İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4080 GÜNDEMDE

Ceza infaz sisteminde yaşanan sorunların tespit edilerek alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Dilan Kunt Ayan Şanlıurfa · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda belirtilen hususların araştırılarak ceza infaz sisteminde yaşanan yapısal sorunların ve hak ihlallerinin tespiti ile çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 13.04.2026

Türkiye, demokratikleşme, toplumsal barış ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesine ilişkin önemli bir süreçten geçmektedir. Ancak bu sürecin ceza infaz sistemine yansımadığı; hapishanelerde hak ihlallerinin, infazda ayrımcılığın, tek kişilik hücre tipi odalarda tutulma koşullarının ve insan onuruna aykırı uygulamaların devam ettiği görülmektedir. Cezaevlerinde ortaya çıkan bu tablo, münferit ihlallerin ötesine geçerek yapısal ve toplumsal bir kriz alanına dönüşmüştür.

Ceza infaz kurumlarının yaklaşık 300.000 kişi kapasiteli olmasına rağmen mahpus sayısının 400.000'i aşması, doluluk oranını %130'un üzerine çıkarmıştır. Avrupa ortalaması 100.000 kişi başına yaklaşık 120 mahpus iken Türkiye'de bu oran 400'ün üzerindedir. Türkiye bu yönüyle Avrupa'da en fazla insanı hapseden ve en yüksek kapasite aşımı yaşayan ülkelerden biri konumundadır. Bu durum, ceza adalet sisteminin onarıcı ve önleyici niteliğini yitirerek giderek cezalandırma odaklı bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir.

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

Ceza infaz sistemindeki sorunlar yalnızca belirli mahpus gruplarına özgü olmayıp, adli ve siyasi mahpusların tamamını etkileyen yaygın ihlaller şeklinde ortaya çıkmaktadır. İnfaz hukukunun parçalı ve çelişkili düzenlemelerle giderek kördüğüme dönüşmesi, kanunların uygulanmasındaki farklılıklar ve idari takdir yetkisinin genişliği, mahpuslar arasında derin eşitsizlikler yaratmıştır. Özellikle İdari ve Gözlem Kurullarının keyfi uygulamalarıyla koşullu salıverilmenin engellenmesi, infaz sistemini fiilen ikinci bir yargılama mekanizmasına dönüştürmüş; eşitlik ve hukuk güvenliği ilkelerini zedelemiştir.

Öte yandan, tutuklama tedbirinin istisnai niteliğini yitirerek fiili bir cezalandırma aracına dönüşmesi ve uzun yargılama süreleri, adil yargılanma hakkını ihlal etmekte; bireylerin kesin hüküm olmaksızın uzun süre özgürlüklerinden mahrum bırakılmasına yol açmaktadır. Hapishanelerde ağır hasta mahpuslar başta olmak üzere sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşanmakta; sevklerin gecikmesi ve uygun tedavi imkanlarının sağlanmaması yaşam hakkını tehdit etmektedir. Tek kişilik hücre tipi odalarda uzun süreli tutulma, kelepçeli muayene, onur kırıcı arama uygulamaları, şiddet ve kötü muamele iddiaları ise işkence ve kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilmesi gereken uygulamalardır.

Ceza infaz sisteminde yaşanan bu yapısal sorunların ortaya çıkmasında ve derinleşmesinde, başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumlarının sorumluluğu bulunmaktadır. Ceza infaz kurumlarının yönetimi ve infaz politikalarının belirlenmesinden sorumlu olan Adalet Bakanlığı'nın, infazda eşitliği sağlama ve hak ihlallerini önleme yükümlülüklerini etkin biçimde yerine getiremediği; denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı görülmektedir. Öte yandan, gözaltı, sevk ve güvenlik uygulamalarında yetkili olan İçişleri Bakanlığı'nın uygulamalarına ilişkin kötü muamele iddiaları ve hak ihlalleri de bu tabloyu ağırlaştırmaktadır. İlgili kurumların şeffaflık ve hesap verebilirlikten uzak uygulamaları, ceza infaz sisteminde yaşanan sorunların süreklilik kazanmasına neden olmaktadır.

İnfaz sisteminin büyük ölçüde idari takdirle şekillenen, denetimsiz ve öngörülemez bir yapıya dönüşmesi; hukuki belirliliği ortadan kaldırmakta, eşitsizlikleri derinleştirmekte ve toplumsal adalet duygusunu zedelemektedir. Demokratikleşme ve hukuk devleti yönündeki söylemlerin ceza infaz sistemine yansımaması ise kamuoyunda güven kaybına yol açmaktadır. Bu çerçevede, ceza infaz sisteminde yaşanan hak ihlallerinin, infazda eşitsizliklerin ve kötü muamele iddialarının tüm boyutlarıyla ortaya konulması; insan onuruna dayalı, eşitlikçi ve hukuk devleti ilkelerine uygun bir infaz sisteminin tesisine yönelik gerekli yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bir araştırma komisyonu kurulması zorunlu hale gelmiştir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.