İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3295 GÜNDEMDE

Hastanelerde yaşadığı iddia edilen bazı yolsuzluk, usulsüzlük ve hak ihlalleri iddialarının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Hüseyin Olan Bitlis · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de kamu ve özel hastanelerde kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığı, usulsüz faturalandırmalarla Sosyal Güvenlik Kurumu'nun zarara uğratıldığı, kanser hastalarının tedavilerinin geciktirildiği ve sağlık emekçilerine sistematik mobbing uygulandığı yönünde kamuoyuna yansıyan ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu iddialar, yalnızca bireysel etik ihlallerin değil, sağlık sisteminin yapısal çöküşünün ve ticarileşmesinin göstergesidir. Bu kapsamda, sağlık hizmetlerinin piyasalaşmasının hastanelerdeki yolsuzluk, etik dışı davranışlar ve hasta mağduriyetleri üzerindeki etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması; kamu yararını önceleyen, şeffaf, hesap verebilir ve etik bir sağlık hizmeti sunumunun yeniden tesis edilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir meclis araştırılması açılmasını arz ve talep ederiz.

GEREKÇE

Antalya'daki Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde yürütülen disiplin soruşturmasında, eski rektör yardımcısı Prof. Dr. M.T. dahil 4 akademisyen hakkında kanser hastalarının tedavisini geciktirmek, SGK'ya usulsüz işlem yapmak, yapılmayan ameliyatları yapılmış gibi göstermek ve asistan hekimlere sistematik mobbing uygulamak gibi ağır iddialar tespit edilmiştir. Rektörlük, bu kişiler hakkında "kamu görevinden çıkarma" cezası teklifini Yükseköğretim Kurulu'na iletmiştir. Soruşturma raporuna göre bazı ameliyatlar hiç yapılmadığı halde sisteme yapılmış gibi girilmiş, bazıları ise bir sonraki ay tekrar gösterilerek SGK'den iki kez ücret tahsil edilmiştir. Ayrıca kanser hastalarının ameliyatlarının "yoğun bakım yeri yok" gerekçesiyle ertelenip özel hasta gruplarına öncelik tanındığı belirtilmiştir.

Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt

Benzer bir durum İstanbul Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde de ortaya çıkmıştır. 2024 yılında CİMER'e yapılan başvuruda, iddialara göre; bazı hekimlerin yapılmayan açık kalp ameliyatlarını yapılmış gibi kaydedip SGK'den ve performans puanlarından haksız kazanç sağladığı ileri sürülmüştür. Bazı profesörlerin katılmadıkları ameliyat listelerinde isimlerinin yer aldığı, bu sayede yüksek performans puanı ve ek gelir elde ettikleri iddia edilmiştir.

Bu örnekler, hastanelerde performansa dayalı ücretlendirme sistemi, SGK kodlama uygulamaları ve özel hasta önceliklendirmesi gibi politikaların, sağlık hizmetinin niteliğini bozduğunu; kamusal sağlık etiğini ticarileştirdiğini göstermektedir. Bu iddialar, iktidarın sağlık politikalarının yol açtığı çöküşün en somut göstergeleridir. Performans ve kar odaklı bu sistem, hekimleri daha çok işlem yapmaya, hastaları ise birer "müşteri" ye dönüştürmüş; bu durum, ağır hasta hakları ihlallerine, etik dışı uygulamalara ve sosyal güvenlik sistemimizin yağmalanmasına zemin hazırlamıştır.

Hastaneler, halkın ortak kaynağıdır. Toplum yararına sağlık hizmeti sunma görevlerini yerine getirmeleri beklenirken; bu kurumlarda performans baskısı, rant ilişkileri ve cezasızlık kültürü hâkim hale gelmiştir. Halkın vergileriyle finanse edilen SGK'nin zarara uğratılması yalnızca mali bir sorun değil, halk sağlığı hakkının gaspıdır.

Bahsi geçen hastaneler başta olmak üzere, üniversite, eğitim-araştırma ve özel hastanelerde SGK işlemleri, ameliyat kayıtları ve performansa dayalı ödeme sisteminin denetim mekanizmaları araştırılmalı, bulgular şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Kanser hastaları başta olmak üzere, tüm hastaların yaşadığı mağduriyetler ve sağlık çalışanlarına yönelik sistematik mobbing iddiaları detaylı bir şekilde soruşturulmalı, güvenceli bir çalışma ortamının sağlanması için gerekli yasal ve idari düzenlemeler belirlenmelidir. Sağlık sistemindeki dönüşüm ve piyasalaşma politikalarının, bu tür usulsüzlüklerin yaygınlaşmasındaki rolü irdelenmeli ve ücretsiz, eşit, ulaşılabilir, nitelikli kamusal sağlık hizmeti" politikaları bir an önce hayata geçirilmelidir.

Bu nedenle, yukarıda özetlenen olaylar münferit etik ihlallerin ötesinde, sağlık sisteminin yapısal ticarileşmesinin ve kamusal denetim mekanizmalarının zayıflamasının çarpıcı bir sonucudur. Sağlığın bir hak değil, piyasa değeri üzerinden işleyen bir sektör olarak görülmesi hem hastaların yaşam hakkını hem de sağlık çalışanlarının mesleki onurunu tehdit etmektedir. Devletin görevi, sağlık hizmetini kâr amacıyla değil, eşitlik, erişilebilirlik ve insan onuru temelinde sunmaktır. Bu nedenle, sağlık hizmetlerinin piyasalaşmasının yarattığı etik, hukuki ve toplumsal sonuçların tüm yönleriyle incelenmesi; kamu yararını önceleyen, şeffaf, hesap verebilir ve nitelikli bir sağlık sisteminin yeniden inşası için gerekli politikaların belirlenmesi amacıyla Meclis'in bu konuda bir araştırma yapması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.