İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3202 GÜNDEMDE

AİHM tarafından verilen bazı kararlara yönelik düzenleme yapılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Mahmut Dindar Van · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de Kürt meselesinin çözümsüzlüğü süreç içerisinde fiilen ikili işleyen bir hukuka yol açmış, PKK davalarından tutuklu ve hükümlü olan kişilere evrensel ve uluslararası hukuk ilkeleri dışında uygulamalar yansıtılmış veya genel ilke ve kuralların bu hükümlülere uygulanmadığı vakalar yaşanmıştır. Türkiye'de de tartışmaları devam eden "umut hakkı tanınması ve uygulamasının" bu bağlamda ele alınması gerekmektedir. Avrupa Konseyi'nin 21 Eylül'de aldığı karar bağlamında Türkiye'de konu hakkında bir araştırmanın yapılması gerektiği yeniden açığa çıkmıştır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulamalarının tutuklu ve hükümlüler açısından insan hakları boyutunda değerlendirilmesi; AİHM kararlarıyla güvence altına alınan "umut hakkı"nın iç hukukta karşılığının düzenlenmesi, ağırlaştırılmış müebbet mahpuslarının durumundaki hak ihlallerinin tespiti ve giderilmesi amacıyla düzenleme gerekliliğini ortaya koymak hem de bunun için gerekli altyapıyı oluşturmak ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

GEREKÇE

Kürt meselesinin çözümsüzlüğü, güvenlik odaklı özgürlük ve hak ihlaline yol açan bir "özel hukuk" alanı yaratmıştır. Bu durum Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatta genel hukuk ilkelerinden sapmalara yol açmıştır. Bu düzenlemeler, ölçülülük ilkesini ihlal eden yaptırımlara ve ikili hukuk uygulamalarına neden olmuştur. Türkiye'de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası özellikle "terör" suçları kapsamında uygulanmakta; bazı hükümlüler bakımından koşullu salıverme olanağı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/16. maddesiyle tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Bu duruni, kişinin ömrü boyunca hiçbir "umut" bırakılmadan cezaevinde tutulması anlamına gelmekte, fiilen bir ölüm cezasına dönüşmekte ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3. maddesi kapsamında insanlık dışı muamele yasağını ihlal etmektedir.

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

AİHM, Vinter ve Diğerleri / Birleşik Krallık (2013) kararında, müebbet cezasının en geç 25 yıl içinde yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Trabelsi / Belçika kararında "umut hakkı'nın iade süreçlerini dahi etkilediği belirtilmiştir. Öcalan (No. 2), Gurban, Kaytan ve Boltan / Türkiye kararlarında ise AİHM, Türkiye'deki ağırlaştırılmış müebbet infaz rejimini hukuka aykırı bulmuş; cezanın yeniden değerlendirilmesine imkân tanıyacak mekanizmaların oluşturulması gerektiğini açıkça belirtmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri ile diğer müebbet mahpuslar arasındaki koşullu salıverme farkı, temel insan hakları normlarına aykırıdır. Tek kişilik hücrelerde tutulma, uzun süreli tecrit ve sosyal temasın engellenmesi modern hukuk sistemlerinde yer bulamaz. Türkiye'de ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri çoğu zaman bu koşullarda yaşamaktadır. Cezaevleri arasında uygulama farkları büyük olup, idare kurulları kararları takdiri ve denetime kapalıdır. AİHM, bu tür uygulamaları insanlık dışı muamele olarak nitelendirmiştir.

Sayın Abdullah Öcalan'ın ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılması, koşullu salıvermeden yararlanamaması ve uzun süreli hukukdışı tecride maruz bırakılması bu ihlalin sembolik örneğidir. AİHM, Öcalan / Türkiye (No. 2) kararında bu uygulamayı açıkça insan hakları ihlali olarak tanımlamıştır. Bu durum yalnızca Öcalan özelinde değil, Türkiye'deki tüm ağırlaştırılmış müebbet hükümlüler açısından geçerli bir hukuksuzluk örneğidir. BM İşkenceye Karşı Komitesi de Türkiye'ye ağırlaştırılmış müebbet uygulamasını gözden geçirme ve makul bir süre sonra tahliye imkânı tanıma çağrısında bulunmuştur. Buna rağmen, AİHM'in "umut hakkı" içtihatları iç hukuka yansıtılmamış; Türkiye, uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmemiştir.

Türkiye için ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin insan haklarıyla uyumlu hale getirilmesi zorunlu bir durumdur. Ceza infazında tecrit, yalnızlaştırma ve hücre hapsinin insani etkilerinin incelenmesi, eğitim ve sosyal faaliyetlere erişimin değerlendirilmesi, idare kurulu kararlarının şeffaflaştırılması, temyiz ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekmektedir. AİHM kararları (Vinter, Trabelsi, Öcalan, Gurban, Boltan, Kaytan vb.) dikkate alınarak, koşullu salıverme ve gözden geçirme mekanizmaları oluşturulmalı; "umut hakkı"nı güvence altına alan bir infaz rejimi geliştirilmelidir. Türkiye, uluslararası insan hakları yükümlülükleri çerçevesinde ağırlaştırılmış müebbet uygulamasını daha adil ve insani bir sisteme dönüştürmek zorundadır.

Meclisin bu konuda alacağı güçlü inisiyatif, toplumsal barış ve demokratik toplum sürecinin bir gereğidir. Bu kapsamda yeniden düzenleme yapılması ve mağduriyetlerin önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılabilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. 6 Ae sapr

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.