Yap işlet devret modeliyle yapılan projelerin kamu kaynaklarına etkisinin ekonomik ve hukuki boyutlarıyla araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarları döneminde yaygın olarak uygulanan Yap-İşlet-Devret YİD projelerinde sıkça rastlanan sorunlar arasında, gerçek dışı ve yüksek geçiş, yolcu,hizmet garantileri verilmesi, sözleşmelerin döviz bazlı ve enflasyona endeksli düzenlenmesi, sözleşme sürelerinin keyfi biçimde uzatılması, kamu denetiminin yetersizliği ve sözleşme içeriklerinin kamuoyundan gizlenmesi yer almaktadır. Bu uygulamalar, uzun vadede kamu bütçesine büyük yükler getirmiş vatandaşların vergileriyle finanse edilen bir kamu sisteminde şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri ihlal edilmiştir.
Bu çerçevede, Osmangazi Köprüsü en dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır. Yaklaşık 1,5 milyar dolara mal olan bu proje kapsamında, yüklenici firmaya günlük 40 bin araç geçiş garantisi verilmiştir. Bu garantinin altında kalınan her gün için, araç başına ortalama 55 dolar ödeme yapılmakta ve bu tutar Hazine tarafından karşılanmaktadır. 2025 yılı itibarıyla hesaplanan trafik yoğunluğu göz önüne alındığında, köprüden geçen araç sayısının garanti edilen sayının oldukça altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durum, Hazine'nin günlük yaklaşık 2,2 milyon dolar, yıllık ise yaklaşık 800 milyon dolar ödeme yapmasına neden olmaktadır. Proje süresince bu ödemenin toplamda 13 ıla 1/ milyar dolar düzeyine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu rakam, köprünün inşa maliyetinin yaklaşık 10 katı anlamına gelmektedir Dahası, yüklenici firmanın köprüyü sözleşme süresinden daha erken tamamlaması, kamuya erken devir ya da maliyet indirimi gibi bir avantaj sağlamamış aksine yapım süresi, işletme süresine eklenerek firmanın toplam gelirinin artmasına neden olmuştur. Bu uygulama, kamu yararına değil, yüklenici firmanın çıkarına yönelik olarak değerlendirilmiştir. Normal şartlarda bu tür bir avantajın kamuya dönmesi beklenirken, Türkiye'deki YİD sözleşmelerinde özel sektör lehine değişikliklerin yapılması alışılmış bir uygulama hâline gelmiştir.
Osmangazi Köprüsü örneği, yalnızca tekil bir proje olarak değil, aynı zamanda Türkiye'deki YİD modelinin genel yapısal sorunlarını da göstermektedir. Benzer biçimde, Avrasya Tüneli, İstanbul-İzmir Otoyolu, Çanakkale Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu gibi projelerde de benzer garanti yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu nedenle, kamu adına yapılan bu dev altyapı yatırımlarının tüm ekonomik ve hukuki boyutlarıyla denetlenmesi, ükamlu k/cimri kamuya yükümlülüklerin kamuya olan etkilerinin şeffaf biçimde açıklanması ve söz konusu projelerin maliyet-fayda analizlerinin kamuoyuna sunulması gerekmektedir. Kamu kaynaklarının etkin, verimli ve adil kullanımı hem anayasal bir zorunluluk hem de toplumsal bir haktır. Aksi hâlde, bu projelerin uzun yıllar boyunca Türkiye ekonomisine yaratacağı yük ve kamu zararları, gelecek nesillerin omuzlarına taşınması ağır bir borç olarak kalacaktır .Bu noktada Anayasamızın 98'nci Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'nci maddeleri gereğince Meclis Araştırmasın1 arz ederim. 26/06/2025
Ankara Mr. Roller Mun
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.