İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4244 GÜNDEMDE

Kadına yönelik şiddet olaylarının ve şüpheli kadın ölümlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Sümeyye Boz Çakı Muş · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin giderek artan boyutlarının, bu ölümlere yol açan toplumsal, siyasal ve kurumsal nedenlerin araştırılması; kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü kamu kurumlarının sorumluluklarının ortaya çıkarılması; cezasızlık politikalarının ve koruma mekanizmalarındaki yetersizliklerin incelenmesi; kadınların yaşam hakkını güvence altına alacak yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 08.06.2026

GEREKÇE

Türkiye'de kadınlar yalnızca erkek şiddeti nedeniyle değil, kadınları korumayan siyasal tercihler, yetersiz kamu politikaları ve cezasızlıkla beslenen erkek egemen düzen nedeniyle yaşamlarını kaybetmektedir. Kadın cinayetleri artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyecek kadar yaygın, sistematik ve yapısal bir nitelik kazanmıştır. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu tarafından açıklanan Mayıs 2026 verilerine göre yalnızca bir ay içerisinde 31 kadın erkekler tarafından katledilmiş, 16 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir. Her gün ortalama birden fazla kadının öldürüldüğü bir ülkede, kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü olan devletin mevcut politikalarının başarısızlığı açık biçimde görülmektedir.

Metnin tamamını göster (12 paragraf daha)Metni kısalt

Öldürülen kadınların önemli bir bölümünün eşleri, eski eşleri, birlikte oldukları erkekler ya da yakın çevrelerindeki erkekler tarafından katledilmesi, kadınların en güvensiz olduğu yerlerden birinin kendi yaşam alanları olduğunu göstermektedir. Kadınların en çok ayrılmak, boşanmak, kendi yaşamına dair karar almak veya erkek egemen denetimden çıkmak istedikleri süreçlerde hedef haline gelmeleri ise kadın cinayetlerinin tesadüfi değil, erkeklerin kadınlar üzerindeki tahakkümünü sürdürme aracı olarak işlediğini ortaya koymaktadır.

Kadınların yüzde 58'inden fazlasının kendi evlerinde öldürülmüş olması, yıllardır iktidar tarafından idealize edilen aile politikalarının kadınlar açısından ne kadar kırılgan ve güvencesiz bir alan yarattığını göstermektedir. Kadınların yaşam hakkını koruyacak mekanizmaları güçlendirmek yerine aileyi mutlaklaştıran ve kadınları şiddet ortamına mahkum eden politikalar, şiddetin görünmezleşmesine ve derinleşmesine neden olmaktadır. Öte yandan her ay onlarca kadın ölümü "şüpheli ölüm" olarak kayıtlara geçmektedir. Ancak bu ölümlerin önemli bir kısmı etkin soruşturma yürütülmeden, deliller yeterince toplanmadan ve kamuoyu tatmin edilmeden sonuçlandırılmaktadır. Şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılamaması, kadınlara yönelik şiddetin görünmez kılınmasına ve faillerin korunmasına hizmet eden bir cezasızlık iklimi yaratmaktadır.

Koruma kararı bulunan kadınların dahi öldürülebilmesi, 6284 sayılı Kanun kapsamında öngörülen koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkili biçimde işletilmediğini göstermektedir. Kolluk kuvvetlerinin ihmalleri, risk analizlerinin yetersizliği, kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve yargı süreçlerinde ortaya çıkan sorunlar kadınların yaşam hakkını doğrudan tehdit etmektedir.

İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı sonrasında kadın örgütleri tarafından dile getirilen kaygılar her geçen gün daha görünür hale gelmektedir. Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede uluslararası yükümlülüklerden uzaklaşılması, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan söylemler ve kadınların kazanılmış haklarını hedef alan politikalar, kadınların maruz kaldığı şiddet ortamını daha da ağırlaştırmaktadır.

Bu nedenle;

a) Kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin yapısal nedenlerinin ortaya çıkarılması,

b) Erkek şiddetini besleyen toplumsal, ekonomik ve siyasal koşulların araştırılması,

c) Cezasızlık uygulamalarının kadın cinayetleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi,

d) Koruma kararlarına rağmen gerçekleşen kadın cinayetlerinin nedenlerinin tespit edilmesi,

e) Şüpheli kadın ölümlerinde soruşturma süreçlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi,

f) Kolluk, yargı ve ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarının ortaya çıkarılması,

g) İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin kadınların yaşam hakkı üzerindeki etkilerinin incelenmesi, Kadınların yaşam hakkını esas alan, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifine dayalı politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması elzem hale gelmiştir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.