İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3621 GÜNDEMDE

Mevcut vergi sisteminin adalet, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleri açısından sonuçlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Cevdet Akay Karabük · CHP ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vergi sisteminin adalet, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleri açısından ortaya çıkardığı sonuçların tüm yönleriyle araştırılması, kamu zararına yol açan uygulamaların tespit edilmesi ve bu alanda alınması gereken yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98. ve Iç Tüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince ekte sunulan gerekçe çerçevesinde Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Vergi, devletin kamu hizmetlerini yerine getirebilmesinin temel finansman aracıdır. Vergi sisteminin adaletli, şeffaf ve öngörülebilir olması; yalnızca kamu maliyesinin sürdürülebilirliği açısından değil, aynı zamanda toplumun devlete olan güveninin korunması bakımından da hayati öneme sahiptir. Ancak Türkiye'de son yıllarda uygulanan vergi politikaları, bu temel ilkelerden giderek uzaklaşmaktadır.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Vergi harcamaları; eğitim, sağlık ve sosyal politika gibi alanlarda hedefli ve sınırlı biçimde uygulanması gereken bir araç iken, mevcut tabloda kimler lehine, hangi kriterlerle ve ne ölçüde uygulandığı kamuoyuna açıklanmayan bir ayrıcalık mekanizmasına dönüşmüştür. Bu durum, bütçe hakkının fiilen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin denetimi dışına çıkmasına yol açmaktadır.

Gelir İdaresi Başkanlığı verilerinden yapılan incelemeye göre; 2013-2024 yılları arasında uzlaşma yoluyla 2 milyar 882 milyon 583 bin 737 TL vergi aslı ve 6 milyar 27 milyon 157 bin 203 TL vergi cezası olmak üzere toplam 8 milyar 909 milyon 740 bin 940 TL tutarındaki kamu alacağının tahsilinden vazgeçilmiştir. Bu rakamlar, devletin alacağından istisnai durumların ötesine geçen bir biçimde feragat ettiğini ve vergi tahsil mekanizmasının sistematik olarak zayıflatıldığını göstermektedir.

Uzlaşma müessesesi, kamu alacağının hızlı ve etkin biçimde tahsilini sağlamak amacıyla istisnai ve sınırlı haller için öngörülmüş olmasına rağmen; uygulamada sürekli, yaygın ve yüksek tutarlı bir vergi silme aracına dönüşmüştür. Bu durum, vergiye gönüllü uyumu zayıflatmakta; vergisini kaynağında ve eksiksiz ödeyen ücretliler, emekliler ve küçük esnaf açısından derin bir adaletsizlik algısı yaratmaktadır.

Öte yandan, uzlaşma yoluyla vazgeçilen bu tutarlar, kamu gelirlerindeki kaybın yalnızca görünen kısmını oluşturmaktadır. Vergi sisteminde "vergi harcaması" adı altında uygulanan istisna, muafiyet ve indirimler yoluyla vazgeçilen kamu gelirleri bu hesaplamalara dâhil değildir. Bütçe belgelerine göre; 2026 yılında vergi harcamaları kapsamında yaklaşık 3 trilyon 597 milyar TL tutarında vergiden vazgeçilmesi öngörülmektedir. Bu büyüklük, birçok bakanlığın yıllık bütçesini aşan devasa bir kamu gelir kaybına işaret etmektedir.

Ayrıca Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) ve Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli kapsamında faaliyet yürüten ve sayıları 44'ü bulan şirketlerin dâhil olduğu kurumlar vergisi tutarının; 2025 yılı için 701 milyar TL, 2026 yılı için ise 768 milyar TL olarak öngörülmesi, bu şirketlerin kamu kaynaklarıyla yürüttükleri faaliyetlere rağmen vergi yükümlülüklerinin şeffaflığı ve denetlenebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

KÖİ ve YİD projeleri kapsamında verilen gelir, talep ve döviz kuru garantileri nedeniyle oluşan kamu yükü hâlihazırda bütçe üzerinde ciddi bir baskı oluştururken; bu projelere tanınan vergi istisna ve muafiyetleri, kamu zararını daha da derinleştirmektedir. Böylece kamu maliyesi, bir yandan artan borçlanma ve faiz giderleriyle karşı karşıya kalırken, diğer yandan kendi alacaklarından vazgeçen bir yapıya sürüklenmektedir.

Vergisini kaynağında ve eksiksiz ödeyen ücretliler, emekliler ve küçük esnaf üzerindeki vergi yükü her geçen gün artarken; büyük tutarlı vergi alacaklarının uzlaşma, i KS İLA muafiyetler yoluyla silinmesi ya da ertelenmesi, vergi yükünün adaletsiz biçimde dağı İdi neden olmaktadır. Bu durum yalnızca kamu gelirlerinde kayba yol açmamakta; aymı zamanda vergiye gönüllü uyumu zayıflatmakta, hukukun eşit uygulanması ilkesini aşındırmakta ve devlete duyulan güveni ciddi biçimde zedelemektedir.

Bu tablo karşısında; vergi sisteminin adalet, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleri açısından ortaya çıkardığı sonuçların tüm yönleriyle araştırılması, kamu zararına yol açan uygulamaların açık biçimde tespit edilmesi ve vergi yükünü toplumun tüm kesimleri arasında adil biçimde dağıtacak yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi zorunlu hale gelmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin etkin bir denetim mekanizması işletmesi; vergi adaletinin yeniden tesis edilmesi, bütçe hakkının güçlendirilmesi ve kamu maliyesine duyulan güvenin yeniden inşa edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
CHP 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.