İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3230 GÜNDEMDE

Kalıcı yaz saati uygulamasının neden olduğu sorunların tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Hakan Şeref Olgun Afyonkarahisar · İYİ Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de 2016 yılından bu yana uygulanmakta olan sabit saat (yaz saati) uygulamasının, enerji tasarrufu sağlamadığı gibi vatandaşların günlük yaşamını, sağlık durumlarını, verimliliklerini ve eğitim süreçlerini olumsuz etkilediği yönündeki yoğun kamuoyu talepleri ve bilimsel raporlar dikkate alındığında; kış saati uygulamasının yeniden hayata geçirilmesinin gerekliliğini ortaya koyan bilimsel, ekonomik ve toplumsal etkilerin tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

GEREKÇE

Türkiye'de 2016 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararıyla yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesi, aradan geçen dokuz yılda gerek enerji verimliliği gerekse toplumsal refah açısından ciddi tartışmalara neden olmuştur. Uygulamanın temel gerekçesi olarak ileri sürülen "enerji tasarrufu" iddiası, hem akademik çalışmalarla hem de sahadan elde edilen verilerle çürütülmüş durumdadır. Elektrik Mühendisleri Odası ve çeşitli üniversitelerin araştırmaları, sabit saat uygulamasının özellikle kış aylarında sabahın erken saatlerinde artan aydınlatma ve ısınma ihtiyacı nedeniyle enerji tüketimini azaltmadığını, aksine toplam tüketimi yükselttiğini ortaya koymuştur. EMO'nun 2023 yılı verilerine göre sabah 07.00-09.00 saatleri arasındaki elektrik kullanımı yüzde 8'e varan oranlarda artmış, bu da hem hane halkı hem de kamu bütçesi açısından ek bir mali yük doğurmuştur.

Öte yandan, sabit saat uygulamasının toplumsal yaşam ve sağlık üzerinde de olumsuz etkileri açıkça görülmektedir. Güneş doğmadan okula gitmek zorunda kalan milyonlarca öğrenci hem güvenlik hem de biyolojik ritim açısından zorluk yaşamaktadır. Uzman raporları, kalıcı yaz saati uygulamasının çocuklarda dikkat dağınıklığına, uyku bozukluklarına ve akademik performans düşüşüne yol açtığını göstermektedir. Benzer biçimde, sabah erken saatlerde karanlıkta işe başlayan çalışanlar da biyolojik saatle uyumsuz bir yaşam temposuna zorlanmakta, bu da verimlilik ve motivasyon kaybına neden olmaktadır. Türkiye Psikiyatri Derneği'nin 2022 tarihli değerlendirmesinde sabit saat uygulamasının toplum genelinde uyku kalitesini düşürdüğü, mevsimsel depresyon riskini artırdığı ifade edilmiştir. Uluslararası açıdan bakıldığında, Türkiye'nin GMT+3 sabit saat diliminde kalması Avrupa ile zaman farkını kış aylarında iki saate çıkarmış, bu durum hem ticaret hem finans hem de lojistik alanlarında ciddi uyumsuzluklara yol açmıştır. Avrupa ülkelerinin büyük bölümü hâlen mevsimsel saat değişimini sürdürmekte, hatta Avrupa Parlamentosu'nun tek saat uygulamasına geçme girişimi, üye devletlerin toplumsal ve coğrafi farklılıkları gerekçe göstererek ertelenmiştir. Türkiye'nin ticari partnerleriyle zaman eşgüdümünü yitirmesi, dış ticaret ve finansal işlemler açısından ek zorluklar yaratmaktadır.

Kamuoyu nezdinde de sabit saat uygulamasına yönelik ciddi bir memnuniyetsizlik söz konusudur. Yapılan araştırmalar, vatandaşların yüzde 80'inden fazlasının kış saati uygulamasına dönülmesini istediğini göstermektedir. Sosyal medya, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri üzerinden dile getirilen talepler, bu düzenlemenin artık toplumun geniş kesimlerince kabul görmediğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Türkiye'nin coğrafi konumu itibarıyla batı illerinde, özellikle kış aylarında güneşin 08.30'dan sonra doğması; öğrenciler, çalışanlar ve üretim süreçleri açısından ciddi bir zamanlama sorununa neden olmaktadır. Tüm bu veriler ışığında sabit yaz saati uygulamasının enerji tasarrufu sağlamadığı, toplumsal ve biyolojik ritmi bozduğu, ekonomik maliyetler doğurduğu ve uluslararası uyumu zayıflattığı açıktır. Türkiye'nin hem bilimsel hem de toplumsal gerçeklerine uygun biçimde, gün ışığından en verimli şekilde yararlanabileceği kış saati uygulamasına yeniden dönülmesi gereklidir. Bu kapsamda, kalıcı yaz saati uygulamasının etkilerinin bilimsel, ekonomik ve toplumsal yönleriyle araştırılması ve elde edilecek sonuçlar doğrultusunda gerekli yasal ve idari düzenlemelerin yapılması amacıyla Meclis araştırması açılması elzemdir.

ISIM - SOYISIM BÖLGE Ayyice Tirkes Adana Oe.l Ahmet Egref Antara

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
İYİ Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.