İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3474 GÜNDEMDE

Kamu çalışanlarının maaşlarının iyileştirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Bülent Kaya İstanbul · Yeni Yol ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ülkemizde kronikleşen ekonomik kriz, kontrolden çıkan enflasyon ve durdurulamayan hayat pahalılığı neticesinde, kamu çalışanlarının (memurların) alım gücünün olağanüstü düzeyde erimesi, maaşların daha hesaba yatmadan "Vergi Dilimi" adı altında kaynağında kesilerek buharlaşması ve ortaya çıkan yeni "Memur Yoksulluğu" kavramının nedenlerinin araştırılarak, kamu çalışanlarının insan onuruna yaraşır bir ücret düzeyine kavuşturulması için alınacak tedbirlerin ve yapılacak düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 04.12.2025

GEREKÇE

Türkiye ekonomisi, "faiz sebep, enflasyon netice" inadıyla başlayan ve bugün "rasyonel zemine dönüyoruz denilmesine rağmen faturası hala halka kesilen ağır bir buhranın içindedir. Çarşıda, pazarda, markette etiketler saatlik değişirken, iktidarın TÜİK eliyle açıkladığı "bastırılmış" enflasyon rakamları, memurun ve emeklinin sofrasındaki ekmeği küçültmeye devam etmektedir. iktidarın "Memura Müjde" manşetleriyle duyurduğu oransal ve seyyanen zamlar, daha memurun cebine girmeden eriyip gitmektedir. Bugün gelinen noktada, memur maaşlarına yapılan artışlar bir "zam" değil, geçmiş aylarda yaşanan kaybın eksik bir telafisinden ibarettir. Hükümetin ekonomi yönetimi, sermayeye kepçeyle dağıttığı kaynakları, iş memura gelince çay kaşığıyla ölçmektedir.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

TÜRK-İŞ ve bağımsız araştırma kuruluşlarının Kasım 2025 verilerine göre; dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 29 bin 828 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 97 bin 159 TL'ye yükseldi. Bir zamanlar "orta direk" olarak anılan devlet memuru, bugün artık "yoksulluk sınırının" çok altında, açlık sınırının ise kıyısında yaşam mücadelesi vermektedir.

Eskiden emeklilik bir hayaldi, şimdi ise bir kâbusa dönüştü. Öyle bir hale geldik ki; 5 emekli bir araya gelip, 1 yoksul etmiyor. Bu vahim tablo, memur maaş grafiğinin de hızla eriyen emekli maaşına benzemeye başladığını ve literatüre artık "Memur Yoksulluğu" kavramının girdiğini acı bir şekilde göstermektedir.

Memur maaşlarına yapılan düzenlemeler ise bütüncül ve kapsamlı bir perspektifle yapılmamaktadır. Memurların bir kısmının mağduriyetleri giderilirken geniş kesimler açlık ve yoksulluk sınırının altında maaş almaya devam etmektedir. Kariyer uzmanları ve müfettişlerin bir kısmının özlük haklarında iyileştirmeler yapılırken taşra uzmanları, denetmenler, kamu mühendisleri, kamu avukatları, yerel yönetim çalışanları, şehir plancıları gibi kariyer personelinin önemli bir kısmı kapsam dışı bırakılmıştır.

Kamu çalışanlarının belini büken en büyük adaletsizliklerden biri de vergi sistemidir. Memur maaşı, daha eline geçmeden, kaynağında kesilen vergilerle erimektedir. Yılbaşında verilen cüzi zamlar, aylar ilerledikçe bir üst vergi dilimine girilmesi nedeniyle devletin kasasına geri dönmektedir. Ocak ayında alınan maaş, enflasyon karşısında değer kazanması gerekirken, vergi dilimi soygunu yüzünden Haziran'ı, Temmuz'u görmeden kuşa dönmektedir. Holdinglerin milyonlarca liralık vergi borçlarını bir gecede silen irade, memurun alın terinden kesilen vergiyi 'kutsal" saymaktadır. Bu sistemin adı vergi adaleti değil, bordrolu çalışanı cezalandırma sistemidir.

Memurların ödeyeceği gelir vergisi belirlenirken, enflasyon ve maaşlara yapılan zamlar yeterince dikkate alınmadığından memurların ödemesi gereken gelir vergisi oranlarının daha da artacağı ortadadır. Ülkemizdeki adaletsiz mevcut vergi sistemi sebebiyle milyonlarca çalışan mağdur edilmektedir. Hükümet enflasyon değerlerini yeterince dikkate almadığı için çalışanların maaşlarına yapıldığı iddia edilen zam artışları yetersiz kalmaktadır. Hükümet vergi sistemindeki adaletsizliği düzeltmediği için toplum nezdinde maaşlara zam yapıldı algısı ortaya çıksa da aslında vergi yoluyla vermiş olduğu zamlardan daha da fazlasını geri almaktadır. Bir yanda kirasını ödeyemediği için büyükşehirlerden kaçmaya çalışan, çocuğunun beslenme çantasına peynir koyarken eli titreyen kamu emekçisi; diğer yanda ise "itibardan tasarruf olmaz" diyerek lüks makam araçlarından inmeyen, şatafat içinde yaşayan bir azınlık vardır. 2024'ün ikinci yarısında ve 2025 beklentilerinde memura reva görülen %10-12 bandındaki artışlar, gerçek enflasyonun %100'ü hissedildiği bir ortamda "aklımızla alay etmek" demektir. Çay simit hesabıyla iktidara gelenler, bugün memuru çay ve simide muhtaç etmiştir.

TBMM'nin; yasama faaliyetlerinin öznesi olarak, denetim görevini daha etkin ve çalışanların faydasına yerine getirmesi için, bu konuda etkili bir rol oynaması gerektiği açıktır. Memur ve emeklilerin maaşlarının enflasyona ezdirilmemesi için TBMM'nin bu çalışmaları denetlemesi gerekir. Bu konuda gerekli bilimsel çalışmaların yapılması ve denetlenmesi için TBMM'ye de görevler düşmektedir.

Tüm bu nedenlerle; mevcut ve geçmiş yıllara ait verilerin denetiminin yapılması, memur maaşlarının gerçek enflasyon karşısındaki erimesinin durdurulması, vergi dilimi adaletsizliğine son verilmesi, kamu çalışanlarının yoksulluk sınırının üzerinde, insan onuruna yaraşır bir ücrete kavuşturulması için gerekli adımların atılması amacıyla Meclis Araştırması açılması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
Yeni Yol 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.