İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2473 GÜNDEMDE

Adli, kolluk ve sosyal hizmet alanlarında anadilde hizmet sunumu ve bu hizmetlere erişemeyen kadınların karşılaştıkları sorunların araştırılarak yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Sümeyye Boz Çakı Muş · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de anadilinde hukuki, sağlık ve sosyal destek hizmetlerine erişemeyen kadınların maruz kaldığı hak ihlallerinin boyutlarını, bu durumun kadınların şiddetten korunması ve adalete erişimi üzerindeki etkilerini araştırmak; adli, kolluk ve sosyal hizmet mekanizmalarında anadilinde hizmet sunumuna yönelik eksiklikleri tespit etmek; bu alanda gerekli düzenlemeleri belirlemek amacıyla, Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Kadınların adalete erişimi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel unsurlarından biridir. Ancak, Türkiye'de Kürtçe başta olmak üzere anadili Türkçe olmayan kadınlar, adalet mekanizmalarına erişimde dil bariyeri nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bu mağduriyetler, hukuki süreçlerin anlaşılmamasına, ifade hakkının kısıtlanmasına ve dolayısıyla etkin bir hukuki koruma sağlanamamasına yol açmaktadır.

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

Özellikle anadilinde hizmet alamayan kadınların şiddet, ölüm ve hak ihlali gibi durumlarla karşı karşıya kaldıkları, mekanizmalara erişemedikleri veya beyanlarının yeterince dikkate alınmadığına ilişkin örnekler bulunmaktadır. Fatma Altınmakas vakası, bu sorunun en trajik örneklerinden biri olup, şikâyet sürecinde Kürtçe tercüme hizmeti sağlanmadığı için ifade verememiş ve sonrasında evli olduğu erkek tarafından öldürülmüştür. Bu olay, anadilinde hukuki destek sağlanmamasının kadınların can güvenliğini doğrudan tehdit eden sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir.

Anadilinde hizmet sunulmadığı için kadınlar ifade verememekte, şiddetle ilgili şikayetlerini etkin bir şekilde iletememekte ve yargı süreçlerinde haklarını yeterince savunamamaktadır. Dil bariyeri, özellikle şiddet mağduru kadınlar için, hukuki süreçlerin etkin işlemesini engelleyen bir faktör olarak değerlendirilmeli ve buna yönelik politika geliştirilmelidir. Türkiye'nin taraf olduğu Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) ve Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi gibi uluslararası metinler, kadınların hukuki süreçlere erişiminin dil bariyeri başta olmak üzere hiçbir ayrımcılığa uğramadan sağlanmasını güvence altına almaktadır. Anayasa'nın 10. maddesi uyarınca herkesin kanun önünde eşit olduğu, 36. maddesi gereği savunma hakkının güvence altına alındığı ve 90. maddesi kapsamında Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmelerin iç hukuk normu olarak kabul edildiği açıktır. Ancak pratikte, özellikle anadili Türkçe olmayan kadınlar için hukuki sürece tam katılımın sağlanamaması, bu hakların ihlal edilmesine neden olmaktadır.

Kolluk, adli ve sosyal hizmet mekanizmalarında anadilinde hizmetin kurumsallaştırılması gerekmekte; adli yardım, tercüman desteği, kadın sığınma evlerinde anadilinde hizmet verilmesi ve kolluk kuvvetlerinde bu alanda farkındalık yaratılması için gerekli yasal ve idari düzenlemeler yapılmalıdır.

20 Aaur dem

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.