İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3157 GÜNDEMDE

Hakkari'deki hastanelerde yaşandığı iddia edilen tüm sorunlar ve hak ihlallerinin araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Öznur Bartin Hakkari · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Hakkâri Şubesi tarafından hazırlanan raporda; insan kaynağı yetersizlikleri, idari keyfilik ve mobbing iddiaları, sendikal hakların ihlali, fiziki ve teknik altyapı eksiklikleri, uzman hekim açığı, hasta güvenliğini riske atan uygulamalar ve hizmete erişimde yaşanan güçlükler gibi çok yönlü sorunlar dile getirilmiştir. Bu iddialar hem sağlık emekçilerinin haklarını hem de halkın sağlık hakkını doğrudan ilgilendirmekte; Anayasal yükümlülükler ve kamu hizmeti ilkeleriyle çelişmektedir. Kamu sağlığını, emekçilerin haklarını ve hizmet kalitesini etkileyen bu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

ÖZET GEREKÇE

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Hakkâri Şubesi'nin saha ziyaretleri sonucunda hazırlanan raporda; personel eksiklikleri, idari keyfilik ve mobbing iddiaları, sendikal hakların ihlali, fiziki ve teknik altyapı yetersizlikleri, uzman hekim ve hizmet açığı, hasta güvenliğini tehdit eden uygulamalar, aile planlaması malzemelerinin temin edilememesi, hijyen sorunları ve hizmete erişimde adaletsizlikler gibi çok boyutlu sorunlar dile getirilmiştir. Bu iddialar, Anayasa'nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlık hakkı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ve uluslararası normlar çerçevesinde kamu otoritelerine yüklenen sorumluluklarla doğrudan çelişmektedir. Akademik literatür ve saha deneyimleri, bu tür yapısal sorunların sağlık emekçilerinin haklarını zedelediğini, halkın sağlık hizmetlerine erişimini engellediğini ve kamu sağlığını riske attığını göstermektedir. Bu nedenle iddiaların şeffaf biçimde araştırılması, hesap verebilir mekanizmaların işletilmesi ve kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi elzemdir.

Metnin tamamını göster (13 paragraf daha)Metni kısalt

GEREKÇE

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Hakkâri Şubesi tarafından hazırlanan ve SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın başkanlığında, şube yöneticileri ile aktivistlerden oluşan heyetin Yüksekova Devlet Hastanesi, Hakkâri Devlet Hastanesi, Hakkâri il Sağlık Müdürlüğü, Aile Sağlığı Merkezleri ve ilçe sağlık tesislerinde gerçekleştirdiği ziyaretler sonucunda derlenen raporda; insan kaynağı yetersizlikleri, idari uygulamalardaki keyfilik, çalışma barışını zedeleyen tutumlar, fiziki ve teknik altyapı eksiklikleri, hizmete erişimde yaşanan güçlükler ve hasta güvenliğini tehdit eden durumlara ilişkin çok sayıda iddia yer almaktadır. Bu iddialar yalnızca tekil memnuniyetsizlikler veya lokal şikâyetler değildir; sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını, yönetişim ve hesap verebilirlik mekanizmalarını, hizmetin sürekliliğini ve halkın sağlık hizmetlerine erişimini doğrudan etkileyen sistemik sorunlara işaret etmektedir.

Birinci tespit, hemşire, ebe, tıbbi sekreter, paramedik, laborant/tekniker, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi temel sağlık personelinde Hakkâri il genelinde "ciddi" kadro açıklarının olduğuna dair iddiadır. Bu insan kaynağı eksikliğinin randevu gecikmeleri, acil servis yoğunluğu, mesai yükünün tekelleşmesi ve hasta güvenliğinin riske girmesi gibi somut sonuçları bulunmaktadır. Bu durum, sağlık hizmetlerinin erişilebilirlik ve kalitesine ilişkin Anayasal yükümlülüklerle çatışmaktadır.

İkinci tespit, Hakkâri İl Sağlık Müdürlüğü ile ilgili yerel ve ulusal basında, sosyal medyada yer alan ve heyetin sahada da dile getirildiği "çok ciddi" iddialardır. Bu iddialar arasında il sağlık müdürü ve bazı yöneticilerin personele yönelik hakaret, onur kırıcı söylemler ve tehdit içeren tutumları; keyfi görevlendirme uygulamaları, şeffaf olmayan personel ve hizmet yönetimi yer almaktadır. Bu iddialar işyeri barışını zedeleyerek sağlık emekçilerinin haklarını ve hasta güvenliğini riske atmaktadır.

Üçüncü tespit promosyon süreçlerinin yönetimindeki şeffaflık eksikliğidir. Raporda 2026-2029 dönemine ilişkin promosyon görüşmelerinin tüm sendika temsilcilerinin katılımıyla, şeffaf ve hesap verebilir bir biçimde yürütülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Promosyon süreçleri emekçilerin mali haklarına ilişkin olduğundan, sürecin objektif kriterlerle ve tarafların katılımıyla yürütülmesi demokratik yönetim ilkelerinin bir gereğidir.

Dördüncü tespit, sendika yöneticilerine ve işyeri temsilcilerine yönelik görevlendirme uygulamalarına ilişkindir. Raporda SES Hakkâri Şubesi yöneticisi Murat Kaya'nın Hakkâri Devlet Hastanesi'ne 2 aylık görevlendirilmesi; İl Sağlık Müdürlüğü'nde görevli olmasına rağmen hastaneye görevlendirilmeyen iki tıbbi şekreterin varlığı ve il sağlık müdürlüğünde görevli tek psikolog olan işyeri temsilcisi Psikolog Enes İncin'in önceki uygulamalardan farklı olarak üç ay süreyle Derecik Devlet Hastanesi'ne görevlendirilmesi gibi uygulamalar "keyfi" ve "sendikaya karşı baskı" iddialarını güçlendirmektedir. Bu tür uygulamalar sendikal özgürlük, görev adaleti ve hukuki güvenceler açısından incelenmelidir.

Beşinci tespit, idari davranış ve mobbing iddialarıdır. Raporda Çukurca Devlet Hastanesi, Hakkâri Devlet Hastanesi ve Hakkâri İl Sağlık Müdürlüğü'nde yöneticilerin keyfi ve mobing niteliğinde uygulamalarda bulunduğu ileri sürülmektedir.

Akademik literatür, işyerinde mobbingin emekçilerin psikososyal sağlığını bozduğunu, mesleki tükenmişliği artırdığını ve hasta bakım kalitesini düşürdüğünü ortaya koymaktadır. Bu nedenle iddiaların bağımsız ve şeffaf soruşturmalara konu edilmesi gerekmektedir. Altıncı tespit, hizmet ve altyapı eksikliklerine ilişkindir. Raporda Yüksekova Devlet Hastanesi'nde anjiyo ünitesi bulunmadığı, otopsi işlemlerinin gerçekleştirilemediği; Hakkâri

Merkez ve Yüksekova'da Kadın Doğum ve Çocuk hastanesi bulunmadığı; ÇEMATEM/AMATEM ve ÇİM gibi ruh sağlığı ve çocuk izlem merkezlerinin il genelinde yetersiz olduğu, yalnızca Yüksekova'da Sağlıklı Hayat Merkezi ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin bulunduğu belirtilmektedir. Bu eksiklikler, acil kardiyoloji müdahalelerinin gecikmesine, adli tıbbi süreçlerin aksamasına ve özellikle kadın-çocuk sağlık hizmetlerinde ciddi erişim sorunlarına neden olmaktadır.

Yedinci tespit, Hakkâri Devlet Hastanesi'nde radyoloji uzmanı eksikliğinden dolayı MR ve tomografi yorumlamalarının anlaşmalı üçüncü taraf firmalara yaptırıldığı ve bu yorumların hatalı olduğuna dair iddiaların bulunmasıdır. Görüntüleme ve tanı süreçlerinin dış kaynak kullanımı kalite güvencesi mekanizmalarıyla desteklenmezse hasta güvenliği tehlikeye girer. Sekizinci tespit, sağlık tesislerinde sunulan yemeklerin hijyen ve beslenme standartlarını karşılamadığı iddiası, Yüksekova Devlet Hastanesi'nde bir yıldır yapılmadığı iddia edilen portör muayeneleri, uzman doktor eksikliği nedeniyle randevu ve acil polikliniklerinde yoğunluk; aile planlaması kapsamında depo-provera, mesigyna ve microgynon gibi yöntemlerin ASM'lerde temin edilmemesi; PSDB birimlerinin Hakkâri Devlet Hastanesi ve Şedinli Devlet Hastanesi'nden kaldırıldığı iddiası; hastane kantinlerinde yüksek fiyatlandırma ve Yüksekova Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları'nda vaka dağılımının adaletsiz olduğu iddialarıdır. Bu iddialar hem sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını hem de halkın temel sağlık hizmetlerine erişimini olumsuz etkilemektedir.

Bu tespitler, ulusal mevzuat (Anayasa'nın 56. maddesi başta olmak üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri, Sağlık Bakanlığı usul ve esasları) ile uluslararası normlar (Dünya Sağlık Örgütü ilkeleri ve Uluslararası Çalışma Örgütü'nün işçi hakları/iş sağlığı standartlarına ilişkin sözleşme ve tavsiye kararları) bağlamında değerlendirilmelidir.

Akademik ve saha çalışmaları, benzer nitelikte devam eden iddiaların derinlemesine soruşturulmasının kamu sağlığı, hasta güvenliği ve sağlık emekçilerinin hakları bakımından aciliyet taşıdığını göstermektedir.

Kamu sağlığını, emekçilerin haklarını ve hizmet kalitesini etkileyen bu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim. 6 Daim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.