Mardin'in Mazıdağı ilçesindeki sanayi ve madencilik faaliyetlerinin etkilerinin tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de sanayi ve madencilik faaliyetlerinin yol açtığı çevresel tahribatlar, halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkiler ve denetimsizlik sorunları giderek daha görünür hale gelmektedir. Özellikle kırsal bölgelerde kurulan yüksek kapasiteli tesisler, halkların yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını ve sağlık hakkını doğrudan etkilemektedir. Bu durumun çarpıcı örneklerinden biri, Mardin'in Mazıdağı ilçesinde faaliyet gösteren Eti Bakır A.Ş.'ye ait sanayi tesislerinde ortaya çıkmaktadır. Hava ve su kirliliği, göletlerin kuruması, tarımsal üretimin azalması, kanser vakalarındaki artış ve trafik güvenliğini tehdit eden ağır tonajlı taşımacılık gibi çok yönlü sorunlar, bölge halkı tarafından uzun süredir dile getirilmektedir. Söz konusu sorunların tüm yönleriyle araştırılması, denetim mekanizmalarının işleyişinin incelenmesi ve sorumluların tespiti amacıyla, Anayasa'nun 98. maddesi ile İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
GEREKÇE
Mardin'in Mazıdağı ilçesinde faaliyet gösteren Cengiz Holding'e bağlı Eti Bakır A.Ş.'nin çevresel ve toplumsal etkilerine dair ciddi iddialar kamuoyuna yansımış; bu iddialar Derik ilçesindeki ölümcül TIR kazasından başlayarak hava kirliliği, kanser vakaları ve göletlerin kurumasına kadar birçok başlıkta gündeme gelmiştir. 20 Ağustos 2022 tarihinde Mardin'in Derik ilçesinde, Eti Bakır Mazıdağı tesisinden yük alan iki TIR'ın karıştığı zincirleme kazada 21 kişi yaşamını yitirmiştir. Kazaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, fren sistemlerinin devre dışı bırakıldığı, römork frenlerinin çalışmadığı, şoförlerin teknik yeterliliklerinin sorgulanabilir olduğu ve yük denetimlerinin yetersiz olduğu belirtilmiştir. Ayrıca halk tarafından, kalabalığa doğru hızla gelen üçüncü bir tırın tekerlerinin patlatılarak durdurulduğu iddiaları da mevcuttur. Buna rağmen raporda Cengiz Holding'e ait Eti Bakır firmasının "ihmalinin olmadığı" belirtilmiş, tüm kusur araç şoförleri ve taşıma firmasına yüklenmiştir. Hazırlanan iddianamede de şirketin yükü nasıl verdiği, taşıma güvenliğini ne ölçüde denetlediği ya da yasal yükümlülükleri göz önüne alınmamıştır; yalnızca şoförler ve firma sahipleri hakkında dava açılmıştır.
Kaza gibi ani ve trajik olayların yanı sıra, bölgede çevresel sağlık sorunlarına dair de ciddi iddialar mevcuttur. Halk, Eti Bakır tesislerinin çalıştığı bölgede özellikle akşam saatlerinde toz, kimyasal gaz ve atık kaynaklı hava kirliliği yaşandığını; bunun akciğer hastalıkları ve kanser gibi rahatsızlıklarda artışa yol açtığını ifade etmektedir. Mazıdağı'nda yaşayan yurttaşlar, özellikle son yıllarda çocuklarda solunum sorunları, yetişkinlerde ise mide, akciğer ve karaciğer kanseri gibi hastalıkların yaygınlaştığını aktarmaktadır. Tesisten yayıldığı iddia edilen tozlar, bölge halkının ifadelerine göre tarım ürünlerine, hayvanlara ve içme sularına kadar ulaşmaktadır. Şirketin yıllık binlerce ton fosfat ve sülfürik asit kullanarak gerçekleştirdiği üretim sürecine ilişkin detaylar, şirketin kendi resmi web sitesinde ekonomik katkı vurgusuyla paylaşılmaktadır. Ancak çevresel etkiler, atık yönetimi, hava-su-toprak ölçüm değerleri ya da sağlık etkilerine dair halka açık, bağımsız izleme raporları yer almamaktadır. Yine bölgedeki doğal kaynaklar üzerindeki tahribat da sık sık dile getirilmektedir. Mazıdağı'na bağlı bazı kırsal alanlarda bulunan göletlerin kuruduğu, bağ ve bahçelerde tarımsal sulama yapılamadığı belirtilmiştir. Kuruyan göletlerin fotoğraflarıyla birlikte halkın ifadelerine yer verilen haberlerde, özellikle küçük çiftçilerin geçim kaynaklarının zarar gördüğü aktarılmaktadır. Üzüm bağlarının yok olduğu, incir ağaçlarının meyve vermediği, su kaynaklarının kurumaya başladığı ve hayvancılığın yapılamaz hale geldiği yönündeki şikayetler, yalnızca kuraklıkla açıklanamayacak ölçüde yoğunlaşmıştır. Bazı köylüler, tesisteki yer altı su çekimi ve maden faaliyetleri nedeniyle toprağın su tutma kapasitesinin azaldığını, kaynakların yön değiştirdiğini ve göç etmek zorunda kaldıklarını ifade etmektedir. Yukarıda belirtilen nedenlerle; bölgedeki sağlık verilerinin, çevresel ölçümlerin, gölet-su kaynaklarının durumunun ve şirketin yasal sorumluluklarının araştırılması kamu yararı açısından elzemdir.
3 Contar gün
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.