalması, onların hem yasal hem de sosyoekonomik düzeyde daha savunmasız hale gelmesine neden olmakta, bu durumun ulusal mevzuata ve politika oluşturma süreçlerine yansıtılarak kapsayıcı, eşitlikçi ve adil çözümler üretilmesi elzemdir.
Yukarıda beyan edilen tüm hususların ışığında, mevcut hukuki düzenlemelerin, sosyo-kültürel normların, ekonomik koşulların, sağlık hizmetlerinin, yaşam kalitesi, eğitim ve siyasal temsil alanlarındaki eşitsizliklerin yanı sıra kadına yönelik sistematik hukuksuzlukların kapsamlı bir biçimde tespit edilip analiz edilmesi; bu bağlamda, mevzuatın revizyonu, uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi ve somut çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla yapılacak meclis araştırmasının, kadın haklarının güçlendirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleriyle tam uyumunun temin edilmesi hususunda kritik öneme sahip olduğu kanaatindeyiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.