İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3163 GÜNDEMDE

Diyarbakır'da devlet koruması altındaki çocukların yaşadıkları sorunların araştırılarak güvenliklerinin sağlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Ceylan Akça Cupolo Diyarbakır · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Diyarbakır'da devlet koruması ve denetimi altındaki çocuklarımızın güvenliğinin sağlanması, mevcut yönetimsel zaafların kökten çözümlenmesi ve sorumluların hesap vermesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Iç Tüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.

ÖZET GEREKÇE

22 Eylül 2025'te Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesindeki "Kids Aloud" adlı özel kreşte çocuklara yönelik şiddet görüntüleri ortaya çıkmıştır. Bakanlığın, aylardır süren şikayetlere ve savcılık soruşturmasına rağmen olayı "iddia" olarak nitelemesi ve kamuoyuna ancak görüntüler yanşıdıktan sonra harekete geçmiş gibi görünmesi, devletin denetleme ve koruma görevine ne kadar ciddiyetsizce yaklaştığını göstermektedir.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Üstelik bu yaşananlar, adeta suç üretim merkezine dönüşmüş olan Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün kara sicilinin sadece görünen kısmıdır. Kreşteki şiddet vakasından Ayşe Hafsa Sultan Çocuk Yurdunda yaşanan ve üstü örtülen bebek ölümüne, çocuğa cinsel taciz soruşturmalarından Mersin'deki birden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan trafik kazasına kadar uzanan bu vakalar, münferit olaylar değil; aksine kurum içinde yerleşik bir kanunsuzluk ve denetimsizlik kültürünün, çocuklara karşı işlenen organize suç düzeninin sonucudur. Çocukların güvenliği için acil şekilde köklü bir soruşturma ve hesap verme süreci gereklidir.

GEREKÇE

22 Eylül 2025 tarihinde Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesindeki İstanbul ve Elazığ merkezli Markalar Birliği Genel Merkezine bağlı olarak çalışan "Kids Aloud" adlı özel kreşte yaşanan ve çocuklara yönelik şiddeti gösteren videolar gündeme geldi. Görüntülerde; öğretmenlerin çocuklara fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladıkları, uyku saatinde onları sert bir şekilde uyandırdıkları, hakaret ettikleri, ağlayan çocuklarla alay ettikleri ve bir çocuğun diğer bir çocuğun boğazını sıkmasına dahi müdahale etmedikleri görülmüştür. Kids Aloud önünde aynı akşam toplanan velilerin yaptığı "İlk kamera kayıtlarının ortaya çıkması da bir polis arkadaşın çocuğuna şiddet uygulanması sonucu ortaya çıkıyor. Çocuğunun gözü çıkıyor, kendisi şikayetçi oluyor. Okul yönetimi ile kavga ediyor. Savcılığa şikayet ediyor sonra bu görüntüler ortaya çıkıyor... Çocuğum 1-1,5 yıl önce bu kreşe başladı. Bu süreçte çocuğumun gelişimi daha geriye gitti. 3 yetişkin insan evladı, şeytandan beter insanlar, burada bütün 2-3 yaşındaki çocukları yerlerde sürüklüyorlar, şiddet uyguluyorlar, hakaret ediyorlar. Bu resmi denetlenen bir kurum. Kreş bu durumu 6 aydır gizliyor, 6 aydır çocuklarımıza burada şiddet uygulamaya devam ediyorlar. Bugün geldik buraya, bir tane yetkili yok. Hepsi kaçıp gitmişler. Bunun muhatabı kim? Kamera kayıtları neden 6 aydır kamuoyuyla paylaşılmıyor?... Çocuğumda konuşma güçlüğü vardı, buraya kaydetmemi önerdiler. Biz de getirip kaydettik. Burada dil terapisi görsün, konuşabilsin, gündüz zaman geçirsin diye. Ama daha da geriye atmışlar çocuğu. Her gün çocuğa bağırıp çağırıyor, hakaret ediyorlarmış" şeklindeki açıklamadan olayın altı aydan uzun süredir hasır altı edildiği anlaşılmaktadır. Bunun üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının web sayfasında ve Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada Bugün bazı basın yayın organlarında yer alan Diyarbakır'da özel bir kreşte meydana geldiği iddia edilen görüntülere ilişkin aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür. ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımıza gelen şikayetin ardından il müdürlüğümüzce ilgili özel kreş hakkında ivedilikle inceleme başlatılmıştır" denilmiştir.

Velilerden tarafıma ulaşan bilgilere göre; kimi aileler Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne söz konusu kreş çalışanlarının çocuklara uyguladığı şiddete ve bunun sonucunda çocuklarında gözledikleri konuşma-gelişim geriliklerine ilişkin şikayette bulundukları; İl Müdürlüğünün yaptığını iddia ettiği incelemede bulgu olmadığına kanaat getirildiği; ne kreş yönetimine, ne Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne yapılan başvurulardan sonuç alamayan velilerin son olarak çareyi Savcılığa suç duyurusunda bulunmada buldukları aktarılmıştır: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın, aylardır süren şikayetlere ve savcılık soruşturmasına rağmen olayı "iddia" olarak nitelemesi ve kamuoyuna ancak görüntüler yansıdıktan sonra harekete geçmiş gibi görünmesi, devletin denetleme ve koruma görevine ne kadar ciddiyetsizce yaklaştığını göstermektedir. Özetle Bakanlık ve ilgili İl Müdürlüğü, velilerin defalarca yaptığı başvuruları göz ardı ederek, şiddet mağduru çocukları ve ailelerini kaderlerine terk etmiştir.

Üstelik bu yaşananlar, Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün yarattığı tahribata ilişkin buzdağının sadece görünen kısmıdır. Sadece birkaç ay önce Ayşe Hafsa Sultan Çocuk Yurdunda 1.5 yaşındaki bir bebeğin, ilgili nöbetçi bakım personelinin ihmali yüzünden boğularak öldüğü; çocuk hizmetlerinden sorumlu İl Müdür Yardımcısı Ayşe Nur Baysal'ın yakın ilişki içinde olduğu İl Müdürü Aydın Polat'la beraber olayın üstünü örttüğü kent genelinde konuşulanlar arasındadır. Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde kurulan kanun tanımayan bu kirli düzen 2022 yılı Ocak ayında yaşanan taciz olayıyla Savcılık soruşturmalarına da yansımıştır. İl Müdürlüğüne bağlı Yenişehir Ar-Ge Biriminde erkek bir usta öğrencinin bir kız öğrenciye attığı taciz içerikli mesajlar, birimin rehber öğretmenine aktarılmıştır, taciz mağduru öğrenciyle görüşme gerçekleştiren rehber öğretmen konuyu derhal İl Müdürlüğüne bildirmiştir. I1 Müdürü Aydın Polat konu hakkında soruşturma açmamış, İl Müdür Yardımcısı Ayşe Nur Baysal ise taciz mağduru öğrenciyi, tacizi yetkili makamlara bildiren rehber öğretmenle yüzleştirmiştir. Bunun üzerine usta öğretinin işine son veren Ayşe Nur Baysal; taciz mağduru kız çocuğuna ve bu kız çocuğunun aynı kurumda çalışan yengesine tacizi yetkili kurumlara bildiren Rehber Eğitmen hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunmalarını tembihlemiş olmalı ki; Savcılık, rehber öğretmen hakkında soruşturma başlatmış, alınan ifadelerde üstü örtülen taciz iddiası hakkında İl Müdürlüğünden savunma istemiştir.

Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü içinde bu kurulu kanunsuz yapılanma çocuğa şiddetten, öğrenci tacizlerine, bebek ölümlerinden başka nice dudak uçuklatan suçlara kadar bir dizi adli vakanın hem sebebi hem gizleyicisi olmuşlardır. 23 Ağustos'ta devlet korumasındaki 9 çocuk, 1 bakım personeli, 1 meslek uzmanı Diyarbakır'dan akşam saat 20.00' den sonra Mersin'e 12 saatlik (700 km) yol için tüm itirazlara rağmen tek şoförle yollayan da yine İl Müdür Yardımcısı Ayşe Nur Baysal ve İl Müdürü Aydın Polat ikilisidir. Yorgun düşen şoför, bir tıra çarptı; devlet koruması altındaki 17 yaşındaki Suriyeli Farah El Masri ile yurt personeli Yıldız Polat hayatını kaybetti, 16 yaşındaki Sinem G.'nin ciğerleri patladı ve geri kalan tüm çocuklar yaralandı. Devlet kurumunda/gözetiminde, devlet personellerinin kararlarıyla göz göre yaşatılan şey artık bir kaza değil düpedüz cinayettir.

Yine Gazeteci Felat Bozarsan'ın açığa çıkardığı üzere; İl Müdürlüğü'nün, devlet korumasındaki çocukları taşıyan araçları, defalarca uzun mesafelere tek şoförle göndermiştir. 2025 yılı içinde Çanakkale'ye (1700 km), Samsun'a (850 km) ve Izmir-Çeşme'ye (1600 km) yapılan bu yolculuklarda, güvenlik kurallarına aykırı olarak kliması bozuk, teknik özellikleri yetersiz bir araçla, tek başına yola çıkmak istemeyen şoförü zorlama pahasına çocukları ölüme göndermede mahsur görmemişlerdir. Mersin'de yaşanan ölümlü devlet ihmali kazasından bir ay sonra ve şaşırtıcı şekilde hala görevlerine devam edebilen yetkililerin sebep olduğu son skandalın adı 'Kids Aloud" Kreşinde İl Müdürlüğünün bilgisi dahilinde çocuklara yaşatılan ses terapisi değil adeta bir Şiddet Terapisidir.

Yukarıda detaylarıyla anlatılan vahim olaylar zinciri, Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün çocuklarımızın korunması ve refahı konusunda görevini yerine getiremediğini göstermektedir. Kreşteki şiddet vakasından bebek ölümüne, cinsel taciz iddialarından birden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan trafik kazasına kadar uzanan bu skandallar, münferit olaylar değil, aksine kurum içinde yerleşik bir kanunsuzluk ve denetimsizlik kültürünün sonucudur. Bu nedenle, Diyarbakır'da devlet koruması ve denetimi altındaki çocuklarımızın güvenliğinin sağlanması, mevcut yönetimsel zaafların kökten çözümlenmesi ve sorumluların hesap vermesi amacıyla derhal bir Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.