İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3712 GÜNDEMDE

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin sonrasında yaşanan yapısal sorunların tüm boyutlarıyla araştırılarak afet yönetim sistemi ve yapı denetim politikalarının geliştirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Serhat Eren Diyarbakır · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler, yalnızca ülke tarihinin en yıkıcı afetlerinden

• birine yol açmakla kalmamış; aynı zamanda yapı güvenliğinden afet yönetimine, barınma hakkından kamu denetimine kadar birçok alandaki yapısal zaafı da açığa çıkarmıştır. On binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği, milyonlarca insanın evsiz kaldığı bu büyük felaketin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen, hâlen on binlerce yurttaş konteynerlerde yaşamakta, kalıcı konutlara erişememekte, kamu hizmetlerine düzenli biçimde ulaşamamaktadır. Yıkılan yapıların büyük kısmının mühendislik hizmetinden yoksun ya da denetimsiz olması, hatta 2000 sonrası yapılan ve denetimden geçmiş binaların dahi çökmüş olması, mevcut yapı denetim sisteminin işlemediğini göstermektedir. Afet öncesi risklerin azaltılmasına yönelik yasal altyapının eksikliği, halkın can güvenliğini tehdit etmeye devam etmektedir. Bu nedenle, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan kayıpların, yapısal sorunların, barınma krizinin ve kalıcı çözüm üretilememesinin bütüncül biçimde ele alınması; afet yönetim sisteminin, yapı denetim politikalarının ve TBMM'nin bu alandaki yasama sorumluluğunun detaylı biçimde araştırılması büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük deprem, 11 ilde yaklaşık 15 milyon yurttaşı doğrudan etkileyerek Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerinden birine dönüşmüştür. Resmî rakamlara göre 50.783 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 107.204 kişi yaralanmış, 36.932 bina tamamen yıkılmış, yaklaşık 311 bin yapı (872 bin bağımsız birim) kullanılamaz hale gelmiştir.

Aradan geçen üç yıla rağmen, afetin açtığı fiziksel, sosyal ve psikolojik yaralar henüz kapanmamıştır. Yüz binlerce yurttaş hâlâ konteynerlerde yaşamaktadır. Kalıcı konutların önemli bir bölümü tamamlanamamış, altyapı eksiklikleri sürmekte, eğitim ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerine erişimde hâlâ ciddi aksaklıklar yaşanmaktadır. Barınma hakkı, sosyal devlet ilkesinin temel bir bileşeni olmasına rağmen, üç yıl sonra dahi yerine getirilememiştir. Deprem bölgesindeki çok sayıda yapının mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş olması, hatta yapı denetim sisteminden geçmiş yeni binaların da yıkılmış olması, bu felaketin yalnızca doğa kaynaklı değil, aynı zamanda insan eliyle büyütülmüş bir toplumsal yıkım olduğunu göstermektedir. Yapı denetim sisteminin piyasacı ve yüzeysel uygulamalarla işlevsizleştiği, kamusal denetim mekanizmalarının neredeyse sembolik düzeyde kaldığı açıkça ortaya çıkmıştır.

Diyarbakır, bu durumun çarpıcı bir örneğidir. Depremin etkisiyle kentte 414 yapı yıkılmış, 411 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Özellikle Bağlar ilçesindeki Galeria Sitesi'nde yaşanan trajedi, yeni sayılabilecek çok katlı binaların dahi güvensiz olduğunu ve yapı denetim sürecinin güvenilirliğini yitirdiğini gözler önüne sermiştir. TMMOB'a bağlı meslek odalarının hazırladığı teknik raporlar, yıkılan yapıların büyük çoğunluğunun 2000 yılı sonrası yapılmış olduğunu; yani güncel deprem yönetmeliklerine ve denetim sistemine tabi olduğunu göstermektedir. Bu durum, denetimin kâğıt üzerinde kaldığını, halkın yaşam hakkını korumaktan uzaklaştığını ortaya koymaktadır.

Afet yönetimi yalnızca kriz anına müdahale değil, risk oluşmadan önce alınacak önleyici tedbirleri kapsayan çok boyutlu bir kamu görevidir. Ne var ki Türkiye'de afet politikaları hâlâ ağırlıklı olarak reaktif biçimde, felaket gerçekleştikten sonra devreye girmekte; kaynaklar ise çoğu zaman plansız, önceliksiz biçimde kullanılmaktadır.

Bu büyük yıkımın ardından kamuoyunda sıkça dile getirilen bir diğer konu da, TBMM'nın kendi sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirdiğidir. Özellikle Afet Risklerini Azaltma Yasası gibi önleyici nitelikte bir yasal çerçevenin halen oluşturulmamış olması, Meclis'in proaktif yasama görevi açısından ciddi bir eksikliktir. Deprem sonrası yönetmeliklerin ve geçici çözümlerin ötesinde, kapsamlı, bilimsel ve katılımcı bir afet politikası inşa edilmeden yaşanan felaketlerden gerçek dersler çıkarılamayacaktır.

Tüm bu nedenlerle, başta Diyarbakır olmak üzere depremden etkilenen tüm illerde yaşanan can kayıplarının, yapı yıkımlarının, kalıcı barınma krizinin, yapı denetim süreçlerinin, kamu sorumluluğunun ve TBMM'nin bu konudaki yasa yapma iradesinin bütüncül biçimde araştırılması, eksikliklerin ortaya konulması ve yeniden benzer yıkımların yaşanmaması adına önleyici bir siyasi irade oluşturulması gerekmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.