Emekliler arasındaki eşitsizliklerin ve emeklilerin yaşadıkları sorunların araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)2025 yılı itibarıyla Türkiye'de emeklilik sistemi, yapısal adaletsizlikler ve kurumsal verimsizlikler açısından tarihinin en derin çelişkilerine sahne olmaktadır. Özellikle memur ve işçi emeklileri arasında giderek açılan maaş farkları, emekli aylıklarının yetersizliği ve toplumsal gelir dağılımındaki bozucu etkiler, sistemin eşitlik ilkesine dayalı sosyal devlet anlayışından ciddi sapmalar içerdiğini ortaya koymaktadır. Aynı prim gün sayısıyla hizmet üretmiş bireylerin yalnızca statülerine göre farklı emekli maaşı alması, Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve sosyal güvenlik hakkının evrensel boyutuna açıkça aykırıdır. Öte yandan, en düşük emekli aylığının asgari ücretin çok altında kalması, milyonlarca emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkum etmekte, yıllarca alın teri dökerek ülkeye katkı sunmuş bireylerin onurlu bir emeklilik yaşamı sürmelerine imkân tanımamaktadır. Bütün bu gerçekler, emeklilik sisteminin yalnızca finansal değil, ahlaki ve sosyal sürdürülebilirliğinin de tehdit altında olduğunu göstermektedir. Emekli aylıklarının yetersizliği, emekliler arasında eşitsizliğe yol açan güncelleme mekanizmaları ile bayram ikramiyelerinin reel değer kaybı gibi sorunların nedenlerinin ve çözüm yollarının araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 08.05.2025
GEREKÇE Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminde yapılan yapısal dönüşümler sonucunda, emeklilerin yaşam standartları ciddi biçimde gerilemiş, kamusal emeklilik sistemi sosyal devlet anlayışından uzaklaşmıştır. Emeklilik maaşlarının giderek düşmesi ve bayram ikramiyelerinin reel olarak erimesi, toplumun en kırılgan kesimlerinden biri olan emeklileri açlık sınırının altında yaşamaya mahkum etmektedir.
2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile birlikte aylık bağlama oranlarının düşürülmesi ve emekli maaşlarının büyüme oranından daha az etkilenmesi sonucunda, emeklilerin maaşları yıllar içinde reel olarak erimiştir. Örneğin, 2001 yılında asgari ücretin 1,6 katı olan en düşük emekli maaşı, 2025 yılı itibarıyla asgari ücretin ancak %60'ı düzeyine inmiştir. Eğer 2001 yılındaki oran korunabilmiş olsaydı, bugün en düşük emekli aylığının 35.000 TL'nin üzerinde olması gerekirdi. Buna karşın 2025 yılında açıklanan en düşük emekli maaşı yalnızca 14.469 TL'dir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Öte yandan 2018 yılında 1.000 TL olarak başlatılan bayram ikramiyesi, geçen süre zarfında enflasyon karşısında neredeyse sabit kalmıştır. Altı yılda resmi TÜFE yaklaşık 10 katına çıkarken, bayram ikramiyeleri sadece 4 kat artırılmış ve 2025 itibarıyla 4.000 TL olarak ödenmiştir. Oysa enflasyon oranına endeksli bir artış yapılmış olsaydı dahi bayram ikramiyelerinin bugün en az 10.000 TL seviyesinde olması gerekirdi. Bu durum, bayram ikramiyesinin sosyal anlamını ve emeklilere sağladığı destek fonksiyonunu ortadan kaldırmış; ikramiyeler göstermelik bir uygulamaya dönüşmüştür.
Emeklilik sisteminde yıllar içinde oluşan diğer bir büyük adaletsizlik ise 4A, 4B ve 4C kapsamındaki emeklilere uygulanan maaş güncelleme yöntemlerinde ortaya çıkmıştır. 2024 yılında memur emeklilerine yapılan 49,3 oranındaki artış, aynı yıl işçi ve Bağ-Kur emeklilerine önce %37,57, sonra geçici yasal düzenleme ile %49,25 olarak uygulanmış; 2025 yılına gelindiğinde ise bu kez memur emeklileri %11,55 ile daha düşük bir artış almıştır. Bu gelgitli ve keyfi uygulamalar, emekliler arasındaki eşitsizlikleri derinleştirmektedir.
Yüksek enflasyon, TL'nin değer kaybı, kamu kaynaklarının etkin kullanılmaması, kayıt dışı istihdamın yaygınlığı gibi yapısal sorunlar, sosyal güvenlik sisteminin dayanıklılığını zayıflatmakta ve emekli maaşlarının yetersizliğini kalıcı hale getirmektedir. Öte yandan, Hükümetin bireysel emeklilik sistemine yönelimi, kamusal güvencenin zayıflatılması ve sosyal devlet anlayışının tasfiyesi olarak değerlendirilmektedir. Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile bireyler zorunlu olarak Bireysel Emeklilik Sistemi'ne yönlendirilmekte, bu da devletin sorumluluğunu bireylerin omuzlarına yüklemesi anlamına gelmektedir.
Tüm bu sorunlar, yalnızca geçici tedbirlerle değil, sistemin temel ilkelerini yeniden ele alan köklü ve adil çözümlerle giderilebilir. Emeklilik maaşlarının hesaplanmasında daha adil ve eşitlikçi yöntemlerin benimsenmesi, güncelleme katsayısının büyüme oranını tam yansıtacak şekilde belirlenmesi, bayram ikramiyelerinin enflasyona endekslenerek anlamlı bir seviyeye çıkarılması ve kamu emeklilik sistemine yeniden güven tesis edilmesi gereklidir.
Bu bağlamda, emekli aylıklarının yetersizliği, güncelleme ve zam mekanizmalarının adaletsizliği, bayram ikramiyelerinin reel değer kaybı, sosyal güvenlik sisteminde giderek artan eşitsizlikler ve bireysel emeklilik sistemine yönelim gibi çok boyutlu sorunların tüm yönleriyle araştırılması, sorunlara kalıcı çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.