İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3568 GÜNDEMDE

Başta kadınlar olmak üzere 65 yaş üstü bireylerin yaşadığı şiddet olaylarının ve şüpheli ölümlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Ceylan Akça Cupolo Diyarbakır · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Başta kadınlar olmak üzere 65 yaş üstü bireylerin maruz kaldığı sistemli şiddet, ekonomik sömürü ve özellikle "şüpheli ölüm" adı altında gizlenen yaşam hakkı ihlallerinin araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İç Tüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.

GEREKÇE

Embriyodan başlatıp nihai istikametle noktaladığımız yaşam tarifi içinde, ileri yetişkinlik evresi, sonun kendisi değil; deneyim ve bilgeliğin biriktiği insan yaşamının tabii bir evresidir. Deneyimin arttığı, bilginin çeşitlenerek billurlaştığı bu doğal evrenin; azalan fiziksel güçle beraber söz konusu grubu savunmasız/kırılgan yapılı hale getirdiği de yine bilinen bir gerçektir. Türkiye'nin değişen demografik yapısına ilişkin bir süredir hükümet tarafından yapılan peş peşe açıklamalar maalesef sadece "doğum oranlarına" odaklanmakta; hızla büyüyen gümüş dalgaya (+65 ileri yaş grubu), bu kuşağın yaşadığı sorunlara ve daha da önemlisi biyopolitikaların yaşatma yükümlülüğüne kör-sağır-dilsiz kalmaktadır.

Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt

TÜİK'in Kasım 2025 'yaş grubu ve cinsiyete göre dönemlik nüfus ve nüfus oranları' verilerine göre; gümüş kuşak/gümüş yaş kuşağının toplam nüfus içindeki oranı %11'e yükselmiştir. Sayısı 9.5 milyona varan bu ileri yaş grubuna yönelik şiddet ve ihlalleri izleyen Senex İzleme'nin 2025 raporu ile Saha Araştırmaları Merkezi'nin (SAMER) 'Ocak-Aralık 2025 Arasında Basına Yansıyan Kadına Şiddet Vakaları İncelemesi" adlı çalışması; Türkiye'de evlerin içinin modern birer Narayama Dağı'na dönüştüğünü, başta kadınlar olmak üzere ileri yaş grubundaki bireylerin sessizce ve istatistiklerin arkasına saklanarak kıyımdan geçirildiğini göstermektedir. İnsanlık tarihinin en sarsıcı anlatılarından biri olan Narayama Türküsü, yaşlıların birer ekonomik "yük" olarak görülüp ölüme (dağa) terk edildiği vahşi bir geleneği işler. SAMER ve Senex'in 2025 yılı raporları da;

• İleri yaştaki bireylerin maruz kaldığı ihlallerin %50'den fazlasının doğrudan ölümle sonuçlanmaya devam ettiğini. Böylelikle meselenin ölümcül sürekliliği ile sistemin müdahale hızının, yaşlının yaşam süresinden daha yavaş olduğunu,

• Şiddet ve ihmal vakalarının en yoğun yaşandığı yerin mağdurun kendi evi olduğunu. Dolayısıyla mevcut ekonomik krizin ve sosyal gerilimin faturasının, savunmasız olan bu 65 yaş üstü gruba ev içinde kesildiğini; ev içlerinin adeta şiddet laboratuvarlarına dönüştüğünü,

• 65 yaş üstü kadınların sadece fiziksel değil, ekonomik mülksüzleştirme (maaşın alınması, evin devri) ve bakım sömürüsüyle karşı karşıya kalarak çifte kıskaç altında olduğunu,

• İleri yaş kadınların maruz kaldığı şiddet vakalarının %74,2 gibi ezici bir çoğunluğunun "şüpheli ölüm" olarak kayıtlara geçtiğini, ölümlerin "yaşlılığa bağlı doğal süreç" olarak görülüp yeterince soruşturulmadığını/ölüm raporlarına otopsi/adli tıp muayenesi dahi eklenmediğini, birçok vakanın basına "evde ölü bulundu" veya "yüksekten düştü" şeklinde yansıdığını ancak derinlemesine taramalarda, bu kişilerin ölümden hemen önce ya sosyal hizmetlere başvurduğunu veya komşularına şiddet bildirdiğini, dolayısıyla bu ölümlerin aslında önlenebilir cinayetler olduğunu ortaya koymaktadır.

Türkiye'de kadını Damızlık Kızın Öyküsü ile Narayama Türküsü arasına sıkıştıran bu resmi ideoloji; ekserisini kadınların oluşturduğu bu gümüş kuşağın refahını da açlık sınırı altında aylık bağlamakla, huzurevi kapasitesini artırmakla yani aslında sorunu gerçekten çözecek hiçbir adım atmamakla geçiştirmeye çalışmaktadır. Görüldüğü›üzere filmdeki vahşi gelenek ile mevcut durum arasındaki yegane fark, filmde ölümün açıkça bir ritüel olmasıyken Türkiye'de ise istatistiklerin arkasına saklanmasıdır.

Toplumun her ferdinin bir gün dahil olacağı bu süreci, bugünden güvenli ve onurlu hale getirmek devletin anayasal görevidir. Başta kadınlar olmak üzere 65 yaş üstü bireylerin maruz kaldığı sistemli şiddet, ekonomik sömürü ve özellikle "şüpheli ölüm" adı altında gizlenen yaşam hakkı ihlallerinin araştırılması, gümüş yaş kuşağının karşılaştığı çok boyutlu sorunların tespiti; bu süreçte yaşanan sistematik sorunlara karşı erken, önleyici ve multidisipliner çözümler belirlenmesi amaçlarıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim. 2 GOttu

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.