İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3180 GÜNDEMDE

Muş'un Korkuteli İlçesi Altınova Beldesinde 1993 yılında yaşanan olayların tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Sırrı Sakik Ağrı · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yakın tarihin en karanlık dönemlerinden biri olan 1990'lı yıllarda yaşanan katliamlar, köy yakmalar, zorla kaybetmeler ve işkence vakaları büyük ölçüde cezasızlık politikalarıyla örtbas edilmiş; kolluk güçlerine açılan davaların birçoğu zamanaşımı bahanesiyle düşürülmüştür. Bu durum hem mağdurların hem de toplumun adalet duygusunu ağır biçimde zedelemiştir.

1993 yılının Ekim ayında Muş'un Korkut ilçesi Altınova (Vartinis) beldesinde başlayıp, Şenyayla, Zengök ve Diyarbakır'ın Kulp ilçesine kadar yayılan geniş bir bölgede onlarca köy yakılmış, çok sayıda sivil katledilmiştir. Altınova'da Nasır Öğüt'e ait evin, içinde kendisi, hamile eşi ve yedi küçük çocuğu varken ateşe verilmesi, insanlığa karşı suçların en ağır örneklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu katliama ilişkin yargı süreci ise başından itibaren sistematik biçimde etkisizleştirilmiş, dosya görevsizlik kararlarıyla yıllarca sürüncemede bırakılmış, nihayetinde zaman aşımı gerekçesiyle kapatılmıştır. Oysa uluslararası hukukta açıkça tanımlandığı üzere, insanlığa karşı suçlarda zaman aşımı uygulanamaz.

Bu nedenle, başta Vartinis Katliamı olmak üzere 1993 yılı Ekim ayında Muş ve çevresinde gerçekleşen köy yakma, zorla kaybetme, işkence ve toplu katliamların tüm yönleriyle araştırılması, faillerin açığa çıkarılması ve adil yargılamaların sağlanması amacıyla; Anayasa'nın 98. ve TBMM Içtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

GEREKÇE

1990'lı yıllar, Türkiye tarihinde faili meçhul cinayetlerin, köy yakmaların, zorla kaybetmelerin ve işkencenin olağan hale geldiği, hukuk normlarının belirli bölge ve kesimler açısından askıya alındığı yıllar olarak hafızalara kazınmıştır. Bu dönemde yaşanan ağır suçlarla hesaplaşılmamış olması, bugün hâlâ demokratik işleyişten ve adil bir hukuk sisteminden bahsetmeyi imkânsız kılmaktadır. 1993 yılı 3 Ekim günü Muş'un Korkut ilçesi Altınova (Vartinis) beldesinde başlayıp daha sonra verilmiş, çok sayıda sivil insan yaşamını yitirmiştir. O dönemde gerçekleştirilen katliamların en Şenyayla, Zengök ve Diyarbakır'ın Kulp ilçesine kadar yayılan geniş bir bölgede onlarca köy ateşe verilmiş, çok sayıda sivil insan yaşamını yitirmiştir. O dönemde gerçekleştirilen katliamların en vahim örneklerinden biri Vartinis'te yaşanmıştır: Nasır Öğüt'e ait ev, kendisi, hamile eşi ve yedi küçük çocuğuyla birlikte ateşe verilmiş; aile belde halkının gözü önünde diri diri yakılmıştır. Katliamdan kurtulan tek aile ferdi Aysel Öğüt'ün yıllar sonra yaptığı başvurular dahi sonuçsuz bırakılmış, dosya farklı savcılıklar arasında defalarca gidip gelmiş, davalar zamanaşımı taktikleriyle sürüncemede bırakılmıştır. 20 yıl sonra açılan dava ise sanıklar tutuksuz yargılanarak, adli kontroller sanıklar lehine kaldırılarak ve nihayet 2016'da beraatla sonuçlandırılarak etkisizleştirilmiştir. Yargıtay'ın bozma kararı sonrası bile süreç tamamlanmamış, 2023 yılı Aralık ayında ise dava tamamen zaman aşımına uğratılarak kapatılmıştır.

Oysa insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı uygulanamayacağı ulusal ve uluslararası hukukta açıkça belirtilmiştir. Buna rağmen Türkiye, Vartinis başta olmak üzere köy yakma, işkence ve zorla kaybetme gibi insanlığa karşı suçları etkin biçimde soruşturmayarak cezasızlığı kurumsal hale getirmenin yolunu açmıştır.

Geçmişle yüzleşmeden, hakikati açığa çıkarmadan, adil bir hukuk sistemi kurulamaz. Benzer süreçleri yaşayan birçok ülke, "bir daha asla" ilkesini benimseyerek geçmiş suçlarla hesaplaşmış, toplumsal barışı bu şekilde tesis etmiştir. Türkiye'nin de aynı yoldan geçmesi bir zorunluluktur. Bu nedenle, başta Vartinis Katliamı olmak üzere 1993 yılı Ekim ayında Muş ve çevresinde işlenen tüm insanlığa karşı suçların Meclis tarafından araştırılması, faillerin açığa çıkarılması, mağdurların adalet arayışının karşılanması ve geçmişin karanlık sayfalarıyla yüzleşilmesi büyük önem taşımaktadır. Parlamentonun en asli görevlerinden biri, toplumun vicdanında derin yaralar açmış bu suçlarla hesaplaşmak ve adaletin gecikmesi"nin bir kez daha adaletin inkârına dönüşmesini engellemektir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.