Şap hastalığı başta olmak üzere ithalata dayalı hayvan hastalıklarının tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de hayvancılık politikası, yıllardır ithalat kararlarıyla yönlendirilen, denetimsiz ve sürdürülemez bir yapıya bürünmüştür. Gelişmiş ülkelerin neredeyse unuttuğu şap hastalığı, ülkemizde hala yaygın bir kriz konusudur. Bakanlık ise sadece hayvan pazarlarını kapatarak süreci yönetmeye çalışmakta, köklü çözüm üretememektedir. İthalat politikalarının hastalık taşınımındaki etkisi, biyogüvenlik açıkları, yerli üreticinin korunamaması ve denetimsizlik zinciri artık ciddi bir şekilde ele alınmalıdır. Konunun sadece üretici değil, halk sağlığı ve ulusal tarım güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olması nedeniyle; Anayasa'nın 98. maddesi ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105. maddelerine uyarınca Meclis Araştırması açılması için gereğini teklif ve arz ederiz.
Son yıllarda ülkemizde hayvancılığı doğrudan etkileyen bulaşıcı hayvan hastalıklarında, özellikle şap hastalığında ciddi bir artış yaşandığı gözlemlenmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 1 Temmuz 2025 tarihinde 81 il müdürlüğüne gönderdiği "acele" kodlu talimatla, Kurban Bayramı sonrası şap hastalığı tespitlerindeki artış nedeniyle ülke genelindeki tüm hayvan satış yerlerinin ikinci bir emre kadar kapatılması kararlaştırılmıştır. Bu uygulama, hayvan hareketlerinin kısıtlanmasını içermekle birlikte hayvan sağlığı, üretici gelirleri, kurbanlık piyasası ve genel hayvancılık ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Şap hastalığı, birçok gelişmiş ülkede tamamen kontrol altına alınmışken, Türkiye'de hala yaygın şekilde görülmektedir. Örneğin Almanya'da 35 yıl sonra ilk kez bu yıl sınırlı bir vaka bildirilmiş, buna karşın Türkiye'de hastalık, neredeyse her yıl yeniden nükseden bir tehdit haline gelmiştir. Bu durum, ülkemizin hayvan sağlığı altyapısının, aşılama stratejilerinin ve karantina önlemlerinin sorgulanmasına neden olmaktadır.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Ayrıca, hayvan hastalıklarının yayılmasında hayvan ithalatının da önemli bir risk faktörü olduğu açıktır. Türkiye son yıllarda canlı hayvan ve karkas et ithalatına bağımlı hale gelmiş, birçok ülke ile sağlık güvenliği ve sertifikasyon denetimleri tartışmalı olan ticari ilişkiler kurulmuştur. Bu durum, sadece yerli üreticiyi ekonomik olarak zora sokmakla kalmamakta, aynı zamanda ülkemize dış kaynaklı yeni hastalık taşınması riskini artırmaktadır. Hayvan hastalıklarının sadece veterinerlik hizmetlerinin konusu değil; aynı zamanda gıda güvenliği, halk sağlığı, ekonomik sürdürülebilirlik ve tarımda ulusal güvenlik meselesi olduğu dikkate alınarak; aşağıdaki başlıklarda araştırma yapılması büyük önem arz etmektedir:
• Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hastalıkla mücadele kapasitesi, veterinerlik hizmetlerinin durumu,
• Hayvan hastalıklarının önlenmesine yönelik saha denetimleri, aşılama stratejileri ve karantina uygulamaları,
• Hayvan hareketlerinin dijital sistemlerle izlenip izlenmediği, saha koordinasyonu ve erken uyarı sistemlerinin işlevselliği,
• Türkiye'nin hayvan ve et ithalatı politikaları, ithal edilen hayvanların sağlık kontrolleri ve karantina uygulamaları,
İthalatın şap hastalığı ve benzeri hastalıkların yayılımına etkisi, yerli üreticiye ekonomik etkileri,
• Avrupa ülkelerinde hayvan sağlığı yönetimi ve biyogüvenlik uygulamaları gibi örnek uygulamaların Türkiye'ye uyarlanabilirliği gibi hususlarının tüm boyutlarıyla araştırılması, kamuoyuna açıklık getirilmesi ve çözüm yollarının ortaya konulması amacıyla; Şap hastalığı başta olmak üzere ithalata dayalı hayvan hastalıkların tüm yönleriyle araştırılması gerekmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.