İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3191 GÜNDEMDE

Faili meçhul ve zorla kaybetme olaylarına ilişkin iddiaların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Sümeyye Boz Çakı Muş · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye, uzun yıllardır süren çatışmaların, güvenlikçi politikaların ve cezasızlık kültürünün yarattığı derin toplumsal travmalarla yüz yüzedir. Hakikatle yüzleşilmeden, adalet sağlanmadan ve geçmişin karanlık sayfaları açılmadan demokratik bir barışın inşa edilmesi mümkün değildir. Bugün, barış talebinin yeniden görünür olduğu, çözüm sürecinin yeniden konuşulmaya başlandığı bu dönemde, geçmişle hesaplaşmak yalnızca ahlaki değil, siyasal bir zorunluluktur. Toplumun ortak vicdanını onarmak, devletin yurttaşına karşı işlediği ihlallerle yüzleşmek ve adaleti yeniden kurumsallaştırmak için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin inisiyatif alması tarihsel bir sorumluluktur.

Bu doğrultuda, insanlığa karşı işlenmiş suçların, faili meçhul cinayetlerin, zorla kaybetmelerin ve sistematik hak ihlallerinin tüm boyutlarıyla araştırılması; cezasızlıkla mücadele edilmesi; hakikat, adalet ve yüzleşme mekanizmalarının oluşturulması ve toplumsal barışın kalıcı temellerinin güçlendirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

1990'lı yıllardan bu yana Türkiye'de yaşanan zorla kaybetmeler, faili meçhul cinayetler, işkence, keyfi gözaltılar ve sistematik hak ihlalleri, toplumun ortak hafızasında derin yaralar açmıştır. Bu dönemde yaşanan ağır insan hakları ihlalleri tam anlamıyla soruşturulmamış, failler yargı önüne çıkarılmamış, birçok dosya zamanaşımı gerekçesiyle düşmüştür. Böylece adaletin yerini sessizlik, hakikatin yerini inkâr almış, cezasızlık bir devlet politikası haline gelmiştir.

Bugün barış talebinin yeniden görünür olduğu, çözümün yeniden konuşulmaya başlandığı bir dönemdeyiz. Bu tarihsel moment, geçmişle yüzleşmeden kalıcı bir barışın mümkün olamayacağını bir kez daha göstermektedir. Barış ve diyalog süreci yalnızca müzakere masalarında değil, hakikatin açığa çıkarıldığı, adaletin yeniden tesis edildiği, mağdurların tanındığı bir toplumsal yüzleşme süreciyle güçlenebilir. Gerçek bir barış, unutarak değil, hatırlayarak ve yüzleşerek inşa edilir.

Birleşmiş Milletler'in geçiş dönemi adaleti ilkeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye kararları, devletlerin geçmişte işlenen ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşme ve faillerin yargılanmasını sağlama yükümlülüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Etkili soruşturma yürütülmeden, deliller karartıldığında, arşivler kapatıldığında ve mağdurların sesi bastırıldığında adaletin yerini cezasızlık, barışın yerini ise korku alır. Bugün Türkiye'nin önündeki en temel demokratik sorumluluk, geçmişin karanlığıyla hesaplaşmak, hakikati ortaya çıkarmak ve adaletin vicdani temellerini yeniden kurmaktır.

Bu nedenle, 1990'lı yıllardan günümüze uzanan ağır insan hakları ihlallerinin tüm yönleriyle araştırılması, devletin geçmişteki hukuk dışı uygulamalarının açığa çıkarılması, cezasızlık kültürünün son bulması ve barış sürecinin toplumsal meşruiyetinin güçlendirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bağımsız bir Hakikat, Yüzleşme ve Adalet Komisyonu kurulması gerekmektedir.

Söz konusu komisyonun görevi, faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler, işkence ve kötü muamele vakaları ile nefret ve ayrımcılık temelli şiddet dahil olmak üzere tüm insan hakları ihlallerini araştırmak; devlet kurumları arasındaki sorumluluk zincirini ortaya koymak; mağdurların adalet, tanınma ve onarım hakkını güvence altına alacak öneriler geliştirmek olmalıdır. Bu komisyon, yalnızca geçmişi belgeleyen değil, aynı zamanda gelecekte benzer ihlallerin önüne geçecek bir adalet ve yüzleşme mimarisi kurmayı hedeflemelidir. Hakikatle yüzleşmeden adalet, adalet olmadan barış sağlanamaz. Türkiye toplumu, ancak devletin kendi yurttaşlarına karşı işlediği suçlarla dürüstçe hesaplaşarak, mağdurların adalet talebine yanıt vererek ve hakikatin kamusal olarak tanınmasını sağlayarak kalıcı bir barışın zeminini oluşturabilir. Bu bağlamda, insanlığa karşı işlenmiş suçların tüm yönleriyle araştırılması, geçmişin karanlık sayfalarının aydınlatılması ve barış sürecinin toplumsal temellerinin güçlendirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 2 GOtu

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.