İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3566 GÜNDEMDE

Çalışanların ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların nedenlerinin araştırılarak bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Yüksel Selçuk Türkoğlu Bursa · İYİ Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de emeklilerin aylık düzeyleri ile kamu ve özel sektörde çalışanların ücret ve maaş artışlarının, son yıllarda hızla artan enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı; açlık ve yoksulluk sınırlarının altında kalan gelir düzeylerinin milyonlarca yurttaşı temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale getirdiği görülmektedir. Ücret ve maaş artışlarının belirlenmesinde gerçek hayat pahalılığını yansıtmayan enflasyon verilerinin esas alınması, emekliler başta olmak üzere sabit gelirli kesimlerin alım gücünü kalıcı biçimde aşındırmıştır. Kamu görevlileri, işçiler ve emekliler arasında uygulanan farklı zam oranları gelir adaletini zedelerken, seyyanen artışların emekliliğe yansıtılmaması emeklileri sistematik biçimde yoksullaştırmıştır. Emekli aylıkları ile ücretlerin açlık ve yoksulluk sınırlarından kopuk biçimde belirlenmesi sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu kapsamda; emekli ve çalışan gelirlerinin açlık ve yoksulluk sınırları karşısındaki durumu, maaş artış mekanizmaları, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri ile fiili hayat pahalılığı arasındaki farkın gelirler üzerindeki etkileri ile emekliler başta olmak üzere enflasyona ezdirilen tüm kesimler için kalıcı ve emekliliğe yansıyacak seyyanen artış uygulamalarının ekonomik ve sosyal sonuçlarının bütün yönleriyle incelenmesi; adil ve sürdürülebilir çözümler üretilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü 'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Türkiye'de son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve derinleşen hayat pahalılığı, emekliler ile kamu ve özel sektörde çalışanların gelir düzeyleri üzerinde ağır bir baskı oluşturmuştur. Gıda, barınma, enerji, ulaşım ve sağlık harcamalarında yaşanan hızlı fiyat artışları karşısında ücret ve maaş artışları yetersiz kalmış; geniş toplum kesimleri açısından geçim sorunu kronik hale gelmiştir. Açlık ve yoksulluk sınırına ilişkin veriler, dört kişilik bir hanenin yalnızca gıda harcamaları için dahi 30 bin TL'nin üzerinde gelire ihtiyaç duyduğunu, temel zorunlu giderlerle birlikte yoksulluk sınırının yaklaşık 100 bin TL seviyesine ulaştığını ortaya koymaktadır. Buna karşın emekli aylıkları ve çalışanların önemli bir bölümünün gelirleri bu seviyelerin çok altında kalmaktadır. Emekliler bakımından tablo daha da vahimdir. En düşük emekli aylıkları uzun süredir açlık sınırının altında seyretmekte; yapılan dönemsel artışlar fiyat artışlarını telafi edememektedir. 2025 yılı sonunda asgari ücret 22.104 TL iken en düşük emekli aylığı 16.881 TL olmuş, aradaki fark 5.223 TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılında ise asgari ücret 28.075 TL'ye yükselirken en düşük emekli aylığı 18.938 TL'de kalmış; fark 9.137 TL'ye çıkarak neredeyse iki katına ulaşmıştır. Bu durum, emeklilerin bilinçli tercihlerle yoksullaştırıldığını göstermektedir. Bu süreçte ücret ve maaş artışlarının belirlenmesinde esas alınan enflasyon verileri de ciddi bir güven sorununa yol açmıştır. TÜİK 2025 yılı aralık enflasyonunu aylık yüze 0,89, yıllık 30,89 diye açıkladı. ENAG ise aylık %2,11, yıllık %56,14 tespitinde bulundu. Hangisi gerçek? TÜİK'e göre aralık ayı yıllık enflasyon oranı %30,89 iken, bağımsız araştırma grubu ENAG aynı dönemde yıllık enflasyonu %56,14 olarak hesaplıyor. Enflasyonun düşük gösterilmesi, ücret ve emekli aylıklarının düşük artmasına neden olmakta; ortaya çıkan farkın bedelini emekliler, işçiler ve memurlar ödemektedir. Emeklinin maaşı TÜİK verilerine göre artarken, hayat ENAG verilerine göre pahalanmaktadır. SGK emeklilerine uygulanan %12,19'luk artış ile memur emeklilerine yapılan %18,61'lik artış, kira artış oranının %34,88 olduğu; gıda, enerji ve sağlık harcamalarının bu oranın da üzerinde arttığı bir ekonomik ortamda açıkça yetersizdir. Bu artışlar, emeklilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli asgari koşulları dahi sağlamamaktadır. Öte yandan seyyanen artış uygulamalarının emekliliğe yansıtılmaması, sosyal güvenlik sisteminin temel mantığını zedelemektedir. Seyyanen ödemelerin geçici ve emeklilik dışı tutulması, çalışanlar ile emekliler arasındaki gelir uçurumunu büyütmekte; uzun vadede emekli aylıklarının daha da gerilemesine yol açmaktadır. Bu durum, emeklilikte gelir güvencesi ilkesini fiilen ortadan kaldırmaktadır. Sosyal devlet ilkesinin gereği, çalışanların ve emeklilerin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürebilecekleri gelir düzeyinin güvence altına alınmasıdır. Gelir dağılımında adaletin bozulması yalnızca bireysel refahı değil, toplumsal huzuru ve ekonomik sürdürülebilirliği de tehdit etmektedir. Gelinen aşamada emeklilere seyyanen zam yapılması bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur. Bununla birlikte, asgari ücretliler dâhil olmak üzere enflasyona ezdirilen tüm kesimler için kademeli, kalıcı ve emekliliğe yansıyacak seyyanen artış mekanizmalarının oluşturulması kaçınılmazdır. Bu nedenlerle; emekli aylıkları ile kamu ve özel sektörde ücret ve maaş artışlarının açlık ve yoksulluk sınırları karşısındaki durumunun, enflasyon ölçüm yöntemlerinin gelirler üzerindeki etkilerinin ve seyyanen artış uygulamalarının sosyal ve ekonomik sonuçlarının kapsamlı biçimde incelenmesi; adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi amacıyla bir TBMM Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
İYİ Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.