İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4386 GÜNDEMDE

İşçi ölümlerinin nedenlerinin araştırılarak iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik önlemlerin güçlendirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Rıdvan Uz Çanakkale · İYİ Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de iş cinayetlerinin yapısal nedenlerinin araştırılması; iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının uygulanmasındaki eksikliklerin, denetim yetersizliklerinin, taşeronlaşma, güvencesiz çalışma, kayıt dışı istihdam, sendikasızlaştırma, uzun çalışma süreleri, meslek hastalıkları, çocuk işçiliği, göçmen işçilerin durumu, iş müfettişi sayısı, idari ve cezai yaptırımlar ile kamu kurumları arasındaki koordinasyon sorunlarının tespit edilmesi; işçilerin yaşam hakkının korunmasına yönelik etkin, caydırıcı ve bütüncül politikaların belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 09/06/2026

GEREKÇE

İş cinayetleri, Türkiye'de çalışma hayatının en ağır ve en yakıcı sorunlarından biridir. Bu ölümler çoğu zaman "kaza" olarak adlandırılsa da önemli bir bölümü önlenebilir niteliktedir. İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmadığı, denetimlerin yeterince yapılmadığı, işçilerin güvencesiz, sendikasız ve ağır koşullarda çalıştırıldığı bir düzende yaşanan ölümler; münferit olaylar değil, yapısal bir sorunun sonucudur.

Metnin tamamını göster (11 paragraf daha)Metni kısalt

Uluslararası Çalışma Örgütü'nün tahminlerine göre dünyada her yıl yaklaşık 3 milyon çalışan iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ayrıca her yıl yüz milyonlarca çalışan ölümcül olmayan iş yaralanmalarına maruz kalmaktadır. Bu küresel tablo, iş sağlığı ve güvenliği meselesinin yalnızca teknik bir işyeri düzenlemesi değil, doğrudan yaşam hakkı meselesi olduğunu göstermektedir.

Türkiye'de ise tablo son derece ağırdır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin 2024 yılı raporuna göre 2024 yılında en az 1.897 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Bu, her gün en az 5 işçinin çalışırken yaşamını yitirdiği anlamına gelmektedir. Aynı raporda hayatını kaybeden işçilerden yalnızca 36'sının, yani yüzde 1,89'unun sendikalı olduğu belirtilmiştir. Bu veri, sendikasız ve güvencesiz çalışmanın iş cinayetleriyle bağlantısını açıkça ortaya koymaktadır.

İSİG Meclisi'nin 2025 yılına ilişkin verilerine göre ise 2025 yılında en az 2.105 işçi çalışırken hayatını kaybetmiştir. Bu sayı, 2025 yılında Türkiye'de her gün en az 6 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini göstermektedir. Bu tablo, iş cinayetlerinin azalmadığını, aksine süreklileşmiş bir rejime dönüştüğünü göstermektedir.

Resmî veriler de iş kazaları ve işçi ölümlerindeki ağır tabloyu doğrulamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 2024 yılı istatistiklerine ilişkin değerlendirmelere göre iş kazası kaynaklı ölüm sayısı 2020 yılında 1.240 iken, 2024 yılında 1.905'e yükselmiştir. Bu artış, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki mevcut politika ve denetimlerin işçi ölümlerini önlemekte yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. iş cinayetlerinin en yoğun yaşandığı sektörlerin başında inşaat, tarım, taşımacılık, madencilik, metal, enerji ve belediye hizmetleri gelmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Güvenli inşaat portalında yer alan 2024 yılı SGK iş kazası istatistiklerine göre, ölümlü iş kazalarında inşaat sektörü yüzde 29,1 ile en yüksek paya sahiptir. Bu veri, özellikle yüksekten düşme, ezilme, göçük, elektrik çarpması, trafik/servis kazaları ve iş ekipmanı kaynaklı ölümlerin önlenmesi için sektörel denetimlerin artırılması gerektiğini göstermektedir.

İş cinayetleri yalnızca yetişkin işçilerin değil, çocukların da yaşam hakkını tehdit etmektedir. İSİG Meclisi'nin verilerine göre 2024 yılında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 1.897 işçinin 71'i çocuktur. 2025 yılında ise en az 94 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirmiştir.

Çocukların eğitim çağında çalışmak zorunda bırakılması ve işyerlerinde ölüm riskiyle karşı karşıya kalması, sosyal devlet ilkesi açısından kabul edilemez bir tablodur.

Bu tabloya rağmen iş cinayetleri çoğu zaman "kaçınılmaz kaza" gibi değerlendirilmekte; işveren sorumluluğu, kamu denetimi, ihale sistemi, taşeron zinciri, iş güvenliği uzmanlarının bağımsızlığı, iş müfettişi yetersizliği, sendikal örgütlenme engelleri ve cezai yaptırımlar yeterince sorgulanmamaktadır. Oysa bir işçinin baretsiz, emniyet kemersiz, güvencesiz, eğitimsiz, denetimsiz ve uzun çalışma saatleri altında hayatını kaybetmesi kader değildir; göz göre göre gelen bir ihmal zinciridir.

Bu kapsamda iş cinayetlerine ilişkin tüm vakaların sektör, il, işkolu, işyeri büyüklüğü, çalışma biçimi, taşeron ilişkisi, sendikalılık durumu, yaş, cinsiyet, göçmenlik durumu, kayıtlı-kayıt dışı çalışma, ölüm nedeni ve sorumluluk zinciri bakımından incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca iş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin sıklığı, iş müfettişi sayısı, verilen idari para cezaları, durdurma kararları, adli soruşturma ve kovuşturma süreçleri, mahkeme kararları ve cezasızlık algısı da Meclis tarafından bütün yönleriyle araştırılmalıdır.

İşçilerin yaşam hakkının korunması, ölüm gerçekleştikten sonra taziye mesajı yayımlamakla ya da dosya açmakla sınırlı olamaz. Asıl sorumluluk; ölümleri önceden önlemek, riskleri tespit etmek, işyerlerini etkin biçimde denetlemek, caydırıcı yaptırımlar uygulamak ve çalışma hayatını insan onuruna yakışır hâle getirmektir.

İş cinayetlerinin yapısal nedenlerinin ortaya çıkarılması, ihmaller zincirinin tespit edilmesi, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin güçlendirilmesi, çocuk işçiliği ve güvencesiz çalışmanın önlenmesi, denetim ve yaptırım mekanizmalarının etkinleştirilmesi ve işçilerin yaşam hakkının korunmasına yönelik kalıcı politikaların geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılması zorunludur.

Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
İYİ Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.