Gıda enflasyonunun yapısal ve konjonktürel nedenlerinin araştırılarak olası bir gıda krizine yönelik alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de gıda enflasyonunun yapısal ve konjonktürel nedenlerinin araştırılması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik çözüm önerilerinin belirlenmesi ve olası bir gıda krizine karşı alınması gereken önlemlerin tespit edilmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM Içtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Gıda arz güvenliği, vatandaşların sağlıklı ve yeterli beslenme hakkının teminatı olarak doğrudan bir milli güvenlik meselesidir. Türkiye, TUIK'in açıkladığı Şubat 2026 verilerine göre yıllık yüzde 36,44 gıda enflasyonu ile istatistik yayımlanan 175 ülke içinde üçüncü sıraya yükselmiştir. Avrupa ve G20 ülkeleri içinde ise açık ara en yüksek gıda enflasyonuna sahip ülke konumundadır. Ocak ayında yüzde 6,59, Şubat ayında yüzde 6,89 olarak gerçekleşen aylık gıda enflasyonu, dünyadaki 145 ülkenin yıllık enflasyonunun üzerindedir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Tarım sektörü yapısal sorunlarla karşı karşıyadır. Son on yılda yaklaşık 2,7 milyon hektar tarım arazisi üretimden kopmuştur. Bu alan, yaklaşık 4,5 İstanbul büyüklüğüne karşılık gelmektedir. Son yirmi yılda tarım dışına çıkan kişi sayısı 600 bine yaklaşmıştır. Girdi maliyetlerindeki artış, çiftçiyi üretimden uzaklaştırmış, verimli araziler imar ve rant baskısıyla tarımsal üretimin dışına çıkmıştır.
2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu'na göre tarımsal destek miktarı GSYH'nin yüzde 1'inden az olamaz. Ancak 2025 yılı için verilmesi gereken 615 milyar TL destek yerine yalnızca 135 milyar TL ödenmiştir. 2006-2025 döneminde çiftçilere yapılması gereken destek, olması gerekenden 107,6 milyar dolar daha düşük gerçekleşmiştir. 2026 yılının ilk iki ayında bütçeden tarıma ayrılan destek sadece 2 milyar 56 milyon lira olup bu tutarın içinde mazot ve gübre desteği olarak bir kuruş bile ödeme yapılmadığı uzmanlarca belirtilmektedir.
Çiftçinin bankalara olan borcu bir yılda 869 milyar liradan 940 milyar liraya yükselmiş, takipteki borçlar iki katından fazla artarak 8 milyar liraya ulaşmıştır. Ziraat Bankası'na görev zararı adı altında 2021'de 4,7 milyar lira olan bütçe aktarması, 2025°te 183,9 milyar liraya çıkmıştır. Bu durum, çiftçinin desteklenmesi yerine borçlandırılması anlamına gelmektedir.
Mevcut tabloya eklenen savaş gibi dış şoklar durumu daha da ağırlaştırmaktadır. İran'daki sıcak çatışma ortamı enerji ve petrokimya maliyetlerini öngörülemez bir noktaya taşımış; petrol fiyatlarındaki artış mazot maliyetini, doğalgaz fiyatlarındaki tırmanış ise kimyasal gübre fiyatlarını doğrudan etkilemektedir. 2026 bütçesinin ilk iki ayında faize 640,1 milyar lira ödenirken tarımsal destek için yalnızca 2 milyar lira ayrılmış olması, bütçe tercihlerinin üreticiden yana olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bu gerekçelerle; Türkiye'de gıda enflasyonunun yapısal ve konjonktürel nedenlerinin araştırılması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik çözüm önerilerinin belirlenmesi ve olası bir gıda krizine karşı alınması gereken önlemlerin tespit edilmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.