Yer altı su kaynaklarında yaşanan azalmanın nedenlerinin araştırılarak bu kaynakların korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Su, sadece canlı yaşamının değil, aynı zamanda ekonomik üretimin, tarımsal sürekliliğin ve çevresel, dengenin temel bileşenidir. Ancak küresel ölçekte yaşanan iklim krizi, artan nüfus, kentleşme ve plansız tarımsal faaliyetler su kaynaklarını hızla tüketmektedir. Özellikle yeraltı sularında yaşanan azalma, birçok ülke gibi Türkiye için de hayati bir çevresel ve stratejik soruna dönüşmüştür.
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde kullanılan tatlı suyun %30'dan fazlası yeraltı suyu kaynaklarından sağlanmakta olup; bu kaynakların büyük bölümü, insan eliyle oluşan baskılar nedeniyle sürdürülebilirliğini yitirmektedir. Hindistan, Çin, İran, Meksika ve ABD gibi ülkelerde son 30 yılda yeraltı su seviyeleri ciddi oranda düşmüş; özellikle Hindistan ve Pakistan gibi tarım ağırlıklı ekonomilerde gıda arz güvenliği tehlikeye girmiştir. İran'da ise kuruyan göller ve tükenen yeraltı akiferleri, milyonlarca insanın yer değiştirmesine neden olmuştur.
Ülkemizde de bu tehdit giderek derinleşmektedir. Özellikle Konya Kapalı Havzası, Iç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yeraltı sularının seviyesi son 20 yılda önemli oranda azalmıştır. Tarımsal sulamada vahşi sulama yöntemlerinin hâlen yaygın olarak kullanılması, kaçak kuyuların artması ve iklim değişikliğine bağlı olarak yağış rejimlerinin bozulması bu azalmayı hızlandırmaktadır. Bazı bölgelerde buharlaşma oranı artarken, beslenme havzalarına yeterli su geri dönmemekte, hatta bazı yerlerde obruk oluşumları gözlemlenmektedir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Yeraltı sularının tükenmesi, sadece tarımsal üretimi ve içme suyu arzını değil; aynı zamanda ekosistem bütünlüğünü, biyolojik çeşitliliği, sosyoekonomik istikrarı ve kamu sağlığını da tehdit etmektedir. Oysa su, yalnızca bugün için değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından da stratejik bir kaynaktır. Su yönetiminin, kısa vadeli çıkarlar yerine uzun vadeli planlamalarla ele alınması; bilimsel temellere dayanan, katılımcı ve sürdürülebilir politikalarla şekillendirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda; ülkemizin yeraltı su rezervlerinin güncel durumunun saptanması ve yeraltı su seviyelerindeki değişimlerin bölgesel ve dönemsel bazda analiz edilmesi gerekmektedir. Kaçak kuyu kullanımının önlenmesine yönelik etkili denetim mekanizmalarının geliştirilmesi, tarımda damla sulama gibi su tasarruflu modern sistemlerin yaygınlaştırılması için destek politikalarının gözden geçirilmesi önem arz etmektedir.
Ayrıca sanayi ve belediyelerin yeraltı suyu kullanımına ilişkin planlama ve geri kazanım politikalarının incelenmesi; yeraltı sularının korunmasına yönelik kamuoyunun bilinçlendirilmesi amacıyla eğitim ve farkındalık kampanyalarının yaygınlaştırılması gereklidir. Başarılı uluslararası örneklerde olduğu gibi, entegre su yönetimi ilkelerine dayalı uzun vadeli su politikalarının oluşturulması da bu sürecin temel adımlarından biri olmalıdır.
Bu doğrultuda, yeraltı sularında yaşanan azalmanın nedenlerinin araştırılması, bu kaynakların sürdürülebilir şekilde korunmasına yönelik alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi, konuya ilişkin etkin politikaların oluşturulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.
AYET H *PARTİSİ
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.