İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3039 GÜNDEMDE

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için meşru savunma hakkının yeniden değerlendirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Sümeyye Boz Çakı Muş · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Kadına yönelik şiddet nedeniyle hayatta kalmak amacıyla özsavunmada bulunmak zorunda kalan kadınların maruz kaldığı adaletsizlikleri ve yargılama süreçlerindeki yapısal sorunları tespit etmek, örselenmiş kadın sendromu çerçevesinde meşru savunma kavramının hukuk sistemimize dahil edilme gerekliliğini değerlendirmek amacıyla, Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

GEREKÇE

Türkiye'de kadınlar, fiziksel, cinsel, ekonomik ve psikolojik şiddetin birçok biçimine sistematik biçimde maruz kalmaktadır. Binlerce, milyonlarca kadın; evde, sokakta, iş yerinde ya da kamusal alanda bitmek bilmeyen şiddet döngülerinin içinde yaşamaya zorlanmaktadır. Şiddet, birçok kadın için olağan hale getirilmiş bir "norm" olarak varlığını sürdürürken, kadınlar bu döngüden kurtulmak için zaman zaman hayatta kalma güdüsüyle özsavunmaya başvurmak zorunda kalmaktadır.

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

Ancak mevcut yargı pratiği, şiddete maruz kalan kadınların içinde bulunduğu koşulları ve süreklilik arz eden tehdit ortamını yeterince gözetmemektedir. Geleneksel meşru savunma anlayışı, yalnızca "ani" bir saldırıya karşılık "o an" yapılan savunmayı esas almakta; bu da sistematik şiddete maruz kalmış kadınların eylemlerinin hukuken savunulmasını zorlaştırmaktadır. Oysa örselenmiş kadın sendromu, kadının geçmişte maruz kaldığı sürekli şiddet nedeniyle ciddi bir tehdit algısıyla yaşadığını ve bu tehdit algısının anlık olmaktan öte, süreklilik taşıyan bir durum olduğunu ortaya koymaktadır.

Kadının, saldırı anı dışında da kendini veya çocuklarını korumak için harekete geçmiş olması, mevcut ceza adaleti sisteminde "meşru savunma" kapsamında değerlendirilememekte ve bu durum kadınların haksız yere uzun yıllar hapis cezası almasına neden olabilmektedir. Oysa şiddet geçmişi, tehditlerin niteliği, failin daha önceki eylemleri, güç dengesizliği, kadının güvenlik arayışına rağmen koruma mekanizmalarının yetersiz kalması gibi unsurlar, özsavunma eyleminin zorunluluğunu ortaya koymakta ve yargının bu bütünsel bağlamı dikkate alması gerekmektedir.

Bugün Türkiye'de birçok kadın; şiddet faili erkekleri yalnızca hayatta kalmak için engellemiş, ancak buna rağmen "kasten adam öldürme" suçlamasıyla yargılanmış ve cezaevine konulmuştur. Kadın cinayetlerinin her geçen gün arttığı bir ülkede, hayatta kalmak için harekete geçen kadınların cezalandırılması, toplumsal adalete olduğu kadar, insan haklarına da ağır bir ihlaldir.

Bu nedenle, örselenmiş kadın sendromu temelinde kadınların meşru savunma hakkının yeniden tanımlanması, bu kadınların yargılama süreçlerindeki eşitsizliklerin araştırılması, şiddet geçmişinin ve hayatta kalma gerekçesinin yargılamalarda dikkate alınma biçiminin incelenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.