İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3042 GÜNDEMDE

2025 yılı boyunca yaşanan orman yangınlarının nedenlerinin araştırılarak bu yangınların önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Öznur Bartin Hakkari · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

2025 yılı bahar ve yaz aylarında ülke genelinde meydana gelen orman yangınlarının ekosistemler üzerindeki yıkıcı etkilerinin, yangınların sebepleriyle birlikte insan kaynaklı, iklimsel, yapısal ve kurumsal faktörler bakımından bütüncül olarak araştırılması; yangınlara müdahale sürecindeki kurumsal kapasite ve koordinasyon eksikliklerinin incelenmesi; yangın sonrası yaşanan toplumsal, ekonomik ve çevresel sonuçların değerlendirilmesi; ayrıca orman yangınlarının önlenmesine ve etkilerinin azaltılmasına yönelik kalıcı, adil ve kamucu politikaların oluşturulması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

2025 yılı bahar ve yaz aylarında Türkiye genelinde yaşanan orman yangınları yalnızca doğal bir afet değil; aynı zamanda insan kaynaklı, yapısal ve politik bir ekolojik kriz olarak karşımızda durmaktadır. 1 Mayıs-28 Temmuz 2025 tarihleri arasında ülkemizin farklı bölgelerinde-Izmir'den Hakkâri'ye, Muğla'dan Diyarbakır'a, Antalya'dan Tunceli ve Şırnak'a kadar- çok sayıda büyük çaplı orman yangını meydana gelmiş; bu yangınlar doğayı, canlı yaşamını, yurttaşların temel haklarını ve ülkemizin ekolojik bütünlüğünü ciddi biçimde tehdit etmiştir.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Bu süreçte toplam 47 ilde orman yangını bildirilmiş; yalnızca üç gün içinde (24-26 Haziran) sekiz büyük çaplı yangın gerçekleşmiştir. Yangınlar, başta İzmir'in Aliağa, Foça, Torbalı ilçeleri olmak üzere Aydın'ın Çine, Antalya'nın Manavgat ve Kumluca, Bursa'nın Osmangazi, Tunceli, Diyarbakır ve Şırnak illerinde yoğunlaşmıştır. Resmî verilere göre 14 yurttaş yaşamını yitirmiş, 96 kişi yaralanmış, 50.000'i aşkın yurttaş tahliye edilmiştir. Yangınların etkisi yalnızca can kayıplarıyla sınırlı kalmamış; tarım arazileri, zeytinlikler, seralar, kırsal haneler ve çiftlik hayvanları da zarar görmüştür. Ekosistemlerin ciddi tahribata uğradığı bu yangınlar sonucunda yaklaşık 80.000 hektar ormanlık alan yok olmuştur. Bu alan yaklaşık 110 bin futbol sahasına eşdeğerdir. Ormanlarda yaşam süren çok sayıda kuş, sürüngen, memeli, böcek ve arı popülasyonu zarar görmüştür. Özellikle polinasyon mekanizmasındaki kayıplar, tarımsal üretimi doğrudan tehdit etmektedir.

Orman Genel Müdürlüğü ve ilgili kurumların verilerine göre, Türkiye'de çıkan orman yangınlarının %90'1 insan kaynaklıdır. Bunların büyük bir bölümü dikkatsizlik, sabotaj, tarla açma, enerji ve madencilik faaliyetleriyle ilişkili olabilmektedir. 2025 yangınlarının çoğunlukla yerleşim yerlerine ve enerji/maden faaliyetlerinin yürütüldüğü alanlara yakın bölgelerde meydana gelmiş olması, bu riskleri güçlendirmektedir.

2024 yılında ormancılık dışı kullanıma tahsis edilen 23.053 hektarlık alanın 1.427 hektarı doğrudan madencilik faaliyetleriyle ilişkilendirilmiştir. Temmuz 2025°te yürürlüğe giren yeni Maden Yasası, orman ve zeytinlik alanların madencilik projelerine açılmasına olanak sağlamış; bu yasal değişiklikler yangın riskini artırmakla kalmamış, anayasal güvence altındaki ormanlık alanların kamu yararı adına özel sektöre devrini kolaylaştırmıştır.

Öte yandan, 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu'nun, iklim krizine karşı etkili bir mücadele zemini yaratması beklenirken; uygulamada bu hedeflerden uzak bir seyir izlenmiştir. Kanunun piyasa odaklı ve sermaye dostu çerçevede uygulanması, önleyici planlama ve doğa koruma mekanizmalarının ikincil düzeye itilmesine neden olmuştur.

Yangınla mücadelede ciddi eksiklikler de gözlemlenmiştir. 27 yangın söndürme uçağı, 105 helikopter ve 25.000 personel görev yapmasına karşın gece görüşlü hava araçlarının hâlen envantere alınmamış olması, akşam saatlerinde başlayan yangınlara zamanında müdahaleyi imkânsız kılmıştır. Yangın takibinde kullanılan 14 İHA'dan yeterince faydalanılamamış, teknolojik imkânlar etkili planlama ve koordinasyonla desteklenmediği için yangınlar büyüyerek yerleşim alanlarını ve doğal yaşamı tehdit etmiştir.

Orman Genel Müdürlüğü'nün kurumsal kapasitesi ise bütçesel kısıtlamalarla zayıflatılmıştır. Örneğin 2019'da özel bütçeli kurumlar arasında %4,48 olan bütçe oranı, 2024 yılında %2,55'e gerilemiştir. 2025 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edilen bütçe 130 milyar TL'yi aşarken, Orman Genel Müdürlüğü'nün bütçesi yalnızca 45 milyar TL'de kalmıştır. Bu durum, kamusal önceliklerin doğadan yana değil; ideolojik tercihler doğrultusunda yapılandığını göstermektedir.

Yangınlar sonrasında yaşanan göçler, geçim kaynaklarının kaybı, çocukların eğitim hakkına yönelik aksamalar ve toplumsal travmalar, bu süreci yalnızca çevresel değil; aynı zamanda toplumsal bir felaket haline getirmiştir.

Bu yangınlar; iklim krizi, çevre politikaları, yasa değişiklikleri, kurumsal ihmal ve merkeziyetçi yönetim anlayışının bir bileşkesidir. Bu nedenlerle; 2025 yılı boyunca yaşanan orman yangınlarının nedenlerinin, etkilerinin, bu yangınlarda ihmali bulunan kişi ve kurumların tespit edilmesinin, yangınla mücadele kapasitesinin değerlendirilmesinin ve önleyici kamu politikalarının geliştirilmesinin sağlanması amacıyla bir Meclis Araştırması açılması elzemdir. 6 Chats

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.