İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3266 GÜNDEMDE

Kanal İstanbul Projesinin olası etkilerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Cemal Enginyurt İstanbul · CHP ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Kanal İstanbul Projesi güzergâhında yer alan tarım arazilerinin imara açılması ve bu alanlarda konut ruhsatları verilmesi süreçlerinin ve Kanal İstanbul Projesi'nin; çevresel, ekonomik, sosyal, jeolojik ve hukuki etkilerinin tüm boyutlarıyla değerlendirilmesi, kamu yararı ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri açısından incelenmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarın Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim. 16/10/2025

GEREKÇE

Kanal İstanbul Projesi, Türkiye'de son yıllarda gündeme gelen en kapsamlı altyapı girişimlerinden biridir. Yaklaşık 45 kilometre uzunluğundaki bu yapay su yolunun, Marmara Denizi ile Karadeniz'i birbirine bağlaması planlanmaktadır. Ancak projenin boyutu, etki alanı ve oluşturacağı çevresel, ekonomik ve sosyal sonuçlar açısından kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmuştur. Çevre etki değerlendirme raporları ve bilimsel incelemeler, projenin yalnızca İstanbul'u değil, tüm Marmara Havzası'nı ilgilendiren geniş ölçekli etkiler yaratabileceğini göstermektedir.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Proje güzergâhında yer alan tarım arazilerinin imara açılması, İstanbul'un gıda güvenliği açısından stratejik öneme sahip kırsal bölgelerinde üretim kapasitesini önemli ölçüde azaltma riski taşımaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumların yaptığı incelemelere göre, yaklaşık 135 milyon metrekarelik tarım ve orman alanının bu süreçten doğrudan etkileneceği, bunun da hem yerel hem ulusal ölçekte tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkileyeceği belirtilmektedir. Bu alanların kaybı yalnızca ekonomik değil, ekolojik dengeler açısından da geri döndürülemez sonuçlar doğurabilir.

Projenin en kritik etkilerinden biri, İstanbul'un içme suyu kaynakları üzerindedir. Sazlıdere Barajı ve Terkos Gölü havzalarının proje kapsamında yer alması, kent için hayati öneme sahip su rezervlerinin zarar görme olasılığını artırmaktadır. Uzman raporları, kanal kazısının yeraltı su seviyelerini düşürebileceğini, tuzluluk dengesinin bozulmasına yol açabileceğini ve uzun vadede İstanbul'un içme suyu arzında ciddi kayıplar yaşanabileceğini ortaya koymaktadır. Ayrıca yeraltı su akımlarının yön değiştirmesiyle birlikte hidrojeolojik dengelerin kalıcı biçimde bozulması riski de gündeme gelmektedir.

Ekolojik açıdan bakıldığında, proje sahasının ormanlık alanlar, sulak bölgeler ve biyolojik çeşitlilik açısından zengin ekosistemler üzerinde ciddi baskı oluşturacağı açıktır. Marmara Denizi ve Karadeniz arasındaki tuzluluk farkının yapay bir kanal yoluyla değiştirilmesi, iki denizin doğal su döngüsünü bozarak plankton, balık türleri ve diğer deniz canlılarının yaşam alanlarını tehdit edecektir. Bu durum, yalnızca İstanbul çevresinde değil, tüm Marmara Denizi ekosisteminde geri dönüşü olmayan tahribatlar yaratabilir.

Proje, Kuzey Anadolu Fay Hattı'na yakın bir bölgede konumlanmaktadır. İstanbul Teknik Üniversitesi ve Kandilli Rasathanesi'nin teknik raporlarında, kanal kazısı sırasında zeminin stabilitesinin bozulabileceği, toprak kaymalarının yaşanabileceği ve büyük bir deprem sonrasında tunami riskinin artabileceği vurgulanmıştır. Böylesine yoğun kazı ve dolgu faaliyetlerinin yürütüleceği bir bölgede, jeoteknik güvenliğin zayıflaması ve yeni yapılaşmaların bu zeminler üzerine inşa edilmesi ciddi bir risk faktörüdür.

Ekonomik açıdan bakıldığında, projenin maliyetinin yaklaşık 15 milyar dolar civarında olacağı tahmin edilmektedir. Bu maliyetin finansman modeli, kamu bütçesi üzerindeki yükü ve geri ödeme planı konularında kamuoyuna yeterli açıklık getirilmemiştir. Kanal çevresinde inşa edilmesi planlanan Yenişehir yerleşim alanları, nüfus yoğunluğunu artıracak, mevcut altyapı ve ulaşım sistemleri üzerindeki baskıyı çoğaltacak, aynı zamanda bölgedeki sosyal dengeleri bozacaktır. Yerel halkın projeden nasıl etkileneceği, olası göç hareketleri ve ekopønfik* dönüşümler yeterince değerlendirilmemiştir.

Hukuki açıdan da süreç tartışmalıdır. Kanal İstanbul'a ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararlarına ve plan değişikliklerine yönelik açılan davalar devam ederken, projenin bazı bölümlerinde ihale süreçlerinin başlatılması, yargı kararları kesinleşmeden uygulamaya geçilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum hem idari hukuk hem de kamu yararı ilkesi bakımından ciddi bir sorun teşkil etmektedir.

Sonuç olarak, Kanal İstanbul Projesi'nin çevresel, ekonomik, sosyal ve hukuki etkileri, yalnızca bir altyapı yatırımı çerçevesinde değil, ülkenin sürdürülebilir kalkınma politikası, iklim kriziyle mücadele stratejisi ve şehir planlama vizyonu açısından da kapsamlı biçimde değerlendirilmelidir. Projenin kamu yararına uygunluğu, bilimsel temellere dayalı bir inceleme ile yeniden ele alınmalı; TBMM çatısı altında oluşturulacak bir araştırma komisyonu aracılığıyla, projenin tüm yönleriyle objektif biçimde incelenmesi sağlanmalıdır.

Bu gerekçelerle, Kanal İstanbul Projesi'nin çevresel, ekonomik, sosyal ve hukuki etkilerinin çok boyutlu olarak araştırılması ve kamu yararının korunması amacıyla bir Anayasa'nın 98'inci maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü' nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
CHP 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.