Ülke genelindeki antik kentlerde ve sit alanlarında son iki yılda gerçekleştirilen statü değişikliklerinin fiziksel ve kültürel etkilerinin araştırılarak ekosistemin ve arkeolojik mirasın korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Son yıllarda, ülkemizin tarih ve doğa mirasını korumakla yükümlü olan kurumların, tersine bir yaklaşım benimsediği ve koruma altındaki sit alanlarının statüsünün düşürülerek imara açılmasına olanak tanındığı görülmektedir. Özellikle, tarihi ve kültürel değeri tescillenmiş alanların "3. derece sit" statüsüne düşürülmesi suretiyle imara açılması, telafisi imkânsız zararları beraberinde getirmektedir. Türkiye, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde ve Dünya Mirası Geçici Listesi'nde çok sayıda kültürel ve doğal varlığa sahiptir. Ancak, son yıllarda alınan kararlar ve mevzuat değişiklikleri, bu varlıkların geleceğini tehdit etmektedir. Muğla'daki iasos ve Knidos Antik Kentleri, Antalya'daki Myra, Rize Çamlıhemşin Fırtına Vadisi ve Perge gibi pek çok tarihi alan, rant odaklı politikaların tehdidi altındadır. Dahası, Bodrum Göl Mahallesi, Datça Murdala Mevkii ve Kissebükü gibi sit alanlarının korunması için yurttaşlar ve yerel yönetimlerin açtığı davalar ve kazanılan mahkeme kararları dahi göz ardı edilerek yeni statü değişiklikleri yapılmaktadır.
Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alınan kararlar, mahkemeler tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesine rağmen, bu kararlar tekrar tekrar gündeme getirilmekte ve sit alanları rant baskısı altına alınmaktadır. Özellikle, Bodrum Göl Mahallesi'nde mahkeme kararlarıyla korunması gereken 1. derece arkeolojik sit alanlarının 3. dereceye düşürülerek yapılaşmaya açılması şüphe uyandırıcıdır.
Bodrum, Datça ve diğer turistik bölgelerde, özellikle sahil şeridinde bulunan tarihi ve doğal sit alanlarında benzer uygulamalar hız kazanmış ve yüksek yargı organlarının iptal kararlarına rağmen statüleri değiştirilmektedir. Mahkemeler tarafından iptal edilen planlar, farklı adlar bulunarak ve hukukun arkasından dolanarak tekrar gündeme getirilmektedir.
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
Bilim insanları, bu alanlarda yapılan statü değişikliklerinin sadece tarihsel ve arkeolojik değerleri değil, aynı zamanda ekolojik dengeleri de yok ettiğini vurgulamaktadır. Knidos'taki kazılar, antik ticaret yolları ve flora-fauna ilişkisini gözler önüne sererken, Latmos ve Myra gibi alanlarda yapılan kazılarda, doğal kaynakların nasıl kullandığına dair kritik bilgiler de bulunmaktadır. Bu alanlarda yaşanan imar hareketleri, sadece tarihi eserleri yok etmekle kalmamakta, aynı zamanda bilimsel verilerin gelecek nesillere ulaşmasını da engellemektedir.
PRUP BASKANLIG
Bu nedenlerle, son iki yıl içerisinde Türkiye genelinde, hangi sit alanlarının statüsünün düşürüldüğü, bu değişikliklerin hangi gerekçelerle yapıldığı, ilgili kararların bilimsel dayanaklarının olup olmadığı ve yapılaşmanın buralardaki ekosistem ve arkeolojik miras üzerindeki etkilerinin araştırılması gerekmektedir. TBMM'nin, bu rant odaklı politikalara dur demesi, tarihi ve doğal alanlarımızı bilimsel kriterler ışığında koruyacak yasal ve idari tedbirleri . alması şarttır.
Bu nedenle, Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Tarih ve doğal mirasımız, gelecek nesillere bırakacağımız en büyük değerlerden biridir. Ancak, plansız ve imar odaklı politikalar sonucu bu miras giderek tahrip edilmekte, çoğu kez telafisi mümkün olmayan zararlar oluşmaktadır. Türkiye'de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, kültürel ve doğal varlıkların korunmasını düzenlemektedir. Ancak, son yıllarda bu kanun dikkate alınmadan verilen kararlar ve yönetmelik değişiklikleri ile koruma alanları hızla daraltılmakta ve imara açılmaktadır. Avrupa Konseyi'nin Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi'ne taraf olan ülkemizin, uluslararası yükümlülüklerine rağmen kültürel miras alanlarını korumakta yetersiz kaldığı ortadadır.
Son iki yıl içerisinde Türkiye genelinde, hangi sit alanlarının statüsünün düşürüldüğü, bu değişikliklerin hangi gerekçelerle yapıldığı, sit statüsü düşürülen alanlarda herhangi bir inşaat faaliyeti olup olmadığı, bu değişikliklerin bilimsel raporlar ışığında mı yoksa imar odaklı talepler doğrultusunda mı gerçekleştirildiği ve tahrip edilen alanların eski haline dönmesi için herhangi bir restorasyon planı hazırlanıp hazırlanmadığı gibi konuların aydınlatılması gerekmektedir.
Şimdi harekete geçilmezse, tarihimize ve kültürümüze dönüşü olmayan zararlar verilmiş olacaktır. Türkiye'nin arkeolojik ve doğal mirasını koruyabilmesi için, sit alanlarındaki statü değişikliklerinin yapılmaması ve imar odaklı girişimlerin engellenmesi gerekmektedir. Özellikle antik kentlerimizde gerçekleştirilen statü değişiklikleri sonucu oluşan fiziksel, kültürel ve bilimsel tahribatın boyutlarının araştırılması, ülke genelinde son iki yıllık sürecin tespit edilmesi, hangi alanlarda geri dönülmesi güç zararlar meydana geldiğinin ortaya konması gerekmektedir. Bu nedenlerle, yukarıda belirtilen hususların araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.