İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/2580 GÜNDEMDE

Cezaevlerindeki öğrencilerin bulundukları koşullar ile sınavlara girme, devamsızlık durumu ve eğitim haklarının önündeki engellerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Meral Danış Beştaş Erzurum · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

19 Mart 2025 günü itibari ile Türkiye'nin farklı cezaevlerinde tutulan, tutuklu bulunan öğrencilerin sınavlara girme hakkı, devamsızlık sorunu ve bir bütün olarak eğitim hakkına yönelik sorunlar hakkında, Anayasa'nın 98 inci maddesi, İçtüzüğün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması için gereğini arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınmasıyla başlayan protestolar, 23 Mart'ta tutuklanmasıyla beraber gelişmiş; binlerce kişi gözaltına alınmış olup 301 kişinin tutuklu olduğu bilgisi kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

Bilindiği üzere muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayı olarak lanse edilen Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının 31 yılın ardından iptal edilmiş olması -açık bir şekilde idarenin kusuruna ilişkin olduğu halde- gençlerde ve öğrencilerde mevcut gelecek kaygılarını artırmıştır.

Yine İmamoğlu'nun tutuklanmasına dair karar; ülkede serbest seçim hakkının engellenmesi olarak değerlendirilmiş ve gençlerin anayasa ve yasaların dahi uygulanmadığını düşündükleri bir sisteme eleştirileri söz konusu olmuştur. Bu eleştiri ve büyüyen kaygılarını dile getirmek maksadıyla anayasal güvence altında olan toplantı ve gösteri yapma haklarını kullanmışlardır. Ancak ne var ki; öğrenciler tarafından kullanılan bu anayasal hak, kolluğun etkin mukavemeti ile yanıtlanmış, çok sayıda öğrenci darp edilerek gözaltına alınmıştır.

Kadınlar ve gençleri hedefe konulmuş olduğu bu kaos pratiğinde, kadınlara çıplak arama yapıldığı, cinsel taciz ve tehdit gerçekleştireceği ifade edilmiş, cinsel taciz iddiaları ifade tutanaklarına da yansımıştır. Yine öğrenciler ağır şekilde darp edilmiş, plastik mermi ile vurulmuş, gözaltı esnasında işkence uygulamaları söz konusu olmuş ve ters kelepçe takılmıştır. Bu esnada kolluğun kendi aralarındaki konuşmalarında 'son dövdüğüm ölümden döndü' şeklindeki ifadeler diğer gözaltına alınanlarca duyulmuştur. Başlıbaşına bu durum dahi kolluğun işkence suçu işlediğinin teyididir.

Ayrıca işkence görenlere darp raporu verilmediği, tutuklu çocuk ve gençlerin can güvenliği endişesi taşıdığı bilgileri paylaşılmıştır. Halihazırda okulların sınav dönemi olup çok sayıda öğrenci sınava giremeyecek durumda olup okullarının uzaması ihtimali mevcuttur. Yine YÖK takvimine göre yapılacak olan sınavların yaklaşıyor oluşu da tutuklu öğrencilerin gelecek planlarını aksatacaktır.

Oysa isnat edilen suçlara ilişkin cezaların üst sınırı nazara alındığında direkt tutuklama kararı verilmiş olması yasallıktan uzaktır ve telafisi imkansız mağduriyetleri beraberinde getirmesi kaçınılmazdır. Buna karşın gelişkin ülkelerde öğrenciler için, adli suçlara karışmış olsa bile, uzun süre cezaevinde kalmamaları, eğitim haklarından faydalanabilmeleri için; sosyal, yönetsel ve hukuki mekanizmalar geliştirilmiştir. Bü durumun değerlendirilmesi acil ve zorunludur. Halihazırda tutuklu bulunan öğrencilerin çoğu aileleri ile görüşme sağlayamamış, bazı öğrencilerin nerede kaldığı tespit edilememiş durumdadır. Yine adli mahpuslarla kalan öğrencilerin can güvenliği endişesi taşıdıkları da ifade edilmektedir. Ayrıca çoğunun düzenli olarak kullandığı ilaçların cezaevine alınmamış olması, şakağına polis mermisi gelen öğrencinin tedavi edilmediği, gözlüğü kırılanların yenisinin temin edilmediği, beslenme gibi en temel ihtiyaçların sağlanmadığı hususu da aktarılmıştır. Çok sayıda hasta tutuklu mevcut olup telafisi imkansız hadiseler gerçekleşmesi an meselesidir. Bir diğer dikkate değer husus da büyük çoğunluğunun aynı zamanda çalıştıkları ve ailelerini de geçindirmek zorunda olduklarıdır. Öğrencilerin hem eğitim hayatlarını yitirmek, hem işsiz kalmak hem de ailelerine destek olamamak gibi büyük mağduriyetleri söz konusudur.

Gençlerin siyasi saiklerle, düşünce - ifade özgürlükleri ihlal edilerek gözaltına alınıp tutuklanmaları ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamında Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanmaları önemli bir sorunsal olarak önümüzde durmaktadır. Cezaevlerindeki öğrenciler; birçok haktan mahrum bir şekilde, sosyal çevrelerinden, üniversite hayatlarından uzak kalmaktadırlar.

Belirtilen nedenlerle; cezaevlerindeki öğrencilerin bulundukları koşulların değerlendirilmesi ve telafisi imkansız mağduriyetlerin önlenmesi için tahliye koşullarının tartışılması, sınavlara girme ve devam etme haklarını kullanıp, kullanmadıkları, üniversite yönetimleri ve cezaevi idarelerinden kaynaklı sorunlarının tespiti ve çözüm yollarının üretilmesi adına Meclis çatısı altında bir komisyon kurulması elzem hale gelmiştir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.