Bireysel borçluluk, yoksulluk ve güvencesiz çalışmanın nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de derinleşen ekonomik krizle birlikte yoksulluk, borçluluk, gıdaya erişim sorunu, enerji ve barınma maliyetlerindeki artış, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve sosyal yardımlara bağımlılığın artması gibi çok boyutlu sorunlar ortaya çıkmıştır. Emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin ve dar gelirli kesimlerin yaşam koşulları her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Milyonlarca yurttaş temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Artan icra dosyaları ve bireysel borçluluk, ekonomik krizin toplumsal bir yoksullaşma ve güvencesizlik krizine dönüştüğünü açıkça göstermektedir. Bu sürecin tüm boyutlarıyla araştırılması, nedenlerinin ortaya konulması ve yurttaşların insanca yaşam koşullarına erişimini sağlayacak gerekli önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.
GEREKÇE
Türkiye'de derinleşen ekonomik kriz, artık geçici bir dalgalanma değil; geniş halk kesimlerinin yaşamını doğrudan belirleyen yapısal bir yoksullaşma ve güvencesizleşme sürecine dönüşmüştür. Yoksulluk, borçluluk ve temel ihtiyaçlara erişim sorunu tarihsel olarak en ağır seviyelerden birine ulaşmıştır. 2026 yılı itibarıyla güncel verilere göre; dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 32.365 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 105.425 TL'ye yükselmiştir. Buna karşın asgari ücret bu rakamların çok altında kalmakta; emekçilerin büyük bölümü yalnızca yoksulluk değil, açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadır. Emeklilerin yaklaşık %80'i açlık sınırının altında bir gelirle yaşam mücadelesi vermektedir.
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Bu tablo yalnızca gelir yetersizliğini değil, aynı zamanda hızla büyüyen bir borçlanma ve icra krizini de beraberinde getirmektedir. 2026 yılının ilk çeyreğinde icra dosyası sayısı 400 bini aşkın artış göstermiş; Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre yasal takibe düşen kişi sayısı rekor seviyelere ulaşmıştır. Yalnızca kısa bir zaman diliminde yüz binlerce yurttaş borçlarını ödeyemediği için icralık hale gelmiştir. Bu gelişmeler, Türkiye'de milyonlarca insanın artık yalnızca yoksul değil, aynı zamanda sistematik bir borç sarmalına sürüklendiğini göstermektedir. Yurttaşlar temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kredi kartlarına ve tüketici kredilerine yüklenmekte; geri ödeme koşulları ağırlaştıkça bu borçlar hızla yasal takibe dönüşmektedir.
Gıda fiyatlarındaki artış bu süreci daha da derinleştirmektedir. Son dört yılda temel gıda ürünlerinin dolar bazında dahi yaklaşık 2,5 kat arttığı görülmektedir. Türkiye, gıda enflasyonunda dünya sıralamasında ilk 3 ülke arasına kadar yükselmiş; temel gıda ürünlerinde yıllık artış oranları %50 ila %120 bandına ulaşmıştır. Bu durum, yurttaşların sağlıklı ve dengeli beslenme hakkını doğrudan tehdit etmektedir. Geçtiğimiz günlerde kutladığımız Ramazan Bayramı, paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olması gerekirken; derinleşen yoksulluk nedeniyle bu bayramda milyonlarca hane çocuklarını sevindirememiş, bayramlık alamamış, sofralarını dahi kurmakta zorlanmıştır.
Akaryakıt fiyatlarındaki artış, ekonomik krizin derinleşmesinde belirleyici bir • rol oynamaktadır. Son yıllarda %150'ye varan artışlar sonucunda mazot fiyatlarının 70 TL'yi aşması, tarımsal üretimden lojistiğe kadar tüm maliyetleri yükseltmiş; bu artışlar doğrudan gıda fiyatlarına ve genel enflasyona yansımıştır. Özellikle çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretimden çekilmesi, gıda arzında daralmaya yol açmaktadır. Enerji alanında elektrik ve doğalgaz faturalarındaki artış, milyonlarca hanenin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmesine neden olmuştur. Yaklaşık 4 milyon yurttaş temel enerji faturalarını dahi ödeyemez hale gelmiş; toplamda yaklaşık 18 milyon yurttaş sosyal yardımlarla yaşamını sürdürmektedir. Bu durum, yoksulluğun geçici değil yapısal bir hale geldiğini göstermektedir. Barınma krizi özellikle büyükşehirlerde derinleşmiştir. Son iki yılda kira fiyatları birçok bölgede %100 ila %200 arasında artmış; ortalama kira bedelleri 20.000-25.000 TL bandına yükselerek asgari ücretin büyük kısmını tek başına tüketir hale gelmiştir. Hanelerin önemli bir bölümü gelirlerinin yarısından fazlasını barınma giderlerine ayırmak zorunda kalmaktadır. Gelir dağılımındaki adaletsizlik de derinleşmektedir. En zengin %20'lik kesimin toplam gelirden aldığı pay %48'e yaklaşırken, en yoksul %20'nin payı %6 nın altına düşmüştür. Bu durum, ekonomik büyümenin toplumun geneline yayılmadığını, servetin dar bir kesimde yoğunlaştığını göstermektedir.
Bölgesel eşitsizlikler açısından bakıldığında ise özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerde yoksulluk, işsizlik ve sosyal yardıma bağımlılık oranlarının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görülmektedir. Bu bölgelerde işsizlik oranları %20'lere yaklaşmakta; sosyal yardımlara bağımlı hane oranı birçok yerde %40'ı aşmaktadır. Bu tablo, ekonomik krizin mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirdiğini ortaya koymaktadır. Genç işsizliği ve güvencesizlik de krizin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Türkiye'de ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin sayısı 6,5 milyona yaklaşmış; her dört gençten biri sistemin tamamen dışında kalmıştır.
Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye'de yaşanan ekonomik krizin doğrudan toplumsal yapıyı dönüştüren çok boyutlu bir yoksullaşma, borçlanma ve eşitsizlik krizi olduğu açıkça görülmektedir. Bu süreç, gıdaya erişimden barınmaya, enerjiden temel insan haklarına kadar geniş bir alanda derin bir toplumsal tahribat yaratmaktadır.
Bu bağlamda; Türkiye'de derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk ve borçluluk olgusunun tüm boyutlarıyla araştırılması, icra dosyalarındaki artış ve bireysel borçlanma krizinin nedenlerinin incelenmesi, gıda enflasyonunun ve temel ihtiyaç fiyatlarındaki artışın nedenlerinin araştırılması, enerji ve akaryakıt fiyatlarının haneler ve üretim üzerindeki etkilerinin analiz edilmesi, asgari ücret ve emekli aylıklarının açlık ve yoksulluk sının karşısındaki durumunun değerlendirilmesi, sosyal yardım mekanizmalarının kapsamı ve yoksulluğu azaltmadaki etkisinin incelenmesi, barınma krizinin nedenlerinin ve kira artışlarının toplumsal etkilerinin ortaya konulması, genç işsizliği ve güvencesizliğin ekonomik krizle ilişkisinin araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.